ECSA ve ETF, korona virüsün denizcilik sektörüne olası olumsuz etkilerini AB'ye bildirdi

  • 25.03.2020-04:10
  • - Son Güncelleme 25.03.2020-04:10
  • /
  • 0

COVID-19'un denizcilik sektöründe yaratacağı aksaklıklara dair görüş ve endişeler, Avrupa Topluluğu Armatörler Birliği (European Community Shipowners' Association-ECSA) ve Avrupa Taşımacılık İşçileri Federasyonu (European Transport Workers' Federation-ETF) tarafından Avrupa Birliği'ne ortak bir mektup ile iletildi.

Mektupta her iki denizcilik paydaşı da, AB denizcilik endüstrisinin Avrupa ekonomisi ve vatandaşları için sahip olduğu hayati işlevlerini yerine getirebilmenin önemini vurguladı.

Buna göre AB, denizcilik sektörünün tüm temel malları, enerji, gıda, ilaç ve diğer birçok ürünü AB dışından AB iç pazarına, vatandaşlarına ve tüm üye devletlerdeki hayati sektörlere sevk etme ve bu ürünleri AB üye devletleri arasında mümkün olduğunca sorunsuz şekilde taşıma yeteneğini korumasını sağlamalıdır görüşü yer alıyor.

Denizcilik sektörünün söz konusu işlevini yerine getirememesi, pek çok tedarik zincirinin ciddi şekilde etkilenmesine ya da tamamen durgunluğa girmesine yol açarak krizin ekonomik etkisini şu an olduğundan daha da büyük hale getirebilecek.

Bu nedenle, ECSA ve ETF, denizcilik sektörünün ve iş gücünün yaşadığı zorluklara karşı desteklenmesi için çağrıda bulunarak, sektörün AB ekonomisindeki işlevlerini mümkün olan en iyi şekilde yerine getirebilmesi için AB kurumlarını acilen özel tedbirler almaya davet etti.Mektupta şu konular yer alıyor:

Sosyal Etki:

Mektupta, birçok ülkede enfeksiyon riskini en aza indirmek amacıyla insanların hareketini kısıtlamaya yönelik uygulanan önlemlerin anlaşılır olduğu, ancak bu önlemlerin denizcilerin hareketi üzerinde de ciddi sonuçlar yarattığı ifade edildi. Ayrıca limanların kapatılması da ilgili bir etki olarak belirtilmekte ve hem denizdeki, hem de karadaki işçilerin acil müdahale gerektiren çeşitli sorunlar yaşadıkları vurgulandı.

Gemi Personelinin Hareketi:

Gemilerin gerektiğinde limana yanaşabilmeleri ve personelin gemilerine olabildiğince az engelle katılıp ayrılabilmeleri son derece önemli. Bununla birlikte limanlardaki kısıtlamalar ve uçuşlardaki azaltımlarla bu durum giderek zorlaşmakta.

Denizcilik sektörü bu nedenle, işletmeci ve sahiplerin personel ile birlikte gemileri işletmeye devam etmelerini, personelin gemiden ayrılmalarını ve evlerine dönmelerini mümkün kılacak esnekliğin sağlanması çağrısında bulunmakta ve gemici personelin gemilerine katılabilmeleri ve tedarik hatlarının çalışırlığını sürdürebilmeleri için ulusal seyahat yasaklarından muaf tutulmalarını talep ediyor.

Denizcilerin ülkelerine döndüklerinde de farklı bir muamele görmeleri gerektiği, tıpkı sağlık personeli ve güvenlik güçleri gibi, denizcilerin de kilit önemde olan çalışanlar olduğu ve hükümetlerin denizcileri bu şekilde değerlendirerek onlara özel önem vermesi gerektiği ifade ediliyor.

Maksimum Hizmet Süresi:

Denizciler, kendi istekleri üzerine veya yerlerine geçecek gemi personelinin bulunmaması ve/veya gemiden ayrılacakları limandan kendi ülkelerine uçuşların olmaması nedeniyle, iş sözleşmelerinde ya da Denizcilik Çalışma Sözleşmesi'ni (Maritime Labour Convention –MLC) uygulayan ulusal yasalarda belirtilenden daha uzun süreyi gemide geçirmek zorunda kalabilirler.

Bayrak ve Liman Devletlerinin bu tür durumlara karşı güne uygun bir yaklaşım sergilemesi ve gemilerin tam personelle denize açılması gerektiğini akılda tutarak, pandemi nedeniyle gemi personelinin planlanan görev devirlerinin ötesinde makul bir süre boyunca gemide kalmaları konusunda mevcut duruma göre izin vermeleri talep ediliyor.

Denizcilerin Sertifikaları:

Seyahat kısıtlamaları nedeniyle gemiden ayrılmalarına izin verilmeyen denizciler gemide normalden daha fazla süre kalmaya zorlanabilirler. Ayrıca, Eğitim Destek Komutanlığı (Training Support Command-TSC) San Diego gibi eğitim enstitüleri de virüsün yayılmasını sınırlamak amacıyla kapatıldı.

Denizcilerin sertifikalarını uzatmak için gerekli eğitimleri alamamaları sonucunda sertifika sürelerinin dolabileceğine dair endişeler nedeniyle, İngiltere Denizcilik ve Sahil Güvenlik Ajansı (Maritime and Coastguard Agency-UK MCA), COVID-19 salgını sürerken denizcilerin eğitimi konusunda tavsiyelerde bulundu.

Denizcilik sektörü bu kapsamda, Bayrak ve Liman Devletlerini sertifikaların geçerlilik süresini en az 3 ay uzatmaya davet etmekte ve dünyanın dört bir yanındaki bölgesel Liman Devleti Kontrolü Rejimlerinin bunun için eyleme geçmelerini talep etmektedir.

Gemi ve Karadaki Personeli Etkileyen İşten Çıkarmalar:

Şirketler, uygulanan seyahat kısıtlamalarının yolcu operasyonları ve azalan yük trafiği üzerindeki etkisini sınırlamak için operasyonları ve maliyetleri düzenlemek zorunda kalmıştır. Denizcilik endüstrisi, üye devletlerin AB'de istihdamı korumak için mümkün olduğunca özel destek önlemleri alması gerektiği kanaatinde olup, hükümetleri, denizcilere yönelik sosyal koruma önlemleri veya çalışanların maaşlarının belirli bir oranını karşılama gibi bazı ülkelerde halihazırda uygulanmakta olan en iyi uygulamaları dikkate almaya teşvik etmektedir.

Uzman Personelin Gemideki Denetimlere Erişimi:

Seyahat kısıtlamaları, inspektörler gibi uzman personelin gemilere erişerek yasal olarak gerekli denetimleri (güvenlik, çevre ve eğitim) yürütmeleri konusunda da zorluklara neden olmaktadır. Bu nedenle hükümetlerin, denizcilerin hareket olanakları konusunda yukarıda belirtilen görüşler doğrultusunda söz konusu uzman personele de özel bir uygulama sunması gerektiği ifade edilmektedir.

Operasyonel Etki:

Tıbbi malzeme bulma zorluğundan gemiler için mekanik ve elektronik parça eksikliğine kadar birtakım zorluklar ortaya çıkmıştır. Ayrıca, belirli yerler arasındaki deniz trafiği tamamen durdurulmuş ve liman uğraklarına operasyonel kısıtlamalar getirilmiştir. Sıkı operasyonel sınırlamalar, yük eksikliği veya gemi personelinin bulunmaması nedeniyle hizmet dışı gemilerin sayısında önemli bir artış yaşanmaktadır.

ECSA ve ETF'nin kaleme aldığı mektupla Avrupa Komisyonu ve Üye Devletlere yapılan çağrıda şu hususlara yer verilmektedir;

Tedarik hatları açık tutulmalıdır; ürün ve malzemelerin gemilere ulaşabilmesi için tedarik hatlarının açık tutulması kritik önem taşımaktadır ve bu da gemilerin gerektiğinde limanlara yanaşabilmelerine bağlıdır.

Gemilerin sertifikasyonu; virüsü kontrol altına almaya yönelik ihtiyati tedbirler nedeniyle kuru havuzlama mevcudiyeti ciddi bir şekilde sınırlı olduğundan, sertifikanın yenilenmesi kuru havuzlama gerektirdiğinde gemilerin zamanında havuzlama yapması giderek imkansız hale gelmektedir. Bayrak Devletlerinin ve Klas Kuruluşlarının, mevcut sertifikaların geçerliliğini en az 3 ay uzatmak yoluyla esneklik göstermeleri gerekmektedir. Bunun etkili olabilmesi için küresel bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır.

Yolcu gemilerinin belirli ülke limanlarına yanaşmalarına izin verilmemektedir; birçok yolcu gemisi Avrupa'daki "ana limanlarına" dönme sürecindedir. Yolcu gemilerinin limana yanaşmalarını sağlamak için açık ve tutarlı kurallara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda kruvaziyer gemileri, limanlara girerek yolcuları ve gemi personelini indirebileceklerine ve ülkelerine geri dönebileceklerine dair güvenceler talep etmektedirler.

Ekonomik Etki:

COVID-19 salgınının ekonomik etkisi açıktır. Yolcu taşımacılığı, birçok AB feribot şirketinin operasyonları durdurması ve giderek daha fazla ülkenin sınırlarını kapatması ya da  seyahati kısıtlaması nedeniyle büyük bir kesintiye uğramıştır.

Mektupta şu hususlara da yer verilmektedir;

Küresel denizcilik, küresel ekonomideki ve dolayısıyla deniz ticaretindeki düşüş nedeniyle gerileyecektir. Özellikle açık deniz konteyner ve dökme yüklerin tonaj talebinde azalma olacaktır. Petrol fiyatlarındaki dikkate değer düşüş, Eylül 2014'te başlayan önceki krizden sonra yeni toparlanmaya başlayan açık deniz gemilerinin orta ve uzun vadede varlığını sürdürebilirliğini etkilemektedir.

Sonuç olarak, ETF ve ECSA Avrupa Komisyonu'na ve Üye Devletlere denizcilik sektörüne finansal yardım sağlamaları önerisinde bulunmaktadır:

AB bankaları, gemi sahiplerinin acil likidite sorunlarını çözmek için AB düzeyinde iyi bir düzenleyici çerçeve ile desteklenmelidir.

13 Mart Cuma günü kabul edilen Avrupa Merkez Bankası (European Central Bank-ECB) paketi, bankaların denizcilik sektörünü finanse etmeye devam edebilmelerini sağlamak için gecikmeden kullanıma sunulmalıdır. AB desteği, sektörün uzun vadede kendini yenilemesi için gerekli olacak yatırımların finansmanını da kapsamalıdır.

Mektupta son olarak, Denizcilik Devlet Yardımı (Maritime State Aid) yönergelerinin uygulanmasında esnek olunması talep edilmekte ve böylece işgücü maliyetini azaltma programları gibi devlet yardımlarının denizcilik endüstrisinin ve AB denizcilerinin şu anda yaşadığı böylesi çok özel durumlarda temin edilebileceği belirtilmektedir.

Kaynak: ECSA


Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Son Haberler

;