Dijital Denizlerin Yeni Piri’si: Veriden Vatan Çizmek

Dijital Denizlerin Yeni Piri’si: Veriden Vatan Çizmek

16. yüzyılın dâhisi Gelibolulu Pirî Reis, sadece bir haritacı ya da denizci değildi. O, bir çağın ötesini görebilen vizyoner bir bilim insanıydı.

Çağlar Ötesinden Bir Vizyon: Pirî Reis'in Mirası

16. yüzyılın dâhisi Gelibolulu Pirî Reis, sadece bir haritacı ya da denizci değildi. O, bir çağın ötesini görebilen vizyoner bir bilim insanıydı. Günümüzde onu anlamak için, ceylan derisine çizdiği haritaların ötesine bakmamız gerekiyor. Pirî, o dönemde bilginin sınırlarını zorlamış, henüz keşfedilmemiş kıtaları dahi haritalarına dâhil edecek kadar güçlü bir analiz ve sentez yeteneğine sahipti. Kitâb-ı Bahriye adlı eseri ise sadece bir denizcilik kılavuzu olmanın ötesinde, sistematik bir bilgi derlemesi ve bilimsel bir yaklaşımın ürünüydü.

Bugün, Pirî Reis'in mirasını anlamak için kendimizi bir düşünce deneyine davet edelim: Ya Pirî Reis günümüzde yaşasaydı? Bu sorunun cevabı bizi, onun beş farklı teknolojik karakterde yeniden doğduğu bir senaryoya götürüyor. Her biri, modern teknolojinin farklı bir alanında Pirî'nin vizyoner ruhunu taşıyan bu karakterler, dijital çağda Türk denizciliğinin ve teknolojisinin nasıl şekillenebileceğini gösteriyor.

Öğrenci Pirî – Veri Okyanuslarında Bir Kâşif

Günümüzün genç Pirî'si, Rönesans döneminin kütüphaneleri yerine, dijital veri havuzlarında dolaşıyor. Onun laboratuvarı artık fiziksel değil, sanal. GitHub, Kaggle ve çeşitli açık veri platformları, onun yeni keşif alanları. Elinde pergel ve cetvel yerine, Python ve R kodları ve makine öğrenimi algoritmaları var.

Bu genç kâşif, dünyanın dört bir yanındaki okyanus sensörlerinden, uydu verilerinden, deniz akıntıları ve meteoroloji istasyonlarından gelen büyük veriyi (Big Data) analiz ediyor. Onun için bilgi, paylaşıldıkça değerlenen ve çoğalan bir hazine. Açık kaynak kültürünü benimsiyor ve "bilgi paylaşıldıkça vatana hizmet eder" kuralıyla hareket ediyor.

Pirî'nin tarihsel araştırma yöntemlerini günümüze uyarladığımızda, o artık Kristof Kolomb'un el yazmalarını değil, otonom gemilerin loT kayıtlarını, uydu görüntülerini ve sosyal medyada paylaşılan denizcilik verilerini analiz ediyor. Bu verileri harmanlayarak, geleneksel yöntemlerle ulaşılamayacak tahminler geliştiriyor.

Hoca Pirî – Dijital Dönüşümün Bilge Rehberi

Üniversite kürsüsünde karşımıza çıkan bu Pirî, siber-fiziksel sistemler alanında dünyaca tanınan bir profesör. Derslerinde artık tebeşir ve karatahta yok; elinde tuttuğu tabletten Akdeniz'in üç boyutlu, gerçek zamanlı simülasyonunu öğrencilerine aktarıyor.

Hoca Pirî'nin en önemli vurgusu, geleneksel denizcilik bilgisinin dijital teknolojilerle sentezlenmesi gerekliliği. "Sadece rüzgârı koklamayın, sensör verisini okuyun" diyerek, duyusal deneyimle teknolojik verinin birleşiminin önemini vurguluyor. Siber-Bahriye adını verdiği ders serisinde, modern denizciliğin yeni pusulasının veri analitiği ve yapay zekâ olduğunu anlatıyor.

Bu akademik vizyoner, nesnelerin interneti (IoT) teknolojisiyle donatılmış "Akıllı denizler" bakış açısını geliştiriyor. Denizdeki her nesnenin -gemilerin, şamandıraların, petrol platformlarının- birbiriyle konuştuğu, veri alışverişi yaptığı bir ekosistem hayal ediyor. Bu vizyon, sadece teorik değil; öğrencileriyle birlikte geliştirdiği yerli yazılımlarla hayata geçiriliyor.

Araştırmacı Pirî – Dijital İkiz'in Öncü Mimarı

Savunma sanayii ve araştırma kurumlarında karşılaştığımız bu Pirî, Türkiye'nin mavi vatan stratejisinin teknolojik altyapısını inşa ediyor. Laboratuvarı, dev ekranlardan oluşan bir komuta merkezini andırıyor. Bu ekranlarda, Akdeniz'in ve Ege'nin her dalgası, her akıntısı, her derinlik ölçümü gerçek zamanlı olarak izleniyor ve analiz ediliyor.

Araştırmacı Pirî'nin başyapıtı, Akdeniz'in tam ölçekli dijital ikizi (Digital Twin) yani "Mavi Vatan’ın Dijital Muhafızı". Bu sanal model, fiziksel denizin tüm özelliklerini, davranışlarını ve dinamiklerini simüle edebiliyor. Bir gemi henüz limandan ayrılmadan, rotasının tüm zorlukları bu sanal ortamda test edilebiliyor. "Simülasyonda batan gemi, gerçekte batmaz" prensibiyle hareket eden Pirî, denizcilikte hata payını sıfıra indirmeyi hedefliyor.

Yapay zekâ tabanlı modelleriyle sadece deniz trafiğini değil, çevresel tehditleri de tahmin edebiliyor. Deniz kirliliği, müsilaj oluşumu, istilacı türlerin yayılımı gibi sorunları henüz ortaya çıkmadan tahmin edebilen sistemler geliştiriyor. Bu çalışmalar, sadece ekonomik değil, ekolojik bir sorumluluk anlayışını da yansıtıyor.

Armatör Pirî – Otonom Filoların Küresel Komutanı

Özel sektörde karşımıza çıkan bu Pirî, dünya deniz ticaretinde devrim oluşturuyor. Geleneksel armatörlük anlayışını kökten değiştirerek, tam otonom ve insansız ticaret filosunu hayata geçiren öncü bir girişimci. İstanbul Boğazı'na bakan ofisinden, dünyanın dört bir yanındaki gemilerini yönetiyor.

Armatör Pirî'nin felsefesi basit ama dönüştürücü: "Lojistik sadece yük taşımak değil, veri taşımaktır." Gemileri, yüzer veri merkezleri gibi çalışıyor. Her gemi, deniz şartları, motor başarımı, yakıt tüketimi ve diğer gemilerle ilgili sürekli veri topluyor ve paylaşıyor.

Yerli yapay zekâ algoritmalarıyla mükemmelleştirilen rotalar, sadece mesafeye değil; hava şartlarına, akıntılara, yakıt verimliliğine ve liman yoğunluklarına göre belirleniyor. Bu yaklaşım, yakıt tüketimini önemli ölçüde azaltırken, taşıma sürelerini de mükemmelleştiriyor. Pirî'nin filosu, çevresel sürdürülebilirlik ile ekonomik verimliliği birleştiren bir model sunuyor. Veriyle mükemmelleştirilen  rotalar, karbon ayak izimizi de siliyor.

Girişimci Pirî – Millî Teknoloji Hamlesinin Yıldızı

Teknoparklarda filizlenen bu Pirî, Türk denizcilik teknolojisini küresel arenaya taşıyan bir unicorn girişimin kurucusu. Üzerinde "Yerli ve Millî" yazan ceketiyle, yerli teknolojinin sadece bir savunma meselesi değil, ekonomik bir fırsat olduğunu gösteriyor.

Girişimci Pirî'nin geliştirdiği bulut tabanlı yazılım (SaaS) platformu, denizcilik sektöründe tam bir oyun değiştirici. Bu platform, gemilerin birbiriyle, limanlarla ve kara merkezleriyle güvenli ve verimli bir şekilde iletişim kurmasını sağlıyor. "Kadırgalardan buluta giden yol, bizim yolumuzdur" diyerek, tarihsel miras ile teknolojik gelecek arasında köprü kuruyor.

Akıllı liman yönetim sistemleri, gemi trafik en iyileme yazılımları, yük takip sistemleri gibi ürünleriyle Türk yazılımını dünyaya tanıtıyor. Sadece ticari bir başarı değil, aynı zamanda Türkiye'nin yumuşak gücünü denizcilik teknolojisi alanında gösteren bir diplomat gibi çalışıyor.

Dijital Çağda Pirî'nin Ruhu: Bir Mirasın Yeniden Doğuşu

Bugünün Pirî Reis'i, sadece bir haritacı veya denizci değildir. O, verinin amirali, algoritmaların kaptanı, dijital dönüşümün stratejisti olurdu. Ceylan derisi haritaların yerini, bulut tabanlı veri platformları; pusulasının yerini, yapay zekâ destekli karar destek sistemleri oluştururdu.

Pirî'nin ruhu, bugün yerli sensörlerle donatılmış araştırma gemilerinde, millî işletim sistemleriyle çalışan otonom deniz araçlarında, Türk mühendislerin geliştirdiği simülasyon yazılımlarında yaşıyor. Onun 500 yıl önce gösterdiği vizyoner cesareti, dijital dönüşümle taçlandırmak bizim neslimizin sorumluluğudur.

Sonuç: Mirası Sahiplenmek ve İleri Taşımak

Pirî Reis'in mirası, sadece geçmişe bakıp gurur duymak değil, onun vizyoner ruhunu içimizde yaşatarak geleceği inşa etmektir. Bu miras, hepimize sesleniyor.

Haydi, hep birlikte Pirî gibi bakalım:

Ufkun ötesini görelim: Mevcut teknolojiyle yetinmeyelim, geleceğin denizlerini ve gerektirdiği teknolojileri hayal edelim.

Veriyi okuyalım: Denizi, dalgaların ve rüzgârın ötesinde, onlardan gelen veri akışlarıyla anlayalım.

Dijital düşünelim: Her sorunu, dijital dönüşüm bakış açısıyla çözüm üretebilecek şekilde ele alalım.

Millî üretelim: Sahip olduğumuz kaynak, beyin gücü ve tarihî birikimle, yurtdışına bağımlı olmayan teknolojiler geliştirelim.

Küresel lider olalım: Ürettiklerimizle, sadece iç pazarda değil dünya denizlerinde söz sahibi olalım.

Bu çağrı sadece denizciler veya mühendisler için değil; yazılımcısı, girişimcisi, akademisyeni, öğrencisi, devlet adamı ve özel sektör yöneticisiyle topyekûn bir milletin hamlesidir. Denizler bizi çağırıyor. Dijital dalgalar, yeni keşifler için hepimizi bekliyor. Pusulamız teknoloji, yelkenlerimiz inovasyon, rotamız ise Millî Teknoloji Hamlesi olsun.

Çünkü gerçek vatanseverlik, Pirî Reis’ten aldığımız cesaretle, çağın gerektirdiği teknolojiyi hep birlikte üretmekten geçer.

Prof. Dr. Hüseyin TOROS

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi

 

İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü