Katil denizaltı Karadeniz’de batmış

Katil denizaltı Karadeniz’de batmış

Nazilerden kaçan 769 Yahudinin bulunduğu Struma gemisini batıran denizaltının komutanının bir hava saldırısında öldüğü, denizaltının da Romanya açıklarında tüm mürettebatıyla battığı ortaya çıktı

İkinci Dünya savaşı sırasında Nazilerden kaçan 769 Yahudiyi taşıyan Struma gemisinin Şile açıklarında Sovyet denizaltısı tarafından batırılmasının üzerinden 79 yıl geçti. Struma’yı 769 yolcusu ve 10 mürettebatıyla batıran Sovyet denizaltısının komutanı Yüzbaşı Dmitry Mitrofanovic Denezhko’nun hava saldırısında öldüğüne, ScHC 213 denizaltısının ise Romanya açıklarında tüm mürettebatıyla battığına dikkat çeken deniz tarihi araştırmacısı Ali Rıza İşipek, “Farklı amaçlarla inşa edilmiş ve farklı amaçlardaki insanları taşıyan iki geminin ortak kaderi savaşlarda yaşanan dramların trajik bir örneğidir” dedi.

Stalin’in emriyle

Nazilerden kaçan 769 Yahudi’yi Romanya’nın Köstence limanından getiren Struma, 15 Aralık 1941 tarihinde Sarayburnu açıklarında demirlemişti. 72 gün süren uluslararası diplomatik girişimlere rağmen Karadeniz’e gönderilen Struma 24 Şubat 1942’nin ilk saatlerinde Şile-Yom Burnu açıklarında Sovyet denizaltısı SC 213’ün hedefi olmuştu. Stalin’in emriyle ateşlenen torpido Struma’yı batırırken sadece David Stoliar kurtulmuştu. İstanbul Deniz Müzesi eski Komutanı Emekli Deniz kurmay Albay Ali Rıza İşipek, Struma ile onu batıran SC 213’ün aynı kaderi paylaştığını ikisinin de Karadeniz’in karanlık sularına gömüldüğünü belirtti.

Facianın 79’uncu yıldönümünde Sovyet arşivlerine giren İşipek, “Yahudi mültecilerle batan Struma ve onu batıran Sovyet ShCh 213 denizaltısının hikayesi 1942 yılında Karadeniz’in soğuk sularında kesişti. Türkiye üzerinden Filistin’e gitmek isteyen Romanyalı zengin Yahudi grubu Struma’yı kiralamışlardı. Köstence’den 769 yolcu ve 10 mürettebatla yola çıkan Struma makinesi bozulduğu için Sarayburnu açıklarında demirlemişti. Uluslararası görüşmeler sonuç vermeyince 23 Şubat 1942’de makinesi çalışmayan gemi, Şile açıklarında kaderine terk edilirken 24 Şubat sabahı torpillenerek batmış ve 103’ü çocuk 768 Yahudi mülteci ölmüştü” dedi.

Çankaya’yı batırmıştı

Sovyet arşivlerinde denizaltı harekatı için ‘24.2.1942 sabahı korumasız düşman gemisi Struma’ya rastlandı. Gemi 1118 metreden başarıyla torpidolandı ve batırıldı’ notunun yazıldığını belirten Ali Rıza İşipek, ShCh 213’ün komutanı Yüzbaşı Dmitry Mitrofanovic Denezhko’dur. Struma’dan birkaç saat önce 23 Şubat akşamı Karaburun açıklarında Türk yelkenlisi Çankaya’yı içindeki Türk mürettebatla batırmıştı. Hatta 3 Mart’ta yine Türk gemisi Adana’ya saldırmış ama batıramamıştı. O komutan saldırıdan 1 ay sonra Tuapse’deki hava saldırısında öldü. Denizaltısı da 6 ay sonra karakol görevi için gönderildiği Tuna Nehri deltasında Almanların mayın hattına çarparak battı. Böylece Struma ve onu batıran denizaltı SchC 213, Karadeniz’in derinliklerinde aynı kaderi paylaştı.

43 mürettebatı ölen ShCh 213, 2008 yılında Köstence açıklarında 30 metre derinlikte bulundu. Struma insanlık ayıbı olarak tarihe geçti” diye konuştu.

Türkiye 4 sorumlu ülkeye örnek olmalı

Ünlü tarih romancısı Aaron Nommaz ise, Struma ile en büyük hesaplaşmayı Türkiye’nin yaptığını ama İngiltere, Rusya, Romanya ve Almanya’nın suskun kaldığını söyledi. Struma kitabının yazarı Nommaz, “Stalin, Alman işgalinden korktuğu için Karadeniz’de balıkçı teknelerinin bile batırılmasını emretmişti. Türkiye dışında sorumlu ülkelerin hiçbiri Struma ile hesaplaşamıyor. Bu faciada Türkiye’den daha önemli rolü olan ülkeler var. Dönemin koşulları incelendiğinde Türkiye’nin bu 4 ülkeden çok daha az kabahatli olduğu açık. Türkiye’de anma yapılırken neden bu ülkelerde yapılmıyor? Struma konusunda Türkiye’nin çabaları 4 ülkeye örnek olmalıdır” dedi.

Kaynak: Gökhan Karakaş - Milliyet