Ege ve Akdeniz kıyıları yüzmek için ne kadar güvenli?

Ege ve Akdeniz kıyıları yüzmek için ne kadar güvenli?

Dişleri inanılmaz keskin, kıtır kıtır teneke kutuları yiyor, balıkçıların ağlarına zarar veriyor, yem bulmak için kıyılara yaklaşıyorlar. Balon balıkları insanlar için ne kadar tehlikeli?

Türkiye sularına Süveyş'ten girerek Akdeniz ve Ege kıyılarına yerleşen istilacı balon balığının sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor. Bu artışta küresel ısınma önemli rol oynuyor.

Küresel ısınmaya bağlı olarak Akdeniz'de su sıcaklıklarının artması, bazı türlerin kendilerine yeni yaşam alanı bulmasını ve buralarda çoğalmasını sağlıyor. Balon balığı ülkemizde 2000’li yıllardan itibaren görülmeye başlansa da, son dört yılda özellikle Doğu Akdeniz’de sayıları gittikçe artıyor ve endişe yaratıyor.

Tehlike hissettiği zaman kendini şişirmesi nedeniyle 'balon balığı' olarak adlandırılan bu istilacı türün vücudunda barındırdığı zehir siyanürden 1200 kat daha etkili. Balon balığının zehri miktar olarak toplu iğne başı kadar ama bu balıkları tüketmek hatta onlara dokunmak bile ölüme neden olabiliyor.

Balon balığının popülasyonunu azaltmak isteyen Tarım ve Orman Bakanlığı, balıkçılara avlayıp getirdikleri kuyruk başına 5 lira ödüyor. Bu sayede sadece Antalya kıyılarında 36 bine yakın balon balığı avlandı ve kuyrukları yetkililere teslim edildi.

SUDA OYNAYAN ÇOCUĞUN PARMAĞINI KOPARDI

Ülkemizde kayıtlara geçen ilk balon balığı saldırısı 2019 yılında Mersin Anamur’da yaşandı. Dizine kadar gelen suda oynayan 8 yaşındaki E.B.D.’nin sol el yüzük parmağındaki son boğumunu bir balon balığı kopardı.

Başka balon balıklarını yiyen, balıkçı ağlarına ve teknelerine zarar veren, her türlü canlıya saldıran, teneke kutuyu kıtır kıtır dişleyen, hatta bir çocuğun parmağını koparan balon balıklarıyla ilgili haberler akıllara birçok soru getiriyor. Örneğin,  

• Deniz sezonunun açıldığı bu günlerde balon balıkları tatilciler ve yerel halk için bir tehlike oluşturuyor mu?

• Balon balıkları istilacı piranalar gibi denizde yüzen insanlara saldırabilir mi? 

• Balon balıkları kıyıya ne kadar yaklaşıyor? 

• Yetkili kuruluşlar balon balığının yaşadığı sahillerde denize girenlerin güvenliği için ne gibi çalışmalar yapıyor?

Bu soruları ve daha birçok önemli konuyu, Akdeniz ve Ege bölgesinde balon balıkları ile ilgili çalışmalar yapan yetkili isimlerle birlikte masaya yatırdık.

Balon balıkları neden bu kadar çoğaldı? 

Serkan Erkan: İstilacı türler, iklim değişikliği, suların ısınması, okyanus akıntısı, habitat kaybı, besin arayışı, kirlilik, akvaryum ve yetiştirme havuzlarından kaçış gibi doğal yollar ve insan kaynaklı etkenlerle yeni yaşam ortamlarına taşınır.

Ülkemiz sularında görülen en yayılımcı ve istilacı tür olan balon balıkları, hızlı adaptasyonları, yüksek üreme ve büyüme üreme yetenekleri, zehirli olduğu için üzerinde herhangi bir av baskısının olmaması, doğal avcılarının eksikliği ve ticari türler üzerindeki aşırı avcılık gibi etkenler sebebi ile Marmara’ya kadar yayılmış durumda.

Halit Filiz: Bir türü ortaya çıkarıp “İşte suçlu, yok edin” demek hiçbir etiğe sığmaz. Bu nedenle “Akdeniz ekosistemi yabancı/istilacı canlılar tarafından yok ediliyor, zarar görüyor” gibi söylemleri kaçak dövüşmek ve biraz da hedef saptırarak sorumluluktan kaçmak olarak görüyorum.

Balon balıkları denizel ekosistemde milyonlarca yıldır var olan yaklaşık 36.000 balıktürü içinde hayatta kalmaya çalışan bir grup. Tabii bu kadar çok türün (balıklar dışındaki diğer canlıları da düşünün) olduğu bir yerde hayatta kalabilme savaşı veren bazı türlerin silah geliştirme yeteneklerinin olması da kaçınılmaz. İşte bazı balon balıkları da bu silahları geliştirebilmiş ve bu nedenle zehirli ve tehlikeli olarak nitelendirdiğimiz balık türlerinden. Zehir özelliği bu balığı tüketen canlılara verebileceği zarar…

Burada önemli görülmesi gereken nokta karar vericilerin de istilacı türler konusunda adım atmış olması. Bu destekten yararlanabilecek kitle bellidir, yani öyle her balon balığı yakalayan bu destekten yararlanamaz. Balon balıklarının avlamasını ruhsat tezkeresine sahip balıkçı gemisi ile su ürünleri avcılık faaliyeti yapan balıkçılar gerçekleştirebilecek. 

Bilgi eksikliği ile “Ben bu balığı avlarım” diyen ya da haberlerde okuduğumuz gibi “Ben bu balığı yerim” diyenler, felç, bilinç kaybı, solunum durması, kalp krizi seyriyle başlayan ve ölümle sonuçlanabilen istenmeyen durumlar ile karşılaşabilir. Bu nedenle yapılacak en iyi şey hiçbir balon balığına el dahi sürülmemesidir. 

SOSYAL MEDYAYA VİDEO KOYMAK İÇİN AVLANANLAR, DERİSİNİ YÜZÜP FARKLI İSİMLERLE SATMAYA ÇALIŞANLAR VAR

Serkan Erkan: Son günlerde sosyal medyaya video koymak için avlayanları ya da eliyle yakalamaya çalışanları görüyoruz. Bu tutum oldukça tehlikeli ve yanlıştır. Balon balıklarının dişleri oldukça keskin olup herhangi bir yaralanmaya sebebiyet verebilir. Bünyelerinde bulundurdukları tetrodotoksinden (TTX) dolayı ölümcüldür.

Derisini yüzüp, başka bir balık adı altında satan ya da denizde avlayıp tüketen birkaç vatandaşımızın üzücü haberlerini aldık. Balon balıkları bu şekilde para kazanmak için, tebliğ kapsamı dışında kalan kişilerce kesinlikle avlanmamalı ve tüketilmemeli. Zaten konu ile ilgili yasal yaptırımlar da mevcut. Eğer balıkçının oltasına yanlışlıkla balon balığı takılırsa muhakkak koruyucu eldiven kullanarak, karnını bıçak ile kesip tekrar denize bırakmaları gerekiyor.

Yakalanan balon balıklarına ne oluyor? 

Serkan Erkan: Balon balıklarının yüksek miktarda sönmemiş kireçle karıştırılıp zehri de nötralize edildikten sonra Ege Denizi’nde 5 deniz mili, Akdeniz’de ise en az 10 deniz mili uzakta denize bırakılarak veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan onaylı imha yerlerinde bertaraf edilmesi planlanıyor.

Ayrıca özellikle benekli balon balıkları; ayakkabı, cüzdan gibi ürünler için deri endüstrisinde, kolajen ve jelatin üretimi için ise ilaç endüstrisinde kullanılabiliyor.

BİR BALIK SİZE YABANCI İSE ONDAN UZAK DURUN

Balon balıklarının karaya çıkarılması kesinlikle yasak ancak çevre halkı tehlikenin farkında mı?

Halit Filiz: Balon balıklarının ellenmemesi ve tüketilmemesi ile ilgili durum daha çok vatandaşların ve yerel halkın konu ile ilgili farkındalıklarının artırılıp, bilgilendirilmesi ile ilgili. Bu nedenle balon balığı gibi türler konusunda bir farkındalığın oluşması, gerekli araştırmaların yapılması ve önemlerin alınması gerek. Bu önemli konuda adımlar atılıyor, bakanlık, yerel yönetimler ve bazı sivil toplum kuruluşları balon balıkları ile ilgili bu gibi çalışmaları yürütüyor. Ancak, en bilinçli davranış şudur: Bir balık (ya da canlı) size yabancı ise ondan uzak durun!

Havalar ısınmaya başladı, yasaklar da kalkınca hem bu bölgedeki insanlar hem de tatilciler sahillere akın edecek. Halkı bilinçlendirmek ve tehlikeye karşı uyarmak için belediyeler ya da yetkili kuruluşlar nasıl önlemler alıyor? 

Serkan Erkan: Yetkili kuruluşlar kendi birimlerinde konu ile ilgili çalışmaları hız kesmeden devam ettiriyor. Benim çalıştığım kurum da Antalya Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içerisinde ve halkın farkındalığına yönelik çalışmaların planları yapılıyor. Ayrıca Enstitü müdürlüğünce, Ege ve Akdeniz kıyılarında yürütülen çalışmalar ve bakanlığın il-ilçe müdürlüğü personelleriyle eşgüdümlü çalışmaları bulunuyor, geçtiğimiz son dört yılda birçok bilgilendirme toplantısıyla, afişler, el broşürleri, kitapçıklarla çevre halkında farkındalık yaratılmaya çalışılıyor.

Konu ile ilgili bir belgesel filmi de yakın zamanda ulusal basında yer alacak ve daha fazla kitleye ulaşılacak. İlgili sivil toplum kuruluşları, üniversiteler de bu konuya gereken hassasiyeti gösteriyor. Bakanlığın da bu konu ile alakalı bir kamu spotu çalışması var.

YENİ AKDENİZ'E ALIŞMAMIZ LAZIM

İnsanlar bu kıyılarda denize girerken tıpkı piranalar gibi balon balıklarının saldırısına uğrayabilir mi? Balon balıkları ne kadar kıyıya kadar yaklaşıyor? 8 yaşındaki çocuğun parmağının kopması bizi endişelendirmeli mi?

Halit Filiz: Bu olay çok istisna bir durum ve genelleme yapmak doğru olmaz. Bu yeni Akdeniz’e alışmamız gerekecek ama yazın rahatlıkla denize girebiliriz.

Evet, denizde balon balığı ile karşılaşabiliriz ancak korkmaya gerek yok. Çünkü balon balıkları öyle sürüler oluşturmaktan ziyade, tek başlarına gezmeyi tercih eden balıklardır. Bir balon balığını elinize alıp ellemediğiniz sürece size zararı olmaz, ama merak edip incelemek üzere elinize alırsanız (zehir özelliğini unutmayınız ve elinize almayınız) gaga yapısına benzer dişleri ile size zarar verebilir.

PİRANA GİBİ SALDIRMAZLAR AMA PARMAĞINIZI-AYAĞINIZI YEM SANIP ISIRABİLİRLER 

Serkan Erkan: Pirana balıkları etobur ve otobur balıklardır. Büyük sürüler halinde yaşayan türleri suya düşen hayvanlara saldırırken, çoğu pirana türü suya düşen bitkisel maddelerle beslenir ve bazı yaşam alanlarında tehlike arz ederken, bazı bölgelerde hiçbir saldırı haberine denk gelinmez. Bu nedenle piranalar ile balon balıklarının ayrı sınıflandırması gerekir.

Balon balıkları fırsatçı bir türdür. Ağa ya da oltaya takılan av ile avlanır. Mide içeriğine bakıldığında; ısırılmış ticari türler, kendi türü ve ağ ve misina parçaları karşımıza çıkmaktadır. Vücut formu ve yüzgeçlerinin şekli itibari ile çok hızlı yüzebilen bir balık olmadığından, besin içeriğini daha çok yengeç gibi kabuklular, kalamar gibi yumuşakçalar oluşturmaktadır. 

Sığ sularda yaşayan türlerin besin bulamadıklarında zaman zaman kıyılarımıza oldukça yanaştığını, son zamanlarda popülasyonlarını arttırdıkları ve besin arayışında oldukları için yüzeye yakın kıyılarda gözlemlendiğini biliyoruz. Denizde her şeyin bir risk olasılığı vardır. Balon balıkları piranalar gibi saldırmazlar ama parmağınızı, ya da ayağınızı ona doğru uzattığınızda balık bunu yem olarak algılayabilir ve yaralanmalara yol açabilir.  Bu davranışlardan kaçınılmalıdır.

Kaynak: Hürriyet