Hapag-Lloyd’dan Stratejik Hamle: ZIM'i Satın Almak İstiyor...

Hapag-Lloyd’dan Stratejik Hamle: ZIM'i Satın Almak İstiyor...

Almanya merkezli konteyner taşımacılığı devi Hapag-Lloyd, İsrailli rakibi ZIM Integrated Shipping Services’in tamamını satın almak üzere ileri düzey müzakereler yürüttüğünü resmen açıkladı.

Almanya merkezli konteyner taşımacılığı devi Hapag-Lloyd, İsrailli rakibi ZIM Integrated Shipping Services’in tamamını satın almak üzere ileri düzey müzakereler yürüttüğünü resmen açıkladı.

Piyasa kaynaklarına göre anlaşmanın büyüklüğü 3,7 milyar dolara kadar çıkabilir.

Hamburg merkezli şirketten yapılan açıklamada, henüz bağlayıcı bir sözleşmenin imzalanmadığı, yönetim kurulu ve denetim kurulu onay süreçlerinin devam ettiği belirtildi. Satın almanın gerçekleşebilmesi için ayrıca ZIM’in kurumsal organlarının ve hissedarlarının onayı ile birlikte düzenleyici kurumlardan izin alınması gerekiyor.

Stratejik Varlıklar İsrail’de Kalacak

İsrail finans basınında yer alan bilgilere göre, stratejik ulusal öneme sahip varlıklar FIMI kontrolüne geçecek. Buna ZIM’e ait gemiler ve İsrail bayraklı gemiler de dahil olacak. Bu yapı sayesinde hükümetin “altın hisse” kapsamındaki güvenlik ve egemenlik yükümlülükleri korunmuş olacak. Hapag-Lloyd ise ZIM’in filosunun büyük bölümünü oluşturan kiralık gemi kapasitesine odaklanacak.

Küresel Pazarda Güç Dengeleri Değişiyor

Satın almanın tamamlanması halinde Hapag-Lloyd’un küresel pazar payı yaklaşık yüzde 7’den yüzde 8,8’e yükselecek. Şirketin işletilen kapasitesi yaklaşık 3 milyon TEU’ya ulaşacak ve bu gelişme Hapag-Lloyd’u dünyanın en büyük beşinci konteyner hattı konumuna taşıyacak. Böylece altıncı sıradaki ONE ile arasındaki fark açılırken, dördüncü sıradaki COSCO ile arasındaki mesafe korunacak.

Kiralık Filo Oranı Artıyor

Anlaşma, Hapag-Lloyd’un filo yapısında da önemli bir dönüşüm yaratacak. Şirket filosunun yaklaşık yüzde 39’u hâlihazırda kiralık gemilerden oluşurken, ZIM’in büyük ölçüde kiralık filoya sahip yapısının devralınmasıyla bu oranın birleşik yapı içinde yaklaşık yüzde 52’ye çıkması bekleniyor. Uzmanlar, piyasanın yavaşlama eğiliminde olduğu bir dönemde bu esnek yapının kapasite yönetimi açısından önemli bir avantaj sağlayabileceğini vurguluyor.

2027’den Önce Tamamlanması Zor

Analistler, düzenleyici süreçler ve hissedar onayları nedeniyle anlaşmanın 2027’den önce tamamlanmasının zor olduğunu belirtiyor. Ancak Jensen’e göre, uzun vadede bu birleşme sektörde yeni bir konsolidasyon dalgasının da önünü açabilir.

Uzmanlara göre bu satın alma, küresel denizcilik sektöründe güç dengelerini değiştirebilecek nitelikte ve 2030’lara uzanan yeni bir sektör yapılanmasının başlangıcı olabilir.

TÜRK DENİZ MEDYA