Şadan Kaptanoğlu: “Amacımız Değişime Yön Vermektir, Ayak Uydurmak Değil"

Şadan Kaptanoğlu: “Amacımız Değişime Yön Vermektir, Ayak Uydurmak Değil"

İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, 12 Eylül 2026 Cumartesi günü Crowne Plaza İstanbul Ümraniye’de düzenlenen buluşmada “Denizde Yeni Rota” seçim manifestosunu açıkladı.

İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, 12 Eylül 2026 Cumartesi günü Crowne Plaza İstanbul Ümraniye’de düzenlenen buluşmada “Denizde Yeni Rota” seçim manifestosunu açıkladı.

Kaptanoğlu, Türk denizciliğinin küresel dönüşüm karşısında yalnızca uyum sağlayan değil, değişimin yönünü belirleyen bir aktör olması gerektiğini vurgularken; güçlü temsil, kamu-özel sektör-STK koordinasyonu, üyeye dokunan hizmet modeli, yeşil dönüşüm, uluslararası etki, veri, insan kaynağı ve teknoloji ekseninde sekiz stratejik dönüşüm alanını kamuoyuyla paylaştı.

İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, İstanbul’da denizcilik sektörünün temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda Kaptanoğlu, “Denizde Yeni Rota” hareketinin seçim manifestosunu kamuoyuna sunarak Odanın önümüzdeki dönemde üstlenmesi gerektiğine inandığı yeni kurumsal rolü, çalışma anlayışını ve önceliklerini anlattı.

Değişen uluslararası kurallar, sertleşen rekabet, artan maliyet baskısı, yeşil dönüşüm, dijitalleşme, finansmana erişim ve jeopolitik gelişmelerin sektörün bütün bileşenlerini farklı biçimlerde etkilediğine dikkat çeken Kaptanoğlu, Deniz Ticaret Odasının bu dönemde gelişmeleri yalnızca takip eden bir yapı olarak kalamayacağını söyledi.

“Deniz Ticaret Odası geleceği bugünden hazırlamalı”

Türk denizciliğinin önündeki dönüşümün tek tek şirketlerin çabasıyla yönetilemeyecek ölçekte olduğunu belirten Kaptanoğlu, Odanın üyelerine geleceğin kuralları konusunda bilgi üstünlüğü sunan, riskleri önceden gören ve uyum rotasını sektörle birlikte çizen bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti.

Kaptanoğlu, “Bizim amacımız değişime yön vermektir, ayak uydurmak değil. Odamız sorunları yalnızca not eden veya gelişmeler olduktan sonra görüş bildiren bir yapı olarak kalmamalı. Daha yetkin, daha teknik, daha etkin, daha kararlı ve kapsayıcı bir Deniz Ticaret Odasına ihtiyacımız var” dedi.

Sekiz stratejik dönüşüm alanı

Kaptanoğlu, manifestonun sekiz ana başlık üzerine kurulduğunu açıkladı: Güçlü, Kapsayıcı ve Hesap Verebilir Deniz Ticaret Odası; Kamu-Özel Sektör-STK Koordinasyonu ve Denizcilik Politikaları; Üyeye Dokunan ve Sonuç Üreten Hizmet Modeli; Yeşil Dönüşüm, Mavi Vatan ve Mavi Ekonomi; Küresel Etki, Denizcilik Diplomasisi ve Yeni Pazarlar; Veri ve Bilgi Üreten Deniz Ticaret Odası; İnsan Kaynağı, Mesleki İtibar ve Geleceğin Liderleri; Teknoloji, İnovasyon ve Yeni Büyüme Modeli.

“Üyenin hayatına dokunan bir Oda istiyoruz”

Deniz Ticaret Odasının değerinin üyelerinin günlük işleyişinde ürettiği sonuçlarla ölçülmesi gerektiğini vurgulayan Kaptanoğlu; mevzuat yorumundan teşvik ve finansman rehberliğine, gümrük ve sicil işlemlerinden uluslararası pazarlara kadar üyeye doğrudan destek veren daha güçlü bir profesyonel hizmet modeli hedeflediklerini belirtti.

Başvuruların yanıtlanma hızının, takip sürecinin ve sonuç kalitesinin ölçülebilir kurumsal standartlara bağlanacağını ifade eden Kaptanoğlu, farklı alt sektörlerin ihtiyaçlarına göre hizmet paketleri hazırlanacağını, İstanbul dışındaki üyelerin ve şubelerin de aynı bilgiye ve uzmanlığa erişebilmesinin temel önceliklerden biri olacağını söyledi.

Kamu, özel sektör ve STK aynı masada

Denizcilikteki temel meselelerin yalnızca tek bir kurumun veya kesimin imkânlarıyla çözülemeyeceğini belirten Kaptanoğlu, bakanlıklar ve düzenleyici kurumlarla konu bazlı teknik platformların kurulmasına ve kurumsallaştırılmasına öncülük edeceklerini söyledi. Yeni düzenlemeler yürürlüğe girmeden önce sektörel etki değerlendirmeleri hazırlanması, meslek komiteleri, şubeler ve STK’lardan gelen görüşlerin ortak sektör pozisyonlarına dönüştürülmesi ve sonuçların düzenli biçimde takip edilmesi bu modelin temel unsurları arasında yer alacak.

Yeşil dönüşüm, veri ve teknoloji rekabet gücünün parçası olacak

Manifestoda yeşil dönüşüm yalnızca bir yükümlülük alanı olarak değil, filoyu, limanları ve denizcilik sanayisini yenileyecek uzun vadeli bir rekabet fırsatı olarak ele alınıyor. Karbon ölçümü ve raporlaması, alternatif yakıtlar, yeşil gemi ve liman yatırımları ile sürdürülebilir finansman alanlarında üyeler için güçlü teknik rehberlik mekanizmaları geliştirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, deniz taşımacılığından balıkçılığa, deniz turizminden açık deniz enerjisine uzanan daha geniş bir Mavi Ekonomi vizyonuyla birlikte değerlendiriliyor.

Kaptanoğlu ayrıca DTO bünyesinde Türkiye Denizcilik Veri ve Analiz Merkezi kurulacağını açıkladı. Liman, filo, tersane, navlun, insan kaynağı, emniyet, dış ticaret ve yatırım verilerinin düzenli olarak işlenmesi; Türkiye Denizcilik Raporu, Türk Denizcilik Endeksi, alt sektör görünüm notları ve erken uyarı araçlarının üyelerin hizmetine sunulması planlanıyor.

İnsan kaynağı ve geleceğin liderleri

Kaptanoğlu, sektörün sürdürülebilir gücünün nitelikli insan kaynağını yetiştirmek ve sektörde tutmaktan geçtiğini vurguladı. Denizcilik Kariyer Merkezi, nitelikli staj olanakları, Genç Denizciler Konseyi, mentörlük ağları ve yeniden yetkinlik kazandırma programlarıyla eğitimden istihdama ve sahadan yönetime uzanan mesleki yolculuğun daha güçlü desteklenmesi hedefleniyor. Kadın denizcilerin kariyer gelişimi ve karar süreçlerindeki temsilinin artırılması da manifestonun öncelikleri arasında yer alıyor.

“Türk denizciliğinin sesi kurallar yazılırken duyulmalı”

BIMCO Başkanlığı görevini üstlenen ilk Türk ve ilk kadın olan Şadan Kaptanoğlu, uluslararası tecrübesini Odanın kurumsal kapasitesine aktarmayı hedeflediğini belirtti. IMO, BIMCO, ICS ve benzeri yapılardaki temsilin yalnızca görünürlük değil, Türk denizciliğinin görüşlerinin karar süreçlerine zamanında ve teknik veriyle taşınması açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Uluslararası ilişkilerin anlık ve tepkisel temaslar yerine daimî denizcilik diplomasisi anlayışıyla yürütüleceğini ifade eden Kaptanoğlu; tersaneler, ekipman üreticileri ve hizmet sağlayıcılarının yeni pazarlara, fonlara ve ortaklıklara erişimini destekleyecek kümelenme ve iş geliştirme mekanizmalarının güçlendirileceğini kaydetti.

Teknoloji kullanan değil, geliştiren ve ihraç eden Türkiye

Manifestonun teknoloji ve inovasyon ayağında akıllı limanlar, dijital ikizler, otonom deniz araçları, yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik, gemi elektroniği ve denizcilik yazılımları öne çıkıyor. KOBİ’lerin, girişimcilerin, üniversitelerin ve sektör şirketlerinin ortak bir denizcilik teknolojileri ekosisteminde buluşturulması; gerçek operasyon sorunlarının teknoloji üreticileri, finansman kaynakları ve pazarla eşleştirilmesi hedefleniyor.

“Geçmişin birikimiyle yeni bir atılım dönemi başlatacağız”

Denizde Yeni Rota’nın geçmişte ortaya konulan emeği ve kazanımları sahiplenen bir anlayış taşıdığını vurgulayan Kaptanoğlu, hedeflerinin mevcut birikimin üzerine daha güçlü bir gelecek inşa etmek olduğunu belirtti. Şubelerin, meslek komitelerinin, STK’ların ve üyelerin karar süreçlerine daha etkin katıldığı; bütçe ve kaynak kullanımının daha görünür olduğu; kurumsal hafıza, etik ve hesap verebilirliğin güçlendirildiği bir yönetim modeli öngördüklerini söyledi.

Kaptanoğlu konuşmasını, “Denizcilik bir takım oyunudur. Rotayı kaptan çizer, gemiyi mürettebat yürütür. Güç birlikten gelir. Birlikte çalışmak için ortak irade şarttır. Rotamız belli, ufkumuz geniş, hazırlığımız tamdır. Geleceği birlikte kuracağız” sözleriyle tamamladı.

TÜRK DENİZ MEDYA