Kitack Lim: “Türkiye'nin köklü denizcilik tarihi onu önemli bir deniz taşımacılığı merkezi haline getirmektedir.”

Kitack Lim: “Türkiye'nin köklü denizcilik tarihi onu önemli bir deniz taşımacılığı merkezi haline getirmektedir.”

IMO Genel Sekreteri Kitack Lim, Koster Dergisi'nin 20. sayısına Türk ve dünya denizciliği ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Dünya denizciliği Koronavirüs (Covid-19) ile birlikte zorlu bir sürecin içerisine girdi. Küresel pandemi döneminde denizciliğin uluslararası arenada çatı kuruluşu olan Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), ek tedbirler alarak deniz ticaretinin devam etmesi için önemli adımlar attı. Bunun yanında 1 Ocak 2020’de yürürlüğe giren Düşük Kükürt Yönetmeliği de denizcilik sektörü açısından büyük bir dönüm noktasını oluşturdu. IMO Genel Sekreteri Kitack Lim, Koster Dergisi'nin son sayısına, deniz taşımacılığını ilgilendiren hususları ve Türk denizciliğinin mevcut durumunu anlattı.

2020 yılında ekonomiler ve taşımacılık arasındaki kritik etkileşim test edilmiştir. IMO, deniz taşımacılığı ve denizcilerin refahını koordine etmek için insanüstü çaba sarf etti. Dünyanın, deniz taşımacılığının dünya için ne kadar önemli olduğunun farkına vardığını düşünüyor musunuz? Sizce bu çabalar ışığında, ülkeler artık deniz lojistiğinin önemini kavradılar mı ve operasyonları kesintisiz sürdürmek için adımlar atıyorlar mı?

COVID -19 pandemisi küresel, şiddetli ve uzun süreli etkileri ile benzeri görülmemiş sıkıntılara sebep olmuştur. Yine de geçtiğimiz aylar bizlerin ve bütün dünyanın deniz taşımacılığına ne kadar bağımlı olduğunu gösterdi. Denizcilik ulusları, dünyanın dört bir yanındaki üresel tedarik zincirlerini birbirine bağlamanın merkezinde yer alan denizcilik sektörünün değerinin her zaman için farkında olmuşlardır.

Deniz taşımacılığı; ilaçların ve kişisel koruyucu ekipmanların yanı sıra hepimizin ihtiyaç duyduğu hammadde ve emtialar gibi önemli malları teslim etmeye devam etmede önemli bir fayda göstermiştir. IMO, diğer BM ajansları ve taşımacılık STK'ları ile birlikte deniz taşımacılığının sorunsuz bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla rehberlik geliştirmek ve yayınlamak için çok çalışmaktadır. Kağıtsız ticareti desteklemek için dijitalleşmeye verilen önemin de arttığını görmekteyiz.

Mürettebat değişikliklerini gerçekleştirmek ve sözleşmelerinin ötesinde denizde mahsur kalan denizcilerin rahatlamasını sağlamak için önümüzde hala büyük bir görev var. Denizcilerin kilit işçiler olarak belirlenmesi esastır. IMO, özellikle mürettebat değişikliklerinin kolaylaştırılması yoluyla operasyonların güvenli bir şekilde devam etmesini sağlamak için üye devletler, BM ajansları ve nakliye endüstrisi ile birlikte çalışarak hiçbir çabadan kaçınmamıştır. Covid-19 pandemisinin başlamasından bu yana denizcilik sektöründeki iş birliği ve uyum seviyesinden etkilendim.

IMO'nun elektronik veri alışverişini zorunlu hale getiren Kolaylaştırma Sözleşmesi kapsamındaki standartlar Nisan 2019 'da yürürlüğe girmiştir. Pandemi, bize bunun ne kadar hayati olduğunu gösterdi. Çeşitli devlet kurumlarının ihtiyaç duyduğu tüm bilgilerin tek bir portal aracılığıyla sunulmasına izin vererek ve liman faaliyetlerini tedarik zincirinin yararına olacak şekilde kolaylaştırarak, verimliliği güçlendirmek için denizcilik tek pencere kavramının daha geniş bir şekilde onaylanması gerekmektedir.

Yapacak çok işimiz var. Odak noktamız çözüm bulmak ve Covid-19 sonrası dünyaya hazırlanmak olmalıdır. Deniz taşımacılığı hizmetleri ve denizcilerin dünya ticaretini gerçekleştirme kabiliyeti, bu pandemiye müdahale etmenin ve nihayetinde üstesinden gelmenin merkezinde yer almaktadır.

Salgın başlamadan önce, deniz taşımacılığı da başka bir kritik değişime uğradı: IMO 2020 kükürt azaltımı. Sizce deniz taşımacılığı bu değişikliği nasıl karşıladı? Hala iyileştirilebilecek alanlar var mı? Daha da önemlisi, kontrolü daha zor olan CO2 emisyonları için uzun vadeli plan nedir?

1 Ocak 2020'den itibaren gemilerin akaryakıtında "IMO 2020" küresel kükürt sınırının uygulanması bir başarı öyküsüdür. IMO üye devletleri ve kilit endüstri paydaşları, gemilerden kaynaklanan kükürt oksit emisyonlarını azaltmak için sorunsuz geçişi sağlamak üzere, uygulamanın ilk aylarında olduğu gibi yürürlüğe girmesine kadar yorulmadan çalıştılar. 

Covid-19 pandemisine rağmen, 1 Ocak'taki geçişten bu yana uyumlu akaryakıt tedarikinin yeterli olduğu şimdiye kadar kanıtlanmıştır. IMO'ya bildirilen az sayıda uygun olmayan yakıt vakası olmuştur. Pandemi sırasında liman devleti kontrolünün karşılaştığı zorlukları fark etsek de, IMO 2020 'ye geçiş, yüzde 0,50 düşük kükürtlü yakıt kesinlikle başarılı olmuştur. Bu insan sağlığı ve çevre için harika bir haberdir.

Sera gazı (GHG) emisyonları konusunda IMO, nakliyeden kaynaklanan toplam yıllık sera gazı emisyonlarının 2008 yılına kıyasla 2050 yılına kadar en az yüzde 50 oranında azaltılması ve uluslararası deniz taşımacılığının karbon yoğunluğunun 2030 yılına kadar 2008 yılına kıyasla karbondan yüzde 40 oranında arındırılması konusunda IMO Sera Gazı Stratejisi’nde belirlenen hedefleri karşılamak için sıkı bir şekilde çalışmaya devam etmektedir. Gemilerin karbon yoğunluğunu azaltmak için teknik ve operasyonel bir yaklaşımı birleştirmelerini gerektiren kısa vadeli önlemlerin yakın zamanda onaylanması önemli bir adımdır.

Bu durum 2021 'de kabul edilmesi öngörülen karbon yoğunluğu derecelendirme sistemini belirlemek için bağlantılı kılavuzların geliştirilmesinin temelini oluşturmaktadır. Orta ve uzun vadeli önlemlerle ilgili çalışmalar artık IMO'da odak noktası olacak.

Düzenleme madalyonun bir yüzüdür. Emisyonları azaltmak için başta Ar-Ge ve altyapı olmak üzere büyük yatırımlara, yeni teknolojilere, yeni yakıtlara ve inovasyona ihtiyaç vardır. IMO, pilot projelerin yürütülmesini sağlayan küresel projeleri desteklemektedir. IMO ve BM Çevre Programı 2021 yılında büyük bir deniz inovasyon forumuna ev sahipliği yapacak.

Taşımacılıktan kaynaklanan sera gazı emisyonlarını kademeli olarak azaltmak kolay bir iş değildir. Önerilen ve kabul edilen önlemlerin etkilerinin, özellikle uluslararası taşımacılığa bu kadar güvenen Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri ve en az gelişmiş ülkeler söz konusu olduğunda, tam olarak değerlendirildiğinden emin olmalıyız. Ancak üye devletlerin ve endüstrinin desteğiyle, karbonsuzlaştırmaya giden yolda denizciliğe liderlik etmek için elimizden gelen her şeyi yaptığımıza ikna oldum.

Pandemi nedeniyle, yerel (küreselden ziyade) üretime ve nihayetinde kısa mesafe deniz taşımacılığına olumlu etkiye artan bir vurgu var. IMO'nun araştırması bu konuda ne öneriyor?

Pandemi, hem taşımacılık ihtiyacının devam ettiğini hem de hayati malları ve malzemeleri sunmaya devam etmek için deniz taşımacılığının önemini göstermiştir. Bununla birlikte, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 2020 'de uluslararası deniz ticareti hacminin yalnızca yüzde 4,1 oranında düşmesini ve küresel ticaretin 2020'nin üçüncü ve dördüncü çeyreğinde yeniden canlanmasını öngörüyor.

Bu nedenle, uluslararası deniz taşımacılığı ticaretinin, özellikle ihtiyaç duydukları malların kaynaklarından uzakta bulunabilecek Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri ve genel olarak sürdürülebilir bir Covid-19 sonrası toparlanma için son derece önemli ve hayati olmaya devam edeceğinden eminim, çünkü deniz taşımacılığı en verimli ve uygun maliyetli taşıma şeklidir.

Türk denizcilik camiasında yakın dostlarınız olduğunu biliyoruz. Türk denizciliğinin mevcut durumunu ve bu camianın dünya denizciliğine katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye, 1958 yılından bu yana IMO'nun değerli bir üyesidir ve IMO'nun yönetim organı olan IMO Konseyi'nin bir üyesidir. Türkiye'nin köklü, zengin denizcilik tarihi ve coğrafi konumu; onu önemli bir deniz taşımacılığı merkezi haline getirmektedir. 

Covid -19 pandemisi hepimiz için zorluklara yol açmıştır ve deniz adamlarının deniz taşımacılığının merkezine yerleştirilmesini sağlamak tüm denizcilik ülkelerinin görevidir. Türkiye'ye dünya deniz taşımacılığına yaptığı katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

Pandemi sona erdiğinde ve normalleşmeye başladığımızda, ülkeler arasında, bölgeler arasında ve deniz taşımacılığı ve limanlarla ilgili olarak tüm taraflar arasında iş birliği kilit önemde olacaktır.