"Verilere Göre Petrol Kirliliğinin Yüzde 81’i Gemilerle Bağlantılı"
Uydu izleme kuruluşu SkyTruth tarafından hazırlanan yeni bir küresel analiz, her yıl yaklaşık 1,58 milyon kilometrekarelik okyanus yüzeyinin petrol sızıntılarıyla kaplandığını ortaya koydu.
Denizlerdeki petrol kirliliğinin yalnızca büyük kazalardan kaynaklanmadığı, gemilerin günlük faaliyetleriyle bağlantılı kronik sızıntıların da küresel ölçekte ciddi bir çevre sorunu oluşturduğu ortaya çıktı.
Uydu izleme kuruluşu SkyTruth tarafından hazırlanan yeni bir küresel analiz, her yıl yaklaşık 1,58 milyon kilometrekarelik okyanus yüzeyinin petrol sızıntılarıyla kaplandığını ortaya koydu. Araştırmaya göre bu alanın yüzde 90’dan fazlası ulusal sular içerisinde ve çoğunlukla kıyılara yakın bölgelerde bulunuyor.
Sızıntıların büyük bölümü gemilerle bağlantılı
2023-2025 yılları arasında elde edilen Sentinel-1 uydu radar görüntülerinin, SkyTruth’ın Cerulean izleme platformundan alınan verilerle birlikte incelendiği araştırmada çarpıcı sonuçlara ulaşıldı.
Analize göre, kaynağı belirlenebilen yıllık petrol sızıntısı alanının yüzde 81’i gemilerle ilişkilendiriliyor. Bu kapsamda AIS sistemi üzerinden takip edilen gemilerin yanı sıra, takip sinyali göndermeyen ve denizcilik sektöründe “karanlık gemiler” olarak tanımlanan araçlar da yer alıyor.
Petrol sızıntılarıyla en fazla ilişkilendirilen gemi grubu ise ticari gemiler oldu.
Kızıldeniz, Basra Körfezi ve Karadeniz öne çıkıyor
Uydu verileri, petrol kirliliğinin belirli bölgelerde yoğunlaştığını da gösterdi.
Kızıldeniz, Basra Körfezi, Akdeniz ve Karadeniz, Batı Afrika açıkları ve Endonezya çevresindeki sular, araştırmada öne çıkan kirlilik noktaları arasında yer aldı.
SkyTruth ayrıca bazı gemi bayraklarının, sahip oldukları filo büyüklüğüne oranla petrol sızıntılarıyla daha fazla ilişkilendirildiğini belirledi. Palau, Panama, Malta ve Kıbrıs bu ülkeler arasında sıralanırken, bulgular bayrak devletlerinin denetim mekanizmalarına ilişkin soru işaretlerini gündeme getirdi.
16 gemi özellikle dikkat çekti
Araştırmada, uydu tarafından gözlemlenen geçişlerin yüzde 10’undan fazlasında petrol sızıntılarıyla ilişkilendirilen 16 gemi tespit edildi.
Bunun yanı sıra, özellikle Endonezya ve Nijerya açıklarında bulunan bazı açık deniz tesisleri de petrol sızıntılarıyla bağlantılı olarak belirlendi.
Koruma alanlarının çoğunda kirlilik daha düşük
Deniz koruma alanlarında ise genel tablo görece daha olumlu. Araştırmaya göre, incelenen koruma alanlarının yaklaşık yüzde 75’inde, çevredeki sulara kıyasla daha düşük petrol sızıntısı yoğunluğu kaydedildi.
Ancak Karadeniz ve Meksika Körfezi’ndeki hassas deniz habitatlarının kronik petrol kirliliğinden etkilenmeye devam ettiği bildirildi.
“Manşetlere taşınan kazalardan çok daha sık”
SkyTruth Baş Teknoloji Sorumlusu Karl Wuster, kronik petrol kirliliğinin kamuoyunun gündemine gelen büyük petrol kazalarından çok daha sık yaşandığına dikkat çekti.
Araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer önemli sorun ise açık denizlerdeki izleme eksikliği oldu. Uydu kapsamının sınırlı olması nedeniyle okyanusların geniş bölümleri yeterince gözlemlenemiyor. Ayrıca gemilerin karmaşık ve şeffaf olmayan sahiplik yapıları, kirlilikten sorumlu aktörlerin belirlenmesini ve hesap verebilirliğin sağlanmasını zorlaştırıyor.
TÜRK DENİZ MEDYA



0 Yorum