Limanlar yeşil dönüşümde kritik rol üstleniyor

Limanlar yeşil dönüşümde kritik rol üstleniyor

Limanlar, uluslararası yük taşımacılığının büyük kısmına hakim olan denizyolu taşımacılığının en önemli alt yapı bileşenlerinden biri konumunda.

Limanlar, deniz ve kara ulaşım ağlarını birbirine bağlayarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltmada kritik bir rol üstleniyor. Bu nedenle AB Yeşil Mutabakatı’nın önemli odak noktalarından biri konumundalar.

Liman faaliyetlerinin ve altyapısının çevresel etkileri, karbon emisyonlarından, toprak ve su kirliliğine, biyoçeşitlilik kaybından, kıyı erozyonuna, kıyı toplulukları ve liman kentleri sakinlerinin sağlığına kadar oldukça geniş kapsamlı ve çok boyutlu bir yapıya sahip. Bu faaliyetler aynı zamanda, atık yönetimi, toprak bozulumu gibi farklı alanlarda ekonomik maliyetlere de neden olabiliyor. Dolayısıyla limanlar, deniz ve kara ulaşım ağlarını birbirine bağlayarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltmada kritik bir rol üstleniyor.

Geçtiğimiz son 10 yıl boyunca, limanlar da dahil olmak üzere denizcilik sektörünü karbondan arındırma çabaları hız kazanmış durumda.

Bu kapsamda, Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan “Sürdürülebilir ve Akıllı Hareketlilik Stratejisi”, ulaşım sisteminin yeşil ve dijital dönüşüme uyum sağlaması ve COVID-19 salgını göz önünde bulundurularak gelecekteki krizlere karşı daha dirençli hale gelmesi için atılması gereken adımları ortaya koyuyor.

Bugün sera gazı emisyonlarının dörtte birini oluşturan ulaştırma sektörü, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş hedefinin en önemli odak noktalarından birisi.

Dolayısıyla, AB’nin karbon nötr bir kıta olma yönündeki hedefine ulaşabilmesi için, ulaşım kaynaklı emisyonlarda, 2050 yılı itibariyle yüzde 90 azaltım yapılması ve karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu olmak üzere tüm ulaşım sektörlerinin belirlenen emisyon azaltım hedefine katkı sağlaması gerekiyor.

Tüm ulaşım modlarının daha sürdürülebilir hale getirilmesi; sürdürülebilir alternatiflerin yaygınlaştırılması ve ulaşımda yeşil geçişi sağlamak için doğru teşviklerin ele alınması gerekliliği üzerine yapılanan strateji, somut önlemleri de kapsıyor.

Multimodal taşımacılık gelişecek

Sektör uzmanlarına göre, karbon emisyonlarının azaltıması hedefini, multimodal taşımacılığın gelişmesini destekleyecek bir etki yaratacak. Uzmanlar, otomatikleştirilmiş ve bağlantılı multimodal hareketliliğin, dijitalleşmenin sağladığı akıllı trafik yönetim sistemleriyle birlikte sürdürülebilir tedarik zincirlerinin oluşturulmasında önümüzdeki dönem daha da önem kazanacağı ifade ediliyorlar. Bunun yanı sıra, sürdürülebilir hareketliliğin desteklemesinde finans sektörünün de çok önemli bir rol üstleneceğine dikkat çekiliyor.

Limanlar yarının “yeşil enerji hub”ları

Limanların önümüzdeki dönemde, “entegre elektrik sistemleri, hidrojen ve diğer düşük karbonlu yakıtlar ve özellikle de döngüsel ekonomi uygulamaları için yeni “temiz enerji hub”larına dönüşmesi hedefleniyor. Limanların kendi operasyonlarını karbondan arındırmasına yönelik ise farklı uygulamalar gündemde. Bunlardan biri; gemilerin limanlarda bulundukları zamanlarda ortaya çıkan emisyon miktarının azaltılması için kullanılan “Cold Ironing” (Soğuk Ütüleme) yani karasal elektrik enerjisinden faydalanma yöntemi. Alternatif yakıt zincirlerinin uygulanması, yerel endüstriyel simbiyoz ve döngüsel ekonomi uygulamaları, liman endüstrileri ve operasyonları için yeşil enerji tedariği; sanayi bölgelerinin ekolojik alanlara dönüştürülmesi gündeme gelen diğer uygulamalar arasında sıralanıyor.

Akıllı teknolojiler ve iş birlikleri

Önümüzdeki dönemin olmazsa olmazlarından biri akıllı teknolojiler ve dijitalleşme. Liman çağrı sürecinin optimizasyonu, çeşitli paydaşlar arasında ortak çalışma platformları, veri paylaşım sistemleri, gümrük ve idari süreçlerin dijitalleşmesi, uluslararası hızlı ticareti kolaylaştıran yazılımlar ve yönetim modelleri bu süreçte gündeme gelen yenilikçi uygulamalardan sadece bazıları.

Limanların yeşil dönüşümünde akıllı teknolojiler kadar önem taşıyan bir diğer konu da paydaşlar arası iletişim ve iş birlikleri. Stratejik açıdan bakıldığında, limanlarda yaşanan yeşil dönüşümün, yerel toplumlardan bağımsız olarak gerçekleşmesi mümkün değil. Bu nedenle, iş dünyasından, sivil topluma, yerel yönetimlerden, fikir liderlerine kadar tüm paydaşların iletişim içinde olması ve limanların ekonomik olduğu kadar, sosyal ve çevresel etkisinin de doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.

Kaynak: Dünya Gazetesi