TAMER KIRAN: "KÜRESEL OLARAK AZALAN TALEP, PİYASALARDA ÇALKANTILARA NEDEN OLUYOR"

TAMER KIRAN: "KÜRESEL OLARAK AZALAN TALEP, PİYASALARDA ÇALKANTILARA NEDEN OLUYOR"

İMEAK DENİZ TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI TAMER KIRAN, KASIM AYI MECLİS TOPLANTISINDA DENİZCİLİK SEKTÖRÜYLE İLGİLİ ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU.

Tamer Kıran, yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Hepinizi, şahsım ve yönetim kurulumuz adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 

Denizcilik piyasalarına baktığımızda; dünyadaki tedarik zincirlerindeki sorunların devam etmesi maliyet baskısını artırırken, küresel olarak yüksek ve beraberinde azalan talep, piyasalarda çalkantılara neden olmaktadır. Küresel ekonomideki yavaşlamanın açık bir sonucu olarak denizcilik piyasalarında son bir aydır kayda değer düşüşler gözlemliyoruz. Düşüşün ana adresini ise kuru ve dökme yük piyasası oluşturmaktadır. 

Baltık Kuru Yük Endeksi (BDI), 7 Ekim 2021 tarihi itibarıyla 5650 değerini alarak son 10 yılın zirvesini görmüştü. Bu noktadan itibaren hızla düşerek, 9 Kasım Salı günü, 2805’e gerileyen Endeks, böylelikle son bir ayda %50,4 değer kaybetmiştir. Bu endeks içerisinde yer alan gemi kiralama bedellerine baktığımızda Capesize tonajında %41,5, Panamax’da %26,4, Supramax’da %31, Handysize’da %23,1 kayıp yaşandığı görülmektedir. Capesize’da 1 yıllık gemi kiralama bedeli, haftanın sonunda 23.750 dolara gerileyerek, kayıp yaşandığı görülmektedir."

Konteyner piyasasında, dökme yükte yaşanan sert düşüşün olmadığını belirten Kıran; sözlerine şöyle devam etti:

Lojistik aksamalar ve liman sıkışıklıkları nedeniyle ticaret hacimlerinin de artmasıyla konteyner navlunları 22 Ekim (78.061 $/gün) haftası tarihi rekor seviyeye ulaşmış olmakla birlikte o tarihten bugüne sınırlı da olsa düşüşler meydana gelmiştir. Diğer taraftan limanlarımızdaki hareketlilik devam etmiş, 2021 yılı Ocak-Ekim döneminde elleçlenen yük miktarı, 2020 yılının aynı dönemine göre %5,5 artarak, 434 milyon 201 bin tona yükselmiştir. 

Temmuz 2021 itibarıyla 1000 GT ve üzeri Dünya’nın en büyük filosunu kontrol eden ülkeler listesine baktığımızda ise ülkemiz 15. sıradaki yerini korumaktadır. Türk sahipli filomuz, Ocak-Temmuz 2021 arası 6 aylık dönemde 28,9 milyon DWT’dan, %1’lik bir yükselişle 29,2 milyon DWT’a ulaşmıştır. Bugünlerde dünyanın odaklandığı, önümüzdeki süreçte özellikle denizcilik sektöründe büyük değişimlere öncülük etmeye aday en önemli gündem maddesi olan iklim değişikliği konusunda da önemli toplantılar birbirini izliyor. Bu toplantılardan ilkinde geçtiğimiz ayın sonunda aralarında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da yer aldığı dünya liderleri, Roma'da düzenlenen G20 Zirvesi'nde bir araya gelerek, küresel ısınmayı 1,5 derecede sınırlama ana hedefine bağlılıklarını teyit etmişlerdi. 

Bu konuda çok önemli bir toplantı olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26’ncı Taraflar Konferansı (COP26 İklim Konferansı) ise halen İskoçya’nın Glasgow şehrinde devam ediyor. Odamız tarafından da yakından takip edilen toplantılarda, denizcilik sektörünün, daha önce hiçbir COP konferansında yer almadığı kadar dikkate alındığını müşahede ediyoruz. Bu çerçevede sektörün ana temsil kuruluşları olan Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS) ve Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi (BIMCO) tarafından “Denizciliğin Geleceğini Şekillendirmek” (Shaping the Future of Shipping) başlıklı konferans düzenlenmiştir. Söz konusu toplantı, denizcilikte karbonsuzlaştırmayı (dekarbonizasyon) geliştirmek için halihazırda yenilikçi çözümlere yatırım yapan deniz taşımacılığı ve enerji sektörü temsilcilerini bir araya getirmiştir.

Yeşil teknolojilerin geliştirilmesine yönelik yatırım eksikliğinin, denizcilikte karbonsuzlaştırma (dekarbonizasyon) hedeflerine ulaşmadaki en büyük tehdit olduğunu anlatan Kıran;

"Katılımcılar tarafından, araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) yatırımlarını artırmanın yolları belirlenmeye çalışılmış, dünya genelindeki emisyonların yaklaşık %3’lük kısmından sorumlu olduğu belirtilen uluslararası denizcilik faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonları azaltmak için halihazırda devam etmekte olan projeler hakkında bilgi sağlanmıştır. İklim değişikliğinin olumsuz etkileri karşısında denizcilik sektörü, daha verimli teknolojiler ve daha düşük emisyonlu yakıtlar kullanarak, yenilenebilir enerjiden oluşturulan yeni sıfır karbonlu yakıt kaynaklarına geçerek dekarbonizasyon taahhüdünü gerçekleştirmek için Dördüncü Sevk Sistemleri Devrimi’ni (4th Propulsion Revolution) gerçekleştirmeye çalışmakta ve sektörümüz tarafından takip edilmektedir. Ayrıca, denizcilik sektöründe inovasyonu hızlandırmak için ICS tarafından kısa süre önce sektörün dekarbonizasyonuna yardımcı olabilecek 265 örnek projeyi tanımlayan “Deniz Taşımacılığı İçin Sıfır Emisyon Planı” yayınlanmış, sektörümüzün bilgisine sunulmuştur. Bahse konu raporda bu projeleri finanse etmek için tahmini maliyetin 4,4 milyar dolar olacağı öngörülmektedir." açıklamalarında bulundu.



Yine COP26 kapsamında (Uluslararası Denizcilik Örgütü) IMO-ICS-BIMCO-IOGP (Uluslararası Petrol ve Gaz Üreticileri Birliği) tarafından Biyolojik Kirlenme (Bio fouling), IMO-UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı) tarafından Gelişmekte olan Ülkelerde Sıfır-Karbon İçerikli Yakıtlar toplantılar düzenlenmiştir. Danimarka önderliğinde ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Norveç, Panama’nın da aralarında bulunduğu 14 ülke “2050 yılında denizcilikten sıfır emisyon” için bir bildiri yayımlayarak 2050 yılında sıfır karbon emisyonu için Uluslararası Denizcilik Örgütü nezdinde harekete geçilmesi, 2030 ve 2040 yılları için alt hedeflerin belirlenmesi için çağrıda bulunmuştur.

Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün sera gazları stratejisinin 2023 yılında yeniden gözden geçirileceği belirtilirken, 2050 yılı ile sıfır karbon/sera gazı emisyonu hedefinin kaçınılmaz olacağı görülmektedir. COP26 İklim Zirvesi’nin sonuçlarını dikkatle takip edip, sektörümüzü bilgilendireceğiz. Bu çerçevede, 18 Kasım 2021 Perşembe günü, 14.00-16.00 saatleri arasında, Odamız Danışmanı Prof. Dr. Mustafa İnsel’in sunumuyla, "Denizcilik Sektörünün Yeşil Dönüşüme Uyumu" konulu webinar zoom üzerinden yapılacaktır.  

"GEMİLERİMİZİN İŞLETİLMESİNDE İYİ EĞİTİLMİŞ ZABİTLERİN ÖNEMİ HEPİMİZCE MALUMDUR"

Gemilerin işletmesinde iyi eğitilmiş zabitlerin önemine vurgu yapan Kıran;

Göreve geldiğimizden beri zabit kaynağı olan okullarımızın maddi ve manevi desteklenmesine büyük önem verdik, vermeye devam ediyoruz. Bildiğiniz üzere denizcilik okulları ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) eğitim standartlarına tabidir. Öğrencilerin mezun olup mesleki ehliyet alabilmeleri için Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün STCW Sözleşmesi gereğince güverte zabitlerinin 12 ay, makine zabitlerinin ise 6 ay açık deniz stajı yapmaları zorunludur. Ancak yaklaşık 2 yıldır yaşadığımız Covid-19 salgını nedeniyle gemilere uzun staj için öğrenci gönderilememesi büyük bir sorun oluşturmuştur.

Odamızın kısa staj konusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca yaptığı görüşmeler neticesinde denizcilik eğitimi gören güverte sınıfı öğrencilerini kapsamak üzere eş değer staj uygulamasına gidilmiş, buna göre, bu gruptaki öğrencilerin, stajlarının 2 aylık bölümünü, deniz eğitim süresinden sayılmak üzere denizcilik işletmelerinde yapmalarına müsaade edilmişti. Deniz ticaret filomuzun işletilmesinde özellikle zabit ihtiyacının önemi dikkate alınarak denizcilik fakülteleri öğrencilerimizin uzun staj konusunda desteklenmesi hayati önemi haizdir. Bu nedenle bugünlerde uzun süreli staj planlamaları yapan gemi sahiplerimizin bu hususu göz önüne alarak önceki yıllara oranla daha fazla stajyer istihdam etmesinin önemini buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum." sözlerini noktaladı.

Kaynak: TURKDENİZ.COM