ALEMDAR'IN HİKÂYESİNİ, ROMANIN YAZARI OSMAN AZMAN TÜRK DENİZ MEDYA'YA ANLATTI...

ALEMDAR'IN HİKÂYESİNİ, ROMANIN YAZARI OSMAN AZMAN TÜRK DENİZ MEDYA'YA ANLATTI...

Alemdar Gemisinin Fransız G27 gambotu ve personelinin esaretinden kurtulmasının 101. yıldönümünde ‘Alemdar’ kitabının yazarı Osman Azman ile bir araya geldik.

Osman Azman, gerçek hikayelere dayanan ‘Alemdar’ romanı ile ilgili sorularımızı cevapladı. Osman Azman’a bu keyifli röportaj için teşekkürlerimizi sunarken; siz değerli okuyucularımızı röportaj ile baş başa bırakıyoruz...



Öncelikle okuyucularımıza Alemdar'dan bahsedebilir misiniz? Kitabınızı okuyan kişileri neler bekliyor?

ALEMDAR'ı okuyunca çok şaşıracaklarına inanıyorum. Çünkü Kurtuluş Savaşı'nın ilk ve tek deniz savaşını bugüne kadar pek kimse duymadığı ve bilmediği için böyle bir roman okuyucuyu şaşırtacaktır diye düşünüyorum.

Denizcilik tarihi ile ilgili yeterince kaynak olmadığı yönünde görüşler hakim. Siz, Alemdar ile hem bilgi verip hem de roman şeklinde okuyucuyu yakalamayı başardınız. Alemdar’ın ortaya çıkma hikayesini bizimle paylaşır mısınız?

Haklısınız. Denizcilik tarihimizle alakalı çalışmalar istenilen düzeye henüz gelmedi. Fakat Alemdar olayı ile alakalı 30’dan fazla kaynaktan istifade etmiş olmam, dönemle alakalı yapılan çalışmaların ve o dönem arşivlerinin epeyce olduğunu gösteriyor. ALEMDAR'ın ortaya çıkışı bir platformda yaşanan ve benim de şahit olduğum "Alemdar Savaşı oldu mu, olmadı mı" tartışması neticesinde gerçekleşti. Böyle bir olayın var olduğu söylenmesine rağmen inanmayıp hiç olmamış gibi düşünenleri görünce Alemdar olayının gerçekten yaşandığını ve bu konuyla alakalı bir çalışma yapabileceğimi düşündüm. Yani bir anda ortaya çıktı diyebilirim. Aslında yeni bir roman yazmayı düşünüyordum, fakat ne yazacağıma karar veremiyordum. Bu tartışma bana ilham oldu ve o an bu konuyu çalışmam gerektiğine karar verdim.


Alemdar’da, bir roman olmasına rağmen gemi ve o dönem hakkında gerçek bilgiler yer alıyor. Gerçek bilgilere ulaşma konusunda ne gibi zorluklar yaşadınız?

O dönemle alakalı ilk başta yeterince kaynak bulamayacağımı ve ciddi zorluk yaşayacağımı sanıyordum. Derinlemesine araştırma yapınca döneminkomutanlarının telgraf yazışmalarına, geminin personelinin anlattıklarına ve hatıralarına ulaştım. Pandemi şartları olmasına rağmen hepsini temin ettim. 6 aylık bir okuma süreci sonunda romanı yazmaya başladım.

Daha önceki açıklamalarınızda Alemdar’ın ders kitaplarında yer almaması yönünde bir serzenişiniz vardı. Bir eğitimci olarak bu hikayelerin yer alması öğrencileri olumlu yönde etkiler mi?

Alemdar olayını anlattığım her yerde bu serzenişimi yapıyorum ve ders kitaplarında bu olayın muhakkak yer almasını arzu ettiğimi belirtiyorum.  Sadece bu olayı değil, Karadenizlilerin Milli Mücadeleye katkılarını da ders kitaplarında görmek istiyorum. Bu konuda sesimi yetkililere duyurmaya çalışıyorum. Eğer Alemdar olayı ve Karadenizlilerin Milli Mücadeleye katkısı ders kitaplarında yer alırsa elbette öğrenciler olumlu yönde etkilenir ve ecdadıyla bir kez daha gurur duyar.


Kitabınızın baş kahramanı Recep Kahya’nın hikayesini bir de sizden dinlemek isteriz. Recep Kahya’ya denizcilik sektörü olarak gereken önemin verilmediğini mi düşünüyorsunuz?

Recep Kahya'nın hikayesi oldukça hüzünlü ve şehadet süreci de çok hazindir. Birinci Dünya Savaşı’nda İngilizlerin eline esir düşüp Hindistan'a gönderilen Recep Kahya'nın bir yolunu bularak kaçtığını ve İstanbul'a geldiğini biliyoruz. Yıllardır ailesini göremeyen Rizeli bir denizci olan Recep Kahya hem Milli Mücadeleye destek vermek hem de bu hasretini dindirmek için Alemdar gemisine gönüllü olarak dahil olmuştur. Ereğli Limanı’na yakın bir yerde Fransız savaş gemisinden atılan bir merminin isabet etmesi sonucu şehit olmuştur. O anları ve şehit olurken yanına gelen diğer denizcilerle paylaştığı duygularını anlatırken kaç kez gözyaşı döktüğüm hatırlamıyorum. Recep Kahya vatan için şehit düşmüş bir kahramandır ve ona daha fazla sahip çıkılmalıdır. Devletimiz, Recep Kahya'nın ismini yaşatmak için önümüzdeki süreçte çeşitli çalışmalar yapacaktır. Buna tüm kalbimle inanıyorum.

İlerleyen dönemlerde denizcilik tarihi ile ilgili başka çalışmalarınız olacak mı? Çalışmalarınız varsa okuyucu ile ne zaman buluşacak?

Evet, ilerleyen yıllarda Türk denizcilerinin başarılı faaliyetlerini anlatacağım başka bir çalışma yapmayı düşünüyorum. Milli Mücadele yıllarında İstanbul'da faaliyet gösteren gizli teşkilatlarla alakalı bir çalışma planlıyorum. Denizci olup Kurtuluş Savaşının kazanılmasında büyük fedakarlık yapanları asla unutmamalıyız. Bu hususta üzerime düzen vazife neyse onu seve seve yerine getirmeye gayret edeceğim. 

Bu vatan düşman işgalinden kolay kurtulmadı. Çok büyük fedakarlıklar yapıldı. Bunu yeni nesillere aktarmak zorundayız. "Vatan sevgisi imandandır" sözünü unutmamalıyız. Bize özgür bir vatan bırakmak için canını hiçe sayan ve şehit olmayı şeref bilen atalarımıza çok şey borçluyuz.


KAYNAK: TURKDENİZ.COM (ÖZEL HABER)