Karadeniz'deki artan riskler navlun fiyatlarını nereye taşıyacak? Detaylarıyla...

Karadeniz'deki artan riskler navlun fiyatlarını nereye taşıyacak? Detaylarıyla...

Karadeniz’de güvenlik ortamının yeniden bozulması, 2026’ya girerken denizcilik sektörünün karşı karşıya olduğu en önemli risk başlıklarından biri haline geldi.

Karadeniz’de güvenlik ortamının yeniden bozulması, 2026’ya girerken denizcilik sektörünün karşı karşıya olduğu en önemli risk başlıklarından biri haline geldi.

Bölgede art arda yaşanan gemi saldırıları, yalnızca güvenlik endişelerini değil, deniz taşımacılığının maliyet yapısını da köklü biçimde etkiliyor.

Özellikle sigorta piyasasında yaşanan hızlı fiyatlama değişimleri, Karadeniz’in küresel ticaretteki rolünü yeniden tartışmaya açıyor.

Risk algısı haftalar içinde değişti

Karadeniz’de herhangi bir limana uğrayan gemiler için talep edilen savaş ve risk primleri kısa sürede sert biçimde yükseldi.

Aralık ayı sonunda gemi değerinin yaklaşık yüzde 0,7’si seviyesinde olan sigorta primleri, yeni yılın hemen başında yüzde 1 bandına tırmandı. Bu artış, Karadeniz’in üç yıla yakın süredir “yüksek riskli bölge” statüsünde olmasına rağmen, tehdit algısının ne kadar hızlı kötüleşebildiğini gözler önüne seriyor.

Sigortacılara göre son dönemde saldırıların hem sayısı hem de hedef çeşitliliği dikkat çekiyor. Enerji taşımacılığı yapan tankerlerden tarım emtiası taşıyan dökme yük gemilerine kadar geniş bir yelpazede yaşanan olaylar, riskin yalnızca belirli bir ticaret koluyla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Enerji ve tarım taşımacılığı baskı altında

Endişeleri artıran gelişmelerden biri, Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’nun Karadeniz’deki yükleme terminali yakınlarında iki petrol tankerinin hedef alınması oldu. Kazakistan’ın petrol ihracatı açısından stratejik öneme sahip bu terminal çevresinde yaşanan saldırılar, enerji arz güvenliği tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Aynı dönemde Karadeniz’de tahıl ve soya fasulyesi taşımacılığı yapan gemilerin de saldırıya uğraması, bölgenin küresel gıda tedarik zincirindeki kırılganlığını yeniden gündeme taşıdı. Sektör uzmanları, Karadeniz’in hem enerji hem de tarımsal emtia açısından kritik bir geçiş noktası olması nedeniyle, burada yaşanan her güvenlik sorununun küresel fiyatlara dolaylı etkisi olabileceğine dikkat çekiyor.

Artan tehditler karşısında bazı armatörler, Karadeniz’in orta kesimlerinden geçmek yerine Türkiye kıyılarına daha yakın rotalar izlemeye başladı. Ancak bu strateji de beklenen güvenliği sağlayamadı. Türk kıyılarına yaklaşık 30 mil mesafede bir petrol tankerinin isabet alması, riskin bölgenin geneline yayıldığını ortaya koydu.

Öte yandan bazı gemilerin dijital takip ve konum sistemlerini kapatarak görünürlüklerini azaltmaya çalıştığı ifade ediliyor. Ancak saldırıya uğrayan gemilerde bu yöntemin koruyucu bir etki yaratmadığı, hatta operasyonel riskleri artırabileceği vurgulanıyor.

Sigorta primleri, navlunları yukarı çekiyor

Yeni yılda denizcilik sektörünü en fazla zorlayan başlıklardan biri de artan sigorta maliyetleri oldu. Karadeniz’e uğrayan gemiler için talep edilen prim oranının yüzde 0,7’den yüzde 1’e yükselmesi, tek bir seferde yüz binlerce dolarlık ek maliyet anlamına geliyor.

Piyasa değeri 100 milyon dolar olan bir petrol tankerinin Karadeniz geçişi için ödediği sigorta priminin yaklaşık 700 bin dolardan 1 milyon dolara çıkması, sefer başına 300 bin dolarlık ilave yük oluşturuyor. Daha büyük ve yüksek değerli tankerlerde bu farkın 500 bin doları aşabildiği belirtiliyor.

Sektör temsilcileri, bu maliyetlerin navlun fiyatlarına yansıtılmasının kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Bu durum, özellikle petrol, tahıl ve tarımsal emtia taşımacılığında taşıma bedellerini yukarı yönlü baskı altına alıyor.

2026 yılı için belirsizlik sürüyor

Denizcilik analistlerine göre, Karadeniz’de güvenlik riskleri devam ettiği sürece sigorta primlerinde anlamlı bir geri çekilme beklenmiyor. Aksine, jeopolitik gerilimin sürmesi halinde yeni fiyat artışlarının da gündeme gelmesi olası görülüyor.

Yeni yıl itibarıyla armatörler, yük sahipleri ve sigortacılar açısından Karadeniz, daha pahalı, daha karmaşık ve daha öngörülemez bir operasyon alanına dönüşmüş durumda.

Uzmanlar, bölgedeki güvenlik sorunlarının yalnızca denizcilik sektörünü değil, küresel emtia piyasalarını da etkilemeye devam edeceği görüşünde birleşiyor.

TÜRK DENİZ MEDYA ÖZEL HABERİ