RUS PETROLÜNE UYGULANAN TAVAN FİYAT UYGULAMASI NEDENİYLE İSTANBUL BOĞAZINDA GEMİ TRAFİĞİ TAVAN YAPABİLİR

RUS PETROLÜNE UYGULANAN TAVAN FİYAT UYGULAMASI NEDENİYLE İSTANBUL BOĞAZINDA GEMİ TRAFİĞİ TAVAN YAPABİLİR

Rus petrolüne uygulanan tavan fiyat uygulaması Türk boğazlarında sıkışıklığa neden olacak.

Avrupa Birliği’nin Rus petrolüne karşı önceki gün başlattığı tavan fiyat uygulaması ve Türkiye'nin 1 Aralık’tan itibaren boğazlardan geçen tankerlerin P&I sigortalarının güncelliğini teyit eden bir teminat mektubu zorunluluğu getirmesi, tanker piyasasında krize neden oldu. Şimdiden Türk boğazlarından geçmeyi bekleyen gemi sayısı 15’e ulaştı. Avrupalı P&I şirketleri bu teminatı veremeyeceğini açıklarken, taraflardan birinin geri adım atmaması halinde krizin büyümesinden endişe ediliyor.

Avrupa Birliği ülkelerinin haziran ayında sağladığı uzlaşının ardından G7 ülkeleri ve Avustralya dünyanın ikinci büyük petrol ihracatçısı Rusya’dan deniz yoluyla ithal edilen petrole 60 dolar tavan fiyat uygulamasını 5 Aralık’ta başlattı. Bu tavan fiyatı aşanları çeşitli yaptırımlar beklerken, Rus petrolünü taşıyan gemilerin Türk Boğazlarından geçişinde de sıkıntılar başladı. Çünkü Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, 1 Aralık’tan itibaren Türk boğazlarından geçen tankerlerin güncel P&I sigortası olduğunu teyit eden bir teminat mektubu talep etmeye başladı.

Denizcilik Genel Müdürlüğü uyarmıştı

Denizcilik Genel Müdürlüğü 16 Kasım’da ilgili tüm taraflara gönderdiği yazıda, “1 Aralık tarihinden sonra Türk boğazlarından yüklü olarak geçecek ham petrol taşıyan gemilerin P&I sigorta kuruluşlarından, gemi detayı, yükü ve seferinin yer aldığı ve P&I sigortasının bu geminin, sefer ve yük için geçerli ve kapsayıcı olacağını belirtir bir mektubun alınması, bu mektubun yine bu sigorta kuruluşları veya temsilcileri tarafından geminin vereceği Seyir Planı-1 (SP-1) raporuna eklenmesi ve ayrıca istcan.gth@kiyiemniyeti.gov.tr e-posta adresine gönderilmesi, konuyla ilgili iş ve işlemlerin olası zaman kayıplarını önlemek ve geminin geçişini geciktirmemek amacıyla mümkün olduğunca erken gemi acenteleri tarafından koordine edilmesi istenmektedir” ifadelerine yer vermişti.

Taraflar uzlaşamadı

Aslında 2002’den bu yana boğazdan geçen tankerlerden P&I sigortası isteniyor. Ancak Bakanlığın ek teyit istemesinin nedeni, bu P&I sigortası poliçelerinin güncelliğinden emin olmak. Çünkü yaklaşık iki ay önce Avrupalı sigorta şirketlerinin Rus ürünlerini taşıyan gemilerin sigortalarının geçersiz olacağını açıklamıştı. Bakanlık, tankerlerin Boğazlardan geçişi sırasında olası bir kaza durumunda sigortasız bir geminin çevreye ve ülke ekonomisine vereceği zararı önlemek için bu konuyu teminat mektubu ile garanti altına almak istiyor. Ancak, sigorta işletiminde küresel tanker filosunun yüzde 95’ini kapsayan Londra merkezli Uluslararası P&I Kulüpleri Grubu, üyelerine Türkiye’nin talep ettiği böyle bir onay yazısının; teminatın da ötesine geçmesi ve P&I teminatının AB yaptırım hükümlerine tabi olmaması gerekçesiyle gönderilemeyeceğini bildirdi. EKONOMİ gazetesinin edindiği bilgiye göre, IG-International Group ve bakanlık yetkilileri konuyla ilgili bir araya geldi, ancak uzlaşı sağlayamadı.

Kısa vadede çözüm umudu yok

Konuştuğumuz denizcilik sektör temsilcileri, Türk devletinin boğaz geçişlerinin güvenliğini sağlaması için bu talebinin çok yerinde olduğunu dile getiriyor. Aynı Zamanda Avrupalı P&I şirketlerinin Türkiye temsilciliğini yapan Deniz Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Üyesi ve Omur Marine Genel Müdürü Avukat Ahmet Can Bozkurt, Türk devletinin bu kararla Montrö sözleşmesine uygun hareket ettiğini vurgulayarak, “Aslında devlet olağan dönemde de istenen P&I poliçesinin geçerli olup olmadığının teyitini istiyor. Çünkü bu gemi Türkiye’den geçerken bir kazaya sebep olsa, çevre kirliliği veya enkaz kaldırma gibi masrafların karşılanmaması ihtimali çok kuvvetli olacak. Bu nedenle bakanlık böyle bir önlem alıyor” dedi.

Denizcilik sektörünün duayen isimlerinden Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Başkan Yardımcısı Salih Zeki Çakır da Türk devletinin talebinin çok yerinde olduğunu ifade ederek, “Bu konuda geri adım atması gereken bir taraf varsa o da Avrupalı P&I kulüpleri” dedi. Ancak konuştuğumuz uzmanlara göre, Avrupalı P&I kulüplerinin böyle bir teminat mektubu vermesi de mümkün görünmüyor. Çünkü bu teminatı karşılamaları bir anlamda Avrupa ve ABD’nin Rusya’ya yönelik ambargoların delinmesi anlamına gelecek. Dolayısıyla sektör temsilcileri kısa vadede iki taraftan da geri adım beklemiyor. Tanker piyasasında yaşanan bu gelişmelerin, enerji kriziyle son 10 yılın rekorunu kıran tanker navlunun daha da yükselmesine neden olacağı da belirtiliyor.

Armatör çıkış arıyor


Tanker armatörlerinin sigorta krizini aşmak için çeşitli çözüm arayışlarına girdiği ifade ediliyor. Bu konuda armatörlerin hem Türk makamları ile hem de Avrupalı sigorta şirketlerine çözüm için baskı yaptığı ifade ediliyor. Öte yandan, bazı armatörlerin Avrupalı olmayan bir P&I şirketine boğazlardan geçecek gemi için sigorta poliçesi almaya çalıştığı belirtiliyor. Ancak bu da çok kolay değil. Çünkü çok az sayıda şirket bu poliçeyi verebiliyor. Aslında Rus şirketleri bu gemilere sigorta yapmayı kabul ediyor. Son dönemde yeni Rus P&I şirketleri de kurulmuş. Hatta birkaç Rus P&I sigortalı geminin Boğazlardan geçtiği belirtiliyor. Fakat Avrupalı armatörler, yaptırımları delmekten endişe ettiği için Rus sigorta şirketleriyle çalışmayı tercih etmiyor. Peki, bu noktada Türk P&I şirketi bir çözüm sunabilir mi? Türk P&I Sigorta Genel Müdürü Ufuk Teker, “P&I, yani gemilerin koruma ve tazmin sigortaları kısa dönemli sigortalar değil ve milyar dolarlık teminat ihtiyacı olan sigortalar. Bu milyar dolarlık teminatı sağlayabilmek için de uluslararası piyasalarda reasürans anlaşması yapmadan bunu hiçbir şirket sağlayamaz. Reasürans anlaşmalarının yapıldığı şirketler de genellikle Batı Avrupalı ya da ABD’li şirketler. Bunlar da ambargo şartlarını zorunlu tutuyorlar. Dolayısıyla Türk P&I şirketi olarak bizim de ambargonun üzerinde bir çözüm sunmamız pek mümkün görünmüyor. Konuyu yakın takipteyiz. Tüm taraflarla görüşüyoruz” dedi.

Rusya tavan fiyattan satışı yasaklayacak
Rusya ise şirketlere tavan fiyatla petrol satışını yasaklamaya hazırlanıyor. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, şirketlere tavan fiyatla petrol satışını yıl sonuna kadar yasaklamayı planladıklarını belirterek, “Şu anda istişareler yürütüyoruz, kararı nihai hale getiriyoruz ve şirketlerle görüşüyoruz” dedi. Tavan fiyat kararının, piyasa araçlarına müdahale etmek olduğunu vurgulayan Novak, “Bu elbette şirketlerimizin çalışmalarını etkiliyor. Yine de Rus petrolünün dünya piyasalarında rağbet gördüğünü ve alıcı bulacağını vurgulamak istiyorum” ifadelerini kullandı. Novak, Rusya’nın petrolünü daha zorlu şartlarda satmaya başladığının altını çizerek, “Elbette yeni araçlar, sigorta için yeni mekanizmalar, sevkiyat şekli değişiyor. Ancak piyasadaki büyük oyuncular da değişiyor. Rus petrolünün satışı dahil olmak üzere eskiye göre piyasada daha fazla tüccar çalışıyor, dolayısıyla bu değişimde bir trajedi görmüyoruz” diye konuştu. Petrol üretimlerini zaman zaman düşürmek zorunda kalabileceklerini belirten Novak, “Gerekirse, petrol üretiminde düşüş dönemlerinin olabileceği ihtimalini dışlamıyoruz, çünkü durum belirsiz. Ancak bu düşüşün büyük hacimlerde olacağını düşünmüyorum. Petrol satışlarının 2022’ye yakın kalması için gereken her şeyi yapıyoruz” dedi.

Farklı yorum: Acele alınmış bir karar

Kuzey Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Emin Yaşacan, 1 Aralık’ta yürürlüğe idare tarafından yürürlüğe konulan P&I teyit mektubu kararını, değerlendirerek, “İyi niyetle ama acele verilmiş bir karar. Son zamanlarda ortaya çıkan adı sanı duyulmamış P&I kulüplerine meşruiyet tanınmasına idaremizin alet olma tehlikesi ortaya çıkacak. İdaremiz aynı şekilde P&I işletme şirketlerini değil, bayrak devletlerini muhatap almalı, bahse konu CLC sertifikaların güncel olduğunun ve sefer boyunca da olacağının teyidini gene bayrak devletinden sorgulamalı Bu hali ile idaremizin istemiş olduğu P&I kulüpleri sorgusu, grup kulüplerinin Rus petrol taşımacılığında teminat vermeyebiliriz beyanına karşı iyi niyetle ama acele verilmiş bir karar olduğunu düşünüyor ve yukarıda arz edilen şekilde gözden geçirmeye davet ediyorum” diye konuştu.

Kaynak: Ekonomim.com