Liman ve Kıyı Yatırımlarında ÇED Süreçleri Netleşti
Genelge ile birlikte, ÇED Yönetmeliği kapsamındaki uygulamalara ilişkin idari ve teknik detaylar netleştirilirken, sektörler için önemli bazı düzenlemeler de ortaya konuldu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 18 Mart 2026 tarihli “ÇED Yönetmeliği Uygulamalarına Dair Genelge (2026/4)”yi yayımlayarak Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinde uygulama birliğini sağlamayı ve olası karışıklıkları ortadan kaldırmayı hedefledi.
Genelge ile birlikte, ÇED Yönetmeliği kapsamındaki uygulamalara ilişkin idari ve teknik detaylar netleştirilirken, sektörler için önemli bazı düzenlemeler de ortaya konuldu.
Buna göre; metal veya plastik yüzey kaplama ve yüzey temizleme tesislerinde, tank ve havuz hacmi hesaplanırken durulama havuzlarının da toplam kapasiteye dahil edilmesi gerektiği belirtildi. Ancak vibrasyon, kumlama, zımparalama ve polisaj gibi mekanik yüzey işlemlerinin ÇED kapsamı dışında değerlendirileceği ifade edildi.
Kıyı tesislerine ilişkin olarak ise, ÇED kararı bulunan işletmelerde zamanla oluşan derinlik kayıplarını gidermek amacıyla yapılacak dip tarama çalışmalarının, belirlenen nihai derinliğe ulaşmak şartıyla ÇED Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmeyeceği açıklandı.
Ayrıca kıyı yatırımlarında, ÇED süreçleri ile imar planlarının uyumlu olması amacıyla, başvuru dosyalarına onaylı veya teklif imar planlarının eklenmesi zorunlu hale getirildi.
Liman, iskele, rıhtım ve yat limanı gibi projelerde yapılacak boyut veya kapasite artışlarında ise, ÇED Yönetmeliği’nin ilgili maddesi kapsamında Bakanlıktan görüş alınması gerektiği vurgulandı.
Son olarak, yüzer havuz projelerinde yapılacak boyut artışlarının da ÇED kapsamındaki ilgili düzenlemelere göre değerlendirileceği belirtildi.
Genelge ile birlikte, ÇED süreçlerinde daha net, şeffaf ve uygulanabilir bir çerçeve oluşturulması hedefleniyor. Bu sayede hem yatırım süreçlerinin hızlandırılması hem de çevresel hassasiyetlerin daha etkin korunması amaçlanıyor.
TÜRK DENİZ MEDYA




0 Yorum