MSC, BU YIL YENİ HATLAR AÇMAYA VE HAZIRLANIYOR! MED TRABZON GEMİSİ DE KISA SÜREDE FİLOYA KATILACAK...

MSC, BU YIL YENİ HATLAR AÇMAYA VE HAZIRLANIYOR! MED TRABZON GEMİSİ DE KISA SÜREDE FİLOYA KATILACAK...

MSC, grubun 7. Türk bayraklı gemisi olan MED Trabzon’u kısa sürede filoya katmaya hazırlanıyor. Ardından 8. gemi yatırımı da gündeme alındı.

2022’nin ilk çeyreğini değerlendiren MSC Genel Müdürü Barış Dilek, şunları söyledi: “Global ölçekte 2020’nin son çeyreği itibarıyla başlayan talepteki toparlanma trendi ve ciddi artış, adetlerimize de hızla yansımıştı. Bu artış trendinin yavaşladığını ve 2022’nin ilk çeyreğinde aynı hızda devam etmediğini gözlemledik. Pandemi süreci ile tetiklenen, lojistik zincirlerin tüm halkalarında yaşadığımız ve yaşamaya da devam ettiğimiz olumsuzlukları göz önünde bulundurduğumuzda, ilk çeyrek sonuçlarımızdan memnunuz diyebilirim. MSC Türkiye, 2022’nin ilk çeyreğini ithalat ve ihracat rakamlarında, toplamda 550 bin TEU taşıma gerçekleştirerek, bir önceki yılın aynı dönemindeki hacme yakın, bütçe öngörülerimizin biraz altında bir artışla tamamlamış bulunuyor.”

Gecikmeleri ek seferle telafi ediyor

Yılın ilk çeyreğine, bu dönemde beklenen talebin de üstünde, yüksek bir konteyner stoku ile giriş yaptıklarını ve gecikmeleri de ek seferlerle telafi ettiklerini ifade eden Barış Dilek, “Yani MSC müşterileri konteyner bulmakta sorun yaşamadı. Ancak; özellikle Akdeniz, Avrupa ve Amerika limanlarındaki sıkışıklık başta olmak üzere, gemilerin tersane dönemleri, kış hava koşulları ile diğer bazı etmenlerin etkisiyle gemi programlarında yaşadığımız olumsuzluklar artarak devam etti. Bu gecikmeleri telafi edebilmek için servislere ek gemiler koyduk, gemilerimizi hızlandırdık, gemi kapasitelerimizi maksimize edebilmek için rotasyon optimizasyonları yaptık. Müşterilerimiz bizden, armatör olarak elimizde olmayan, sebebi ya da sürecine doğrudan etki etmediğimiz sorunları dahi çözmemizi ya da en azından elimine etmemizi bekledi. Bu konuda elimizden geleni yaptık, bazılarını çözdük, bazılarını çözemesek de müşterilerimize etkisini azalttık, ama birçoğunu da hep beraber tecrübe ettik” şeklinde konuştu.

Rusya-Ukrayna savaşının MSC açısından kritik boyutları olduğuna dikkat çeken Barış Dilek, şunları söyledi: “Savaşın MSC açısından kritik boyutları var. Türk limanlarından bu ülkeler ile yaptığımız ticaretin dışında savaşın iki farklı etkisi oldu. Birincisi, tüm Karadeniz limanlarının dünya ile bağlantısını sağladığımız ana aktarma limanımız olan Asyaport etkisi. Savaşın çıktığı hafta limanımızda aktarma bekleyen Rusya ve Ukrayna yükü 7 bin TEU idi ve bu rakam mart sonuna kadar 15 bin TEU’ya ulaştı. Limanımız kapasitesinin sınırlarını zorladı ve sınavı başarıyla verdi. Bazı yükler menşeine iade oldu, bazı yükler başka ülkelere satıldı, bazıları Türkiye’den çekildi, bir kısmı da sevk edildi, ancak başta Ukrayna yükü olmak üzere, ciddi adette bir yük hala limanımızda bekliyor. İkincisi, Rusya ve Ukrayna’nın ithalat ağırlıklı konteyner dengesi sebebiyle, Türkiye limanları için boş konteyner kaynağı olması. Boş tedarikimiz etki

lenmedi diyemem ancak biz MSC olarak kaynağımızı çeşitlendirdik ve çeşitlendirmeye devam ediyoruz. Bunlara ek olarak globalde birkaç servisteki rota değişikliği dışında, savaşın servislerimize ya da iş hacmimize ciddi bir etkisi olmadı diyebilirim."

En büyük sorun yetersiz kapasite

Konteyner sıkışıklığının problemin sonuçlarından sadece bir tanesi olduğunu belirten Dilek, “Her hafta tüm Türkiye’de 35 bin TEU boş stoku ile başlıyoruz. Yükleyecek gemi zamanında planlandığı gibi limana gelmediği sürece, planlandığı gibi operasyonunu tamamlayıp, planlandığı gibi kalkmadığı gibi, Boğazlar’dan zamanında geçmediği sürece stokumuzdaki boş, soruna çözüm olmuyor. Şu an asıl sorunumuz kapasite. Limanlarda ve lojistik zincirindeki sorunlar sebebiyle, servislerimize yeni veya ekstra gemiler eklesek de reel kapasitemizi artıramıyoruz. Bu sorun şu anda oldukça derin ve kısa vadede çözülmesini beklemiyoruz maalesef” açıklamasını yaptı.