"Montrö Boğazlar Sözleşmesinin hükümleri sonuna kadar geçerlidir"

  • 05.09.2019-07:53
  • - Son Güncelleme 06.09.2019-12:00
  • /
  • 0

Toplantıda Meclis Başkanı Salih Zeki Çakır, son günlerde bazı basın organlarında polemik konusu olan, Boğazlarda bekleme süresinin 48 saatte 168 saate çıkartılması ile ilgili haberler konusunda açıklama yaptı.

Salih Zeki Çakır'ın İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclisi ve 10 bine yakın üye adına yaptığı açıklama şu şekilde:

"Son aylarda denizciliğimiz açısından polemik konusu olan bir konuda da meclisimizin görüşünü kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. Konu; Deniz Ticaret Odamızın diğer sektör paydaşları ile idaremizle beraber ve sektörün tamamından gelen taleple gerçekleşmesi için çok çaba sarfettiği bir konunun basında algı yaratma malzemesi haline getirildiğini üzülerek görüyoruz. Bu husus; Boğazlarda transit süresinin diğer bir deyişle pratikanın 48 saatten 168 saate çıkartılmasıdır. Evvela şu noktayı teknik detaylara girmeden belirtmek gerekir; Kamuoyumuz müsterih olsunlar. Transit geçiş süresi ile ilgili tüzükteki bir düzenleme Montrö Boğazlar Sözleşmesinin hiçbir maddesini yabancıları lehine veya aleyhine değiştirmemektedir. Montrö Boğazlar Sözleşmesinin hükümleri sonuna kadar geçerlidir.

Kamuoyumuz yine müsterih olsunlar. Montrö’de bir değişiklik olmadığı gibi 1994-1998 yılları arasında oluşturulan Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü’nün prensiplerinde de bir değişiklik yoktur. Bu düzenleme idaremiz tarafından 24 kurum ve kuruluşun olumlu görüşü alınarak hayata geçirilmiştir. İdaremizin, Deniz Ticaret Odası ve diğer paydaşların transit geçiş süresini 48 saatten 168 saate çıkartmasının amacı; önce Türk sahipli ve yabancı gemilerin boğazlarda yerli tedarikçilerden daha fazla mal ve hizmet alabilmesini sağlamak sonra da boğazdan geçen ve yılda 45 bini aşan gemiye verilen hizmet skalasını genişletmektir.

İddia ve ima edildiğinin aksine başka hiçbir niyet söz konusu değildir. Deniz Ticaret Odası’nın bu girişiminde bir art niyet arayanlar iyi bilsinler ki Türkiye’de denizcilik alanındaki uluslararası kazanımların ne kadar zor elde edildiğini ve nasıl el üstünde tutulması gerektiğini Deniz Ticaret Odası kadar bilen bir başka meslek örgütü yoktur. Ayrıca bu Oda’da demokrasinin gereği olarak farklı görüşler beyan edilebilse de herkesin üzerinde tereddütsüz uzlaştığı konu Türkiye’nin kendi deniz sahasındaki tartışılmaz egemenliğidir. Bizden önceki yönetimlerde de böyleydi, biz de böyleyiz ve böyle olmaya devam edeceğiz. Herhangi bir geminin transit süresini aşmadan geçireceği süreyi belirlemek milli egemenliğe, Montrö’ye ve Boğazlar üzerindeki hakimiyetimize nasıl halel getirmektedir, buradaki hiçbir denizci anlamamıştır. Bu süre idare gerek görürse kısaltılabilir. İdare egemenliğini isterse konuşturabilir. Demek ki değişen bir şey yoktur. Öte yandan şunu da hatırlatmak isterim; Boğazlarla ilgili bir konu gündeme geldiği zaman ilk serzeniş hep yurtdışından gelmiştir. 1994’te ve 1998’de Türk Boğazları Deniz Trafik Tüzüğü’nün ilk adımları atılırken ilk itiraz dışarlardan gelmiştir. Bu yüzden de Montrö kelimesi Türkiye’nin dışından da çok dikkatli kullanılmaktadır.

Kamuoyuna sesleniyorum; değişen şey tüzükteki bir maddedir. Bu, Türk denizciliği için yararlı olmuştur. Nitekim uygulamada da bunun böyle olduğu anlaşılmaktadır. Emeği geçenlere tekrar yürekten teşekkür ediyoruz. Basında gündeme getirilen, üstelik defalarca üstüne vurgu yapılan konu Montrö’dür. Montrö’yü bu kadar telaffuz ederek her seferinde bizi uluslararası alanda şikayet konusu yapanların dikkatini buraya çekiyorlar. Bu durum ileride sadece bir geçiş süreci konusunda değil birçok konuda sorun olarak dönebilir. Denizciliğimizle alakalı bu ve benzeri konularda görüş ortaya koyanları sağduyulu olmaya davet ediyor ve denizcilik kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

KAYNAK: MARBOX.COM.TR


Son Haberler

;