TİCARET SAVAŞLARININ YENİ CEPHESİ LİMANLAR OLACAK

TİCARET SAVAŞLARININ YENİ CEPHESİ LİMANLAR OLACAK

Pandemiyle birlikte limanlarda yaşanan sıkışmaların küresel ticareti derinden sarsması, dev ekonomileri harekete geçirdi.

ABD, Çin ve AB’nin limanlara yönelik milyarlarca dolarlık yatırım destekleri açıkladığına işaret eden TÜRKLİM Başkanı Aydın Erdemir, Türkiye’nin de bu yarışta geç kalmaması gerektiğini söyledi. DÜNYA’ya konuşan Erdemir, limanlara yönelik kapsamlı bir destek paketinin acilen devreye alınması ve bürokratik engellerin kaldırılmasının zorunluluk olduğunu kaydetti. Pandemiyle birlikte limanlarda yaşanan sıkışmaların küresel ticareti derinden sarsması, dev hükümetleri harekete geçirdi. ABD, Çin ve AB, birbiri ardına limanlara yönelik milyarlarca dolarlık yatırım için destek paketleri açıklıyor. TÜRKLİM’in yeni Başkanı Aydın Erdemir, Türkiye’de de acilen liman kapasitesini artıracak desteklerin açıklanması gerektiğini vurguladı.

Türkiye Liman İşletmecileri Derneği’nin (TÜRKLİM) 24. Olağan Genel Kurul Toplantısı, 5 Kasım’da yapılmıştı. Son üç yıldır TÜRKLİM’de başkanlık görevini yürüten Hakan Genç, bayrağı Aydın Erdemir’e devretti. Göreve gelmesinin ardından ilk kez DÜNYA'ya konuşan Aydın Erdemir, yeni yönetimin önceliklerini ve hedeflerini paylaştı.

TÜRKLİM’in küresel liman operatörü firmaların da aralarında olduğu Türkiye’nin lider firmalarından oluşan 70 üyesi var. 2020 yılı verilerine göre konteyner hareketinin yüzde 96’sını, genel kargo/kuru dökme yük hareketinin yüzde 68’ini, sıvı kimyasal yük hareketinin yüzde 100’ünü ve kruvaziyer turizminin yüzde 95’ini TÜRKLİM üyesi limanlar elleçliyor. Aydın Erdemir, yeni yönetim olarak, pandeminin devam ettiği gerçeğini ve belirsizliği yönetmenin son derece önemli olduğunu görerek, dünyadaki teknolojik, çevresel, ekonomik ve sosyal dönüşümü de dikkate alarak TÜRKLİM’i yöneteceklerini söyledi.

Pandemiyle beraber küresel ölçekte ortaya çıkan belirsizliğin, lojistik ve ticaret zincirlerinde büyük kırılmalara yol açtığını dile getiren TÜRKLİM Başkanı Aydın Erdemir, “Bunun ilk etkisini artan gemi navlunlarında ve konteyner taşıma fiyatlarında gördük. Her ne kadar bugünlerde navlunlar gevşemiş olsa da başta ABD, Çin ve bazı AB ülkelerinde limanlarda bekleyen gemilerle ilgili sorunların azalmadığı gibi büyüyerek devam ettiğini görüyoruz. Pandemi ile birlikte ortaya çıkan durum hem lojistik ve taşıma tarafında hem de liman tarafında personel bulunamamasına yol açtı. Ortaya çıkan yeni talep dalgasıyla beraber bugün bu ülkelerin liman ve lojistik altyapılarında önemli sıkıntılar olduğu, zamanında yapılamayan yatırımların yarattığı yatırım ve altyapı eksikliğinin sonuçları yaşanıyor” diye konuştu.

Erdemir, yaşanan sorunların dev ekonomileri yöneten hükümetleri harekete geçirdiğini ifade etti. ABD’deki yeni yönetim, 9 Kasım'da ülkenin limanlarına, su yollarına ve nakliye ağlarına yatırımı hızlandırmak için bütçesi 1,2 trilyon dolara kadar ulaşan bir liman ve lojistik eylem planı açıkladı. Erdemir, “Liman ve lojistik altyapının ne kadar önemli, acil bir iş olduğunu göstermek için ABD’nin aldığı bu karar bize çok şey öğretmeli” dedi. Yine Çin ve AB’de de bu konuda eylem ve yatırım planları hazırlanıyor.

Türkiye’nin de limanlarda benzer darboğazları yaşama riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Aydın Erdemir, artan ihracat paralelinde Türkiye’nin limanlarında kapasite ihtiyacının arttığına dikkat çekti. Türk limanları 2020 yılını yaklaşık 497 milyon ton elleçleme ile kapatmıştı. Bu yıl yaklaşık yüzde 5,5 büyüme ile toplam elleçleme rakamımızın 525 milyon tona ulaşması öngörülüyor. Konteynerde ise 2020 yılında elleçlenen 11,6 milyon TEU’nun 12,5 milyon TEU’ya ulaşması bekleniyor. 2050 yılı hedeflerine baktığımızda ise 2020 yılında 497 milyon ton olan toplam yükün toplamda asgari olarak 1-1,2 milyar tona, 12 milyon TEU olan konteyner sayısının ise 35 milyon TEU’ya çıkması öngörülüyor. Erdemir, “Bu hedeflerin gerçekleşmesi için mevcut durumda Türkiye’de kurulu olan liman kapasitenin 2-3 katına çıkması gerekecek. Bu durum mevcut liman işleticilerimiz dışında ülke içinden ve/veya dışından çok büyük ölçekte yatırım yapabilecek yeni liman yatırımcılarının sektöre girmesi ile mümkün olacak” açıklamasını yaptı.

Limanları bekleyen en önemli konuların başında dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve kapasite yatırımları geliyor. Ancak bu alanlar çok yüksek tutarlarda yatırımları gerektiriyor. Limancılar bu yatırımlar için finansal desteklere ihtiyaç duyuyor. Ayrıca yatırım süreçlerinde bürokrasinin azaltılmasını istiyor. Limanlara özel teşvikler, yeşil dönüşüm fonu oluşturulması bekleniyor. Ancak finansal zorlukların yanı sıra limancıları bu yatırımları yapmaktan alı koyan önemli bir neden de özel limanların kullanım sürelerinin dolacak olması. Kullanım süresi 5-7 yıla düşen limanlar var. Sektör yetkilileri uzun süredir bu konudaki taleplerini yüksek sesle söylüyor. Ancak sektörün bu talebi karşılık bulmuş değil. Erdemir, 2013 yılında tersanelerin kalan kira sürelerinin bitmesine 18 yıl kala kullanım sözleşmelerinin yapılan bir düzenleme ile yeniden 49 yıla çıkarıldğını hatırlatarak, “Bu destekle tersanelerde yatırımlar hızlı bir şekilde arttı. Hem kullanım süreleri kısalan özel limanlarımız, hem de işletme devri ile özel sektör tarafından işletilen liman işletmelerimiz için bu kullanım sürelerinin uzatılması uygulaması ayrı ayrı ele alınmalı. Liman altyapımızı geliştirmek, büyütmek, ekipman olarak yenilemek tüm limanlarımız için hayati” şeklinde konuştu.