AHMET AĞAOĞLU, TRABZONSPORLU DENİZCİLER İLE İSTANBUL’DA BİR ARAYA GELDİ!

AHMET AĞAOĞLU, TRABZONSPORLU DENİZCİLER İLE İSTANBUL’DA BİR ARAYA GELDİ!

Trabzonsporlu denizciler, Beylerbeyi’ndeki Trabzon Kültür Derneği’nde buluştu.

Trabzonsporlu denizciler İstanbul’da bir araya geldi. Trabzon Kültür Derneği’nde düzenlenen gece; spor ve denizcilik camiasının önemli isimlerini buluşturdu. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen geceye; Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu, İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Başaran Bayrak, Salih Zeki Çakır ve Hüseyin Kocabaş’ın yanı sıra, Armatörler, denizcilik şirketleri çalışanları, spor yazarları ile çok sayıda davetli katıldı.

Gecenin başında bir konuşma yapan Hüseyin Kocabaş; 2021-2022 sezonu şampiyonluk kutlamasını geç de olsa gerçekleştirdiklerini, denizciler olarak Trabzonspor’a geçmişte olduğu gibi her zaman yardıma hazır olduklarını ifade etti.

"KULÜPLERİN HAYATINI EKONOMİK OLARAK SÜRDÜRMESİ MÜMKÜN DEĞİL"

Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu ise: “Uzun bir serüvendi. İlk buluşmamız 2019 yılının ilk baharındaydı. Aradan üç yıl geçti. Biz de dört buçuk yıldır görev başındayız. Biz serüvenimizi 4-5 yıllık değerlendirmiyoruz. Benim ilk yöneticiliğim 1990 yılındaydı. Nereden bakarsanız Trabzonspor’un 33 yıldır içindeyiz. İçindeyken içinde, dışındayken yanında bulunduğum 33 yıllık bir süreç var.  Gelmiş olduğumuz dönem Türk futbolunun en sıkıntılı dönemi. İlk geldiğimizde naklen yayın gelirlerinden elde ettiğimiz para, üç puanın karşılığı 800 bin Euro’ydu. Bugün; 110-120 bin Euro seviyelerinde düştü. Bunun anlamı şu; Trabzon’dan İstanbul’a gelirsiniz. Eğer maç da berabere biterse 60-70 bin Euro alırsınız. Bunun 50 bini uçağa10 bin Euro’su uçağa gider, 10 bin Euro ile geri dönersiniz. Bu şartlar altında Türkiye’de futbol kulüplerinin; Trabzonspor dahil, bazı şirket kulüpleri hariç önümüzdeki yıllara baktığımızda hayatını ekonomik olarak sürdürmesi mümkün değil. Burada artık bana göre Türk futbolu dönüm noktasında ve bir karar vermek zorunda. Artık ekonomisini üreten bir futbol ekonomisi üzerine konuşlandırmak zorunluluğu var. Tüketen değil, üreten… Devlet 36 stadyum yaptı ve bunları kulüplerin kullanımına tahsis etti. Dünyanın hiçbir yerinde eşi benzeri olmayan bir yatırım bu. Yüzlerce, binlerce çim saha, sayısız spor salonları ve yüzme havuzları, basketbol sahaları, tenis kortları… Ama halen spor anlamında biz yöneticiler olarak üzerine düşen görevi yerine getiren insanlar değiliz, ekonomik anlamda baktığınız zaman böylesine ters bir bilanço ile karşılaştığınızda, bu da UEFA’nın raporlarına yansımış durumda. Bütçesi yüzde 156 ile açık veren uzak ara birinci…

"VERMİŞ OLDUĞUMUZ EMEĞİN KARŞILIĞINI ALDIĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM"

UEFA'ya üye 55 ülke arasında eksi yüzde 156. Bizden sonra İsrail yüzde eksi 58 ile geliyor. Onun arkasında Polonya eksi 36’larda. Geriye kalan tüm ülkelerin bilançoları artı veriyor. Uluslararası anlamda; UEFA’nın nezdinde çok sıkıntılı ekonomik durumu olan veya çok sıkıntılı bilanço ve finansal sıkıntılarla yüz yüze olan bir yapımız var. Bunların ardından pandemi. Pandemide seyircisiz futbol oynama, ürün satışlarının düşüşü… Bu arada biz; geldiğimiz zaman söz verdiğimiz gibi her zaman bu yarışın içinde olacağız dedik. Şampiyonluk için 3-4 seneye ihtiyacımızı var ama her zaman yarışın içinde olacağız dedik. 146 resmi maç oynamışız dört sezonda. 2018’den bu yana. 280 puan toplamışız. Bizim arkamızdan 270 puan ile Beşiktaş geliyor. Onun arkasından Galatasaray 261 puan ve onun arkasından da 254 puan ile Fenerbahçe geliyor. Bunun anlamı şu; son dört senenin de lideri bizi. Kupa sayısına baktığımızda iki Süper Kupa, bir lig bir de Türkiye Kupamız var. Galatasaray’ın bu dört yıllık süre içerisinde bir Süper Kupa, bir lig kupası ile bir Türkiye Kupası ve aynı şekilde Beşiktaş’ın üç kupası var. Fenerbahçe’nin henüz kupası yok bu dört senelik süreç içerisinde. Dört kupayla da bugüne kadar vermiş olduğumuz emeğin karşılığını aldığımızı düşünüyorum ama bütün bunların hepsini yaparken burada  başkan o kadar önemli değil. Bunu bir başkanın ya da bir kişinin başarısı olarak değerlendirdiğimiz zaman hayatımızın hatasını yapmış oluruz. Buna camia inandığı, destek verdiği ve sarıldığı takdirde başarabilirsiniz. Malzemecisinden, şoföründen, sağlık ekibinden, garsonundan, aşçısından, profesyonel kadrodan, genel müdürden, yöneticisinden, teknik heyetinden, taraftarından, eski başkanlar, eski kurul başkanları ve tüm taraftar olarak bir bütün olmayı becerebildiğiniz takdirde başarı Trabzonspor kalibresindeki bir kulüp için kaçınılmazdır. Başarısızlık söz konusu bile değildir.

"PSG BAŞKANINA ŞAMPİYON OLDUĞUMUZDA BİZİ ÇAĞIRIN KUTLAMANIN AYNISINI PARİS'TE DE YAPARIZ DEDİM"

Başarı dediğimizde bu da her sene şampiyonluk anlamına gelmemeli. Neticede bugün şampiyonluk mücadelesi veren 5-6-7 takım var. Hepsi de şampiyonluk provası ile yola çıkıyor, harcamalarını, planlamalarını ona göre yapıyor. Ama adil rekabet düzenini sağladığımız takdirde hem ülke futbolunun gelişmesini hem de Türk futbolunun marka değerini artıracaktır. Bunun sonunda ipi göğüslerseniz ne mutlu size. Biz bunu geçen sene hep birlikte başardık. Burada kulüp başkanı, herhangi bir oyuncumuz, hocamız, yöneticimiz… Hepimiz büyük şampiyonluk duvarındaki tek bir tuğladan ibaretiz. Bütün o tuğlalar bir araya geldiği zaman muhteşem bir şampiyonluk yaşadık. Muhteşem bir kutlamaydı. Asla ve asla planlanmış ve programlanmış değildi. Tabi ki planladı meydanda ve Millet Parkında kutlama yapılacak, stadyumda kutlama yapılacak şeklinde… Ama öyle bir kutlama yapıldı ki tüm basına, tüm dünya basınına yayıldı. O kadar güzel bir şekilde yansıdı ki; Paris Saint Germain’in Başkanı UEFA’nın toplantısında tokalaştıktan sonra ‘Başkan… O ne muhteşem bir kutlamaydı. Ben hayatımda böyle bir şey görmedim’ dedi. Ben de: ‘Seneye şampiyon olduğumuzda bizi çağırın aynısını Paris’te de yaparız’ dedim.

"ŞAMPİYONLUK KUTLAMALARINDAKİ SAĞDUYU, BENİ ŞAMPİYONLUK KADAR MUTLU ETTİ"

Bu kutlamalarda tek bir silah atılmaması; camiamızın, Trabzonsporumuzun ne kadar sağduyulu olduğunun göstergesiydi. Yıllarca bizim üzerimizden ters algılar yapılmaya çalışıldı. Trabzonspor taraftarı, Trabzonspor camiası ülkeye çok farklı şekilde ülkeye anlatılmaya çalışıldı. Ama tek bir el silah dahi atılmadan milyonlara varan insanların kutlaması tüm dünyaya örnek oldu. Bu kadar sağduyulu davranan taraftarımıza, camiamıza teşekkür etmek istiyorum. Bu şampiyonluk kadar önemliydi hatta şampiyonluktan daha önemliydi. En ufak bir kaza, istenmeyen bir olay bizim şampiyonluğumuzu çok farklı yerlere götürebilirdi. Bunun için çalışanlar da oldu. Hatta o gece de uğraşanlar oldu. Fakat o gece, milyona varan taraftarımızın yapmış olduğu kutlama hepsine verilecek en güzel cevaptı. Bundan daha güzel bir cevap olamazdı. Bu açıdan sezonu değerlendirecek olduğumuz zaman şampiyonluk kadar şampiyonluk kutlamalarına gösterilen sağduyu ve coşku en az şampiyonluk kadar beni mutlu etti. Bundan sonrası için Türkiye’de şampiyon olmak zor. Trabzon’da şampiyon olduktan sonra işiniz çok daha zor. Çünkü Trabzon insanı hep en iyisini ister. UEFA sıralamasında 156. sıradaydık. İlk defa ön eleme oynadık. Bu da bizim şanssızlığımız. O da bize denk geldi. Orada en büyük eleştiri ‘Neden ilk 32’ye giremediniz’ ama 156.’ydık. O coğrafyanın insanları hep bunu istedi. En iyisini, en güzelini ister, en başarılı olmayı ister. Onun için şampiyon olmak zor ama ondan sonraki süreci yönetmek ondan çok daha zor. İnşallah görev süremiz içerisinde taraftarlarımızın bizden olan bu beklentisini de karşılamayı Allah bize nasip eder, şampiyonluğu nasip ettiği gibi. Bu camia kenetlenirse Trabzonspor’un başarısız olma şansı yok. Yeter ki birbirimizden kopmayalım. En ufak bir olumsuzlukta yeter ki birbirimizi yıpratmayalım. Çünkü birbirimizi yıpratmaya başladığımız zaman bundan en büyük zararı kulüp ve takım görüyor. Birlikte olduğumuz sürece başta kimin olduğu önemlim değil, bir bütün olarak hareket edersek, sadece kulübümüzü, takımımızı desteklersek bu başarı sürdürülebilir bir hale gelir. “

Ahmet Ağaoğlu'na konuşmasının ardından Hüseyin Kocabaş tarafından, Trabzonsporlu denizciler adına plaket takdim edildi.

Daha sonra Ahmet Ağaoğlu; 2021-2022 sezonu şampiyonluk pastasını kesti.

Gece; müzik dinletisi ve horon gösterileri ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

HABERİN KAYNAĞI: TURKDENİZ.COM