ABD’nin Deniz Gücü, Ticari Denizciliğin Sınırlarını mı Zorluyor?

ABD’nin Deniz Gücü, Ticari Denizciliğin Sınırlarını mı Zorluyor?

ABD, Venezuela’nın petrol ihracatına yönelik baskısını denizlerde artırıyor.

ABD, Venezuela’nın petrol ihracatına yönelik baskısını denizlerde artırıyor.

Trump yönetimi, Venezuela ile bağlantılı yedinci petrol tankerine Salı günü operasyon düzenleyerek geminin kontrolünü ele geçirdi. Son hamle, Washington’un Caracas’a karşı yürüttüğü sert politikanın denizcilik ayağının ne denli genişlediğini gözler önüne serdi.

Hedefteki Tanker: Sagitta

El konulan Sagitta adlı petrol tankerinin sicil kayıtlarına göre gemi, Hong Kong merkezli bir şirket tarafından sahipleniliyor ve işletiliyor. Ancak geminin geçmişi, yaptırımlarla örülü. Sagitta, Rus petrolünün taşınmasındaki rolü nedeniyle bir yılı aşkın süre önce ABD ve Birleşik Krallık tarafından yaptırım listesine alınmıştı. Bu süreçte rotasını Venezuela’ya çeviren geminin bayrak statüsünün belirsizleşmesi, “gölge filo” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

"Venezuela’dan Çıkacak Petrol Bizim Denetimimizde Olacak"

ABD, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada operasyonun siyasi ve stratejik mesajını net biçimde verdi. Açıklamada, “Başkan Trump’ın Karayipler’de yaptırım altındaki gemilere yönelik oluşturduğu karantinanın ihlal edilmesine izin verilmeyeceği” vurgulandı. Washington, Venezuela’dan çıkan petrolün yalnızca “hukuka uygun ve ABD tarafından koordine edilen” sevkiyatlarla taşınabileceğini açıkça ortaya koyuyor.

Gölge Filo Baskı Altında

Son dönemde özellikle “gölge filo” olarak adlandırılan, bayrağı sık değişen, AIS sistemlerini kapatan ve karmaşık şirket yapılarıyla faaliyet gösteren tankerler, ABD ve müttefiklerinin radarında. Denizcilik çevrelerinde, artık yalnızca teknik gizlenme yöntemlerinin yeterli olmadığı; uydu takibi, finansal izleme ve hukuki yaptırımların entegre şekilde uygulandığı yeni bir döneme girildiği konuşuluyor.

Denizcilik Sektörü İçin Uyarı

Sektör temsilcileri, Venezuela bağlantılı yükler konusunda faaliyet gösteren armatörlerin ve charterer’ların, hukuki durum tespiti (due diligence) süreçlerini daha da sıkılaştırmaları gerektiği konusunda uyarıyor. Aksi halde, bir geminin tek bir seferi dahi uzun süreli el koyma, ağır para cezaları ve ticari itibar kaybıyla sonuçlanabiliyor.

TÜRK DENİZ MEDYA