Mersin’de Denizcilik ve Kabotaj Bayramı sade bir törenle kutlandı

Mersin’de Denizcilik ve Kabotaj Bayramı sade bir törenle kutlandı

Mersin’de 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramının 95’inci yıl dönümü, korona virüs önlemleri çerçevesinde, sınırlı katılım ve sade bir törenle kutlandı.

Denizcilik ve Kabotaj Bayramı dolayısıyla Mersin Liman Başkanlığınca Cumhuriyet Meydanında tören düzenlendi. Sabah saat 10.00’da gerçekleştirilen törene, korona virüs önlemleri nedeniyle sınırlı katılım oldu. Maske ve sosyal mesafe gözetilerek yapılan törende, Mersin Liman Başkanı Murat Harun Baştürk ile Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) Başkanı Cihat Lokmanoğlu tarafından Atatürk Anıtına çelenk sunuldu.

Cumhuriyet Meydanındaki tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından sona erdi.

Meydandaki törenin ardından Refah Şehitleri Anıtı önüne kadar yürüyen protokol üyeleri ve katılımcılar, şehitler anısına denize çelenk bıraktı. Çelenk bırakmanın ardından Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığı ve Büyükşehir Belediyesine bağlı botlar, kısa bir gösteri yaptı.

Bayramla ilgili konuşan MDTO Başkanı Cihat Lokmanoğlu, Türk karasuları ve limanlar arasında deniz taşımacılığı yapma ve kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerini yerine getirme hakkını Türk bayraklı gemiler ile Türk vatandaşlarına tanıyan Kabotaj Kanununun Cumhuriyet Türkiye'nin en önemli ekonomik kazanımlarından biri olduğunu söyledi. Türkiye'de kabotaj hakkının düzenlenmesinin, Osmanlı döneminde 3 asırdan fazla devam eden kapitülasyonların Lozan Barış Anlaşması ile kaldırılması ve Cumhuriyetin ilanından sonra mümkün olduğunu vurgulayan Lokmanoğlu, "Ülkeyi adeta soluksuz bırakan kapitülasyonların kaldırılması ve kabotaj hakkının elde edilmesi için Lozan görüşmelerinde çok zorlu ve tarihi bir mücadele verilmiştir. Köklü tarihi nice zaferlerle taçlanmış olan Türk denizciliğinin, özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yabancılara cömertçe sunulan imtiyazlar nedeniyle ağır yara aldığı hepimizin malumudur. Denizcilik konusunda verilen imtiyazların birkaçı ve dönemin koşulları hatırlandığında yani deniz ulaşımının yüzde 90’ının yabancı vapurlarla yapıldığı, yerli ve yabancı gemilerin eşit muamele görmediği, kendi liman ve gümrüklerimizde Türk gemileri ile yabancı gemilerin ödediği vergilerin farklı olduğu, kendi insanımızın neredeyse balıkçılık yapmaktan bile yoksun bırakıldığı ve tüm bunların yanı sıra işgal yıllarında Mustafa Kemal Paşa’yı İstanbul’dan Samsun’a taşıyacak Bandırma Vapuru’nun işgal kuvvetleri komutanlığından vize almak zorunda olduğu hatırlandığında, verilen mücadelenin kıymeti ve ardından yürürlüğe konan Kabotaj Kanunu’nun ne ifade ettiği daha iyi anlaşılabilir" dedi.

"Kabotaj hakkının kazanılması, Kurtuluş mücadelesinin parolası olan tam bağımsızlık prensibinin denizlerdeki yansımasıdır"

Kabotaj hakkının kazanılmasının Kurtuluş mücadelesinin parolası olan tam bağımsızlık prensibinin denizlerdeki yansıması olduğuna dikkat çeken Lokmanoğlu, "1926 yılında Kabotaj Kanunu’nun kabulünden sonra Türk denizciliğinin gelişmesinin önü açılmıştır. O günlerden bugüne değin ciddi ilerleme kaydeden Türk denizciliği, İzmir İktisat Kongresi’nde denizcilik politikasını belirleyen, Kabotaj Kanunu’nun çıkarılması yolunda tüm engelleri aşan kurucu kadrolara minnet borçludur. Denize emek veren ve ekmeğini denizden çıkaran bizlere düşen en önemli sorumluluk, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, 'Denizciliği Türk’ün büyük ulusal ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız' sözleriyle çizdiği hedefe ulaşmak ve dünya denizciliğinde söz sahibi ülkeler arasına girebilmek için yılmadan çalışmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, başta ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, adını denizcilik tarihimize altın harflerle yazdıran büyük Türk denizcilerini, denizlerde hayatını kaybeden deniz şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, denize gönül, denizciliğe emek veren tüm denizcilerin Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nı yürekten kutluyoruz" ifadelerini kullandı.