İran'ın saldırıları, Hürmüz Boğazı'ndaki tankerlerin rotasını tersine çevirdi...

İran'ın saldırıları, Hürmüz Boğazı'ndaki tankerlerin rotasını tersine çevirdi...

İran’ın artan saldırıları, Basra Körfezi’ndeki petrol sevkiyatını destekleyen kritik deniz taşımacılığı ağını tehdit ediyor.

İran’ın artan saldırıları, Basra Körfezi’ndeki petrol sevkiyatını destekleyen kritik deniz taşımacılığı ağını tehdit ediyor. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Füceyre Limanı’na doğru ilerleyen en az 10 dev ham petrol tankeri rotasını durdururken, bazı gemilerin geri döndüğü bildirildi. Tankerlerin bölgeden çekilmesi, petrol akışında yavaşlama riskini artırıyor.

İran’ın saldırılarının Hürmüz Boğazı çevresinde yoğunlaşması, küresel petrol taşımacılığı üzerindeki baskıyı artırıyor. Bloomberg’in derlediği gemi takip verilerine göre, Birleşik Arap Emirlikleri’nin önemli petrol aktarma merkezlerinden Füceyre Limanı’na yaklaşan en az 10 çok büyük ham petrol tankeri (VLCC) ile birkaç Suezmax sınıfı tanker, son günlerde durdu veya rotasını tersine çevirdi.

Bölgedeki bazı tankerler yolculuklarını sürdürse de Hürmüz Boğazı çevresinde neredeyse her gün yaşanan saldırılar, petrol sevkiyatının devamlılığına ilişkin endişeleri artırıyor. Saldırıların bir kısmının doğrudan Füceyre yakınlarında gerçekleşmesi, bölgenin güvenliğine yönelik kaygıları daha da derinleştiriyor.

Petrol sevkiyatında kritik nokta: Füceyre

Umman Körfezi kıyısında bulunan Füceyre, Basra Körfezi’nden petrol taşınmasında önemli bir aktarma merkezi olarak öne çıkıyor. Liman, Hürmüz Boğazı çevresindeki risklere rağmen petrol sevkiyatının sürdürülmesini sağlayan alternatif lojistik sistemin temel noktalarından biri.

Büyük petrol tankerleri, nihai varış noktaları Basra Körfezi veya Umman Körfezi olan seferlerinde Füceyre’yi geçici varış noktası olarak kullanabiliyor. Gemiler burada bekleyebiliyor ya da daha küçük tankerlerin taşıdığı petrolü gemiden gemiye transfer yöntemiyle teslim alabiliyor.

Bu nedenle Füceyre’ye yönelen tankerlerin sayısı, deniz taşımacılığı şirketlerinin bölgedeki riskleri göze alma konusundaki istekliliğini gösteren önemli bir ölçüt olarak değerlendiriliyor.

Tankerlerin çekilmesi petrol akışını yavaşlatabilir

Bölgede uygulanan sevkiyat yönteminde, büyük ham petrol tankerleri Hürmüz Boğazı’nın dışında, Füceyre açıklarında veya Umman kara sularında bekliyor. Daha küçük tankerler ise boğazdan geçerek petrolü bölge dışına taşıyor ve açıkta bekleyen büyük gemilere aktarıyor. Petrol, bu sayede daha büyük tankerlerle uluslararası alıcılara ulaştırılıyor.

Ancak sistemin işleyebilmesi için petrolü devralacak büyük tankerlerin bölgede hazır bulunması gerekiyor. Boş tankerlerin bölgeden çekilmesi, petrolün aktarılmasını zorlaştırarak sevkiyat sürecini yavaşlatabilir.

Üstelik tanker arzının zaten sınırlı olduğu bir dönemde yaşanan bu gelişme, Hürmüz Boğazı’ndan petrol taşıyan gemilerin yüklerini aktarmak için daha uzun süre beklemesine neden olabilir. Bu da Basra Körfezi’nden yapılan petrol ihracatının savaş öncesindeki seviyelere yakın seyretmesini sağlayan alternatif taşımacılık sistemini baskı altına alabilir.

Yüksek navlun ücretleri bile tankerleri bölgede tutamıyor

Tankerlerin bölgeden uzaklaşması, deniz taşımacılığında şirketlere sunulan yüksek kazanç fırsatlarına rağmen gerçekleşiyor. Küresel tanker sıkıntısı, petrol taşımacılığı maliyetlerini olağanüstü seviyelere çıkarmış durumda.

ABD’den Çin’e petrol taşımak için bir tanker kiralamanın maliyetinin, bir roketi uzaya göndermenin maliyetini aştığı belirtiliyor. Buna rağmen artan güvenlik riskleri, tanker işletmecilerinin bölgeye yaklaşma kararlarını etkiliyor.

Tankerlerin bölgeden çekilmeyi sürdürmesi halinde, petrolün Hürmüz Boğazı üzerinden taşınması ve ihracat noktalarına ulaştırılması daha da zorlaşabilir. Bu durum, yalnızca bölgedeki petrol ticaretini değil, küresel enerji piyasalarındaki arz ve maliyet dengelerini de etkileyebilecek bir risk oluşturuyor.

TÜRK DENİZ MEDYA