IMO, SEKTÖRÜN KARBON AYAK İZİNİ AZALTACAK POLİTİKALARI HAYATA GEÇİRMEKTE ETKİSİZ KALMAKLA ELEŞTİRİLİYOR

IMO, SEKTÖRÜN KARBON AYAK İZİNİ AZALTACAK POLİTİKALARI HAYATA GEÇİRMEKTE ETKİSİZ KALMAKLA ELEŞTİRİLİYOR

Deniz taşımacılığı her yıl 1,000 Mt CO2’ye neden oluyor. Bu oran, küresel CO2 emisyonlarının yüzde 3’ünü oluşturuyor.

Avrupa Ulaşım ve Çevre Federasyonu (T&E), Avrupa’da sürdürülebilir ulaşımı teşvik eden, ulaşım ve çevre alanında çalışan sivil toplum kuruluşları için bir şemsiye niteliğinde. Avrupa’nın denizcilik emisyonlarıyla mücadele eden bir çevre kuruluşu olan T&E, Avrupa'da deniz taşımacılığının hava kirliliği ve iklim üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla Temiz Denizcilik Koalisyonu (Clean Shipping Coalition) üyeleri ile birlikte çalışıyor.

Deniz taşımacılığı her yıl 1,000 Mt CO2’ye neden oluyor. Bu oran, küresel CO2 emisyonlarının yüzde 3’ünü oluşturuyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), sektörün karbon ayak izini azaltacak politikaları hayata geçirmekte etkisiz kalmakla eleştiriliyor.

Avrupa Ulaşım ve Çevre Federasyonu (T&E) ise, Avrupa’da sürdürülebilir ulaşımı teşvik eden, ulaşım ve çevre alanında çalışan sivil toplum kuruluşları için bir şemsiye niteliğinde. Avrupa'nın denizcilik emisyonlarıyla mücadele eden bir çevre kuruluşu olan T&E, Avrupa›da deniz taşımacılığının hava kirliliği ve iklim üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla Temiz Denizcilik Koalisyonu (Clean Shipping Coalition) üyeleri ile birlikte çalışıyor.

T&E, Avrupa limanlarını yol açtıkları karbon emisyonları doğrultusunda değerlendirdi ve karbon ayak izi en yüksek olan limanları sıraladı.

T&E sıralamasına göre, Rotterdam Limanı, Avrupa kıtasında karbon ayak izi en yüksek liman konumunda. Rotterdam Limanı her yıl 14 milyon ton CO2 emisyonuna yol açıyor. Bu oran, Avrupa kıtasının en büyük beşinci kirleticisi konumunda olan Alman kömür santrali Weisweiler’ın yol açtığı karbon emisyonuna eşit.

Sektörde mevcut senaryo devam eder ve diğer sektörler karbon yeşillendirmede doğrudan bir etkiye sahip olabilirler. Bu kapsamda, hidrojen tabanlı yakıt ikmali altyapısı ve gemilerin motorlarını kapatıp limanda elektriğe bağlanmalarını sağlayacak kıyı elektrifikasyonu gibi yenilikçi teknolojilerin hayata geçirilmesi gerekiyor. AB’de görüşülmekte olan Yeşil Altyapı Yasası’nın (AFIR) 2022’nin ikinci yarısında tamamlanması bekleniyor. Bu yasa, limanlara da önemli bir çağrı niteliği taşıyor.” emisyonlarını küresel ısınmayı 2 derecenin altında tutacak şekilde azaltırlarsa, deniz taşımacılığı 2050 yılına kadar küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 10’unu temsil edebilir.

T&E tarafından yapılan değerlendirme, taşıma sürecinin yanı sıra, gemilerin yükleme, boşaltma ve yakıt ikmali gibi liman faaliyetlerinden kaynaklanan karbon emisyonlarının da önemli bir paya sahip olduğunu ortaya koyuyor.

T&E tarafından yapılan açıklamada, “Lojistik endüstrisi hızlı bir şekilde büyüyor. Avrupa limanları temiz yakıt kullanımına yönelik talimatları yerine getirmek konusunda isteksiz davranmamalı” yorumuna yer veriliyor.

T&E’nin verilerine göre, 2012 ve 2019 yılları arasında Avrupa’nın en yoğun konteyner limanı olan Rotterdam limanındaki kargo hacimleri yüzde 13 oranında artmış durumda.

Kaynak: Dünya Gazetesi