Bir türlü sonuca kavuşamayan Hürmüz Boğazı: İpler yeniden koptu...

Bir türlü sonuca kavuşamayan Hürmüz Boğazı: İpler yeniden koptu...

Hürmüz'de ateşkes çöktü: ABD ile İran yeniden çatışma rotasında, Pakistan'ın kurduğu masa iki haftada dağıldı, şimdi gözler Doha'da...

Hürmüz'de ateşkes çöktü: ABD ile İran yeniden çatışma rotasında, Pakistan'ın kurduğu masa iki haftada dağıldı, şimdi gözler Doha'da...

Ortadoğu'da yalnızca iki hafta önce umut olarak görülen ateşkes girişimi, yerini yeniden füzelere ve insansız hava araçlarına bıraktı. Pakistan'ın arabuluculuğunda varılan 14 maddelik mutabakat; Hürmüz Boğazı'nın yeniden ticari gemilere açılmasını, ABD-İsrail ile İran arasındaki saldırıların durmasını ve nükleer müzakerelerin başlamasını öngörüyordu. Washington bunun karşılığında Tahran'a yönelik bazı yaptırımları gevşetmişti. Ancak anlaşmanın imzalanmasının üzerinden günler geçmeden taraflar yeniden silahlara sarıldı.

Önce ticari gemiler hedef alındı

25 Haziran'da Ever Lovely isimli konteyner gemisi, 27 Haziran'da ise Panama bayraklı Kiku petrol tankeri Hürmüz Boğazı'nda insansız hava araçlarının hedefi oldu. Bunun üzerine ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın hava savunma sistemlerinden İHA depolarına kadar birçok askeri noktayı vurdu. İran ise Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerine füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdi. Böylece ateşkes, kâğıt üzerinde varlığını korusa da sahada fiilen sona ermiş oldu.

Hürmüz artık yalnızca bir boğaz değil

Yaşanan son gelişmelerin en dikkat çekici yönü ise askeri saldırıların ötesinde deniz trafiği üzerindeki egemenlik mücadelesi. İran, gemilerin kendi kıyılarına yakın seyir koridorunu kullanmasını isterken, Umman Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ile birlikte kendi kıyılarını takip eden alternatif bir rota geliştirdi. Tahran bu girişimi doğrudan egemenlik alanına yönelik bir meydan okuma olarak görüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, alternatif güzergâhların gerilimi artıracağını söylerken, Devrim Muhafızları ise kendi trafik düzenlemelerine uymayan gemilere daha sert müdahale edileceğini açıkladı. Başka bir ifadeyle kriz artık yalnızca ABD ile İran arasında yaşanmıyor. Deniz yollarının kim tarafından yönetileceği de yeni çatışma alanına dönüşüyor.

Trump'ın açıklaması tansiyonu daha da yükseltti

ABD Başkanı Donald Trump'ın hafta sonu yaptığı açıklama ise diplomasi ihtimalini zayıflatan en önemli gelişmelerden biri oldu. Trump, "Makul davranamayacağımız bir noktaya gelirsek başlattığımız işi askeri olarak tamamlarız" derken, "İran İslam Cumhuriyeti artık var olmayabilir" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Washington'un gerektiğinde rejim değişikliğine kadar uzanabilecek sert seçenekleri masada tuttuğu şeklinde yorumlandı.

Şimdi gözler Doha'da

Salı günü Doha'da yapılması planlanan diplomatik görüşmeler, ateşkesin tamamen çökmesini önlemek açısından kritik görülüyor. Ancak sahadaki tablo, müzakere masasından çok askeri caydırıcılığın belirleyici olmaya başladığını gösteriyor. Buna rağmen ticari denizcilik faaliyetleri tamamen durmadı. AIS verilerine göre son 24 saatte Hürmüz Boğazı'ndan yedi petrol tankeri çıkış yaparken beş tanker giriş yaptı. Bu durum enerji ticaretinin risk altında olsa da tamamen kesilmediğini ortaya koyuyor.

Peki süreç nereye gidiyor?

Uzmanlara göre önümüzde üç olasılık bulunuyor:

İlk senaryo, Doha görüşmeleriyle tarafların yeniden sınırlı bir ateşkes mekanizmasına dönmesi.

İkinci senaryo, bugünkü gibi kontrollü ancak sürekli misillemelerin devam ettiği, enerji piyasalarını baskı altında tutan düşük yoğunluklu çatışma düzeni.

En riskli üçüncü senaryo ise Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak yeni bir gemi saldırısının ABD ile İran'ı doğrudan geniş çaplı askeri çatışmaya sürüklemesi.

Şimdilik tarafların bu eşiği geçmek istemediği görülüyor. Ancak hafta sonu yaşanan gelişmeler, Hürmüz'deki kırılgan dengenin artık diplomatik açıklamalardan çok sahadaki askeri hamlelerle şekillendiğini ortaya koyuyor.

TÜRK DENİZ MEDYA ÖZEL HABERİ