PROF. DR. SONER ESMER: "HER 5 KONTEYNER GEMİSİNDEN BİRİ LİMANDA BEKLİYOR"

PROF. DR. SONER ESMER: "HER 5 KONTEYNER GEMİSİNDEN BİRİ LİMANDA BEKLİYOR"

İskenderun Teknik Üniversitesi Barbaros Hayrettin Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Soner Esmer, her 5 konteyner gemisinden birinin limanlarda demirde olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Soner Esmer'in Dünya Gazetesi'ndeki yazısı şu şekilde: 

"2021 yılında küresel talebin artması ve global büyüme rakamlarının oldukça yüksek seyretmesi 2022 yılı için oldukça umut vericiydi. Ancak bölgesel COVID-19 vakaları nedeniyle fabrikaların kapanması, karayolu taşımacılığının aksaması, limanlarda yaşanan kısıtlamalar, gemi trafiğindeki sıkışıklıklar, ekipman ve iş gücü teminindeki sorunlar tedarik zincirindeki darboğazların sürmesine ve 2022’ye ilişkin beklentilerin azalmasına neden oldu. Yüzleştiğimiz bu senaryonun başrolünde ise Şangay var.

Şangay’daki COVID-19 vakalarının artması 26 milyon nüfuslu kentin Nisan ayının başında kapanmasına neden oldu. 14 Nisan’da Ningbo’daki vakaların artması soncunda Ningbo limanının da kapanma tehlikesi ortaya çıktı. Şangay’ın kapanması önemli bir gerilim yaratmışken üstüne Ningbo’nun kapanma riskinin ortaya çıkması gerginliği arttırdı. Çünkü bu limanlar dünyada en yüksek yük ve gemi trafiğine sahip limanlar içinde ilk 3 sırada yer alıyor.

2021 yılında 47 milyon TEU elleçleme ile Şangay limanı, dünyada en fazla konteyner elleçlenen limandır. Aynı yıl Şangay limanına en yakın elleçleme değerine sahip olan Singapur limanı ile arasında neredeyse 10 milyon TEU fark oluştu. 2019 ve 2020 yıllarında bu fark 6 milyon TEU civarındaydı. Şangay ve Singapur gibi 30 milyon TEU üzerinde konteyner elleçleyen ve Çin’in ikinci önemli konteyner limanı olan Ningbo ise 2021 yılında 31 milyon TEU elleçledi. Bugün en fazla konteyner elleçleyen ilk 10 limanın 7’si Çin’dedir ve bu limanların küresel konteyner elleçleme hacmi içindeki payı 1/3’tür. Sadece Şangay kendi başına Çin’in %20’sini, dünyanın %5,4’ünü elleçliyor. Çin limanları önemini önümüzdeki yıllarda da koruyacaktır. Çünkü hızlı yük artışı sadece Şangay limanına has bir durum değil, bu neredeyse 30 yıldır süren bir Çin geleneği haline geldi. Elbette bu bir tesadüf değil, Çin limanlarının hinterlandında önemli bir üretim gücü var, sadece Şangay kendi başına tüm Çin ihracatının %6’sını üretiyor ve liman bölgesinde küresel ölçekte onlarca liman, küresel gemi operatörlerine, dünyanın diğer limanlarına oldukça yüksek bir bağlanabilirlik kapasitesi ile hizmet veriyor.

Şangay limanında verilen hizmetin kısıtlanması, bölgedeki gemilerin demir sahalarında beklemesi sonucunu ortaya çıkardı. Açıkta bekleyen gemi sayısı o kadar arttı ki konu ülkemizde de oldukça geniş bir kesimin ilgisini çekti, gemi trafiklerini gösteren sitelerden alınan görseller ulusal kanallarda dahi yayınlandı. Şangay’da Şubat ayında açıkta bekleyen gemi sayısı 260 iken Mart ve Nisan aylarında 500’ü buldu. Gemilerin beklemesi en belirgin verimsizlik göstergesidir. Dünyada limanların açıklarında hizmet görmek için bekleyen gemi sayısı 12-13 Nisan 2022 tarihlerinde 1826 gemi olarak ölçüldü. Bu da küresel ölçekte tüm konteyner gemilerinin yaklaşık %28’i demektir. Bu bekleyen gemilerin 1/3’ü ise Çin limanlarının demir sahalarında yer alıyor.

Şangay’da üretimin yeniden başlaması için art arda kararlar açıklanıyor, bir gayret gözle görünüyor ancak üretim kadar lojistik darboğazların da giderilmesi gerekiyor. Karayolu taşımacılığı karantinadan en çok etkilenen sektörlerden birisi olduğu için zincirleme bir etki yaratıyor. Bir yandan kara taşımacılığı maliyetleri artarken bir yandan da deniz taşımacılığında güven endeksi düşüyor. Şangay limanında özellikle ithalat konteynerin limanda bekleme süresi normalin 3 katına çıkarak 12 günlere kadar ulaştı. Bu da limanlarda yığılmalara neden oluyor. Tüm bu aksaklıklar ise konteyner ile taşınan ürüne olan küresel talebi azaltıyor. Bunun bir sonucu olarak konteyner navlunları düşüyor. Konteyner navlunlarındaki azalmayı Rusya-Ukrayna savaşına bağlamak da mümkün, ancak Rusya ve Ukrayna’nın küresel konteyner taşımacılığında oldukça düşük bir paya sahip olması bu savı zayıflatıyor. Diğer yandan navlunlar düşse de halen pandemi öncesi döneme göre oldukça yüksek, hatta bazı rotalardaki fark pandemi öncesi dönemlere göre 4 katına kadar ulaşıyor. Şangay’da beklemeyip başka limanlara giden gemiler ise bu kez de diğer limanların sıkışmasına neden oluyor.

 Tüm bu olumsuz çerçeveye rağmen küresel tedarik zinciri halen çok fazla etkilenmedi. Ancak bu sürecin uzaması ve diğer Çin limanlarına sıçrama ihtimali endişelerin artmasına neden oluyor. Neyse ki pandeminin başında yaşanan tecrübenin tekrarı beklenmiyor. Çünkü karantina dışında kalan bölgelerde şimdilik üretim ve lojistik normal seyrinde sürüyor. Sonuç olarak Çin’in aldığı önlemler küresel ekonomi için bir risk yarattı. Küresel ekonominin sorunu haline gelmeden vakaların bitmesi deliğiyle."