NAVLUN, KİMYA SEKTÖRÜNDE FİYATLARI DÜŞÜRDÜ! AB-RUSYA KRİZİ FIRSAT YARATTI...

NAVLUN, KİMYA SEKTÖRÜNDE FİYATLARI DÜŞÜRDÜ! AB-RUSYA KRİZİ FIRSAT YARATTI...

Avrupa Birliği geçtiğimiz aylarda AB topraklarını karayolu taşımacılığında Rusya’ya gidiş geliş yönünde kapatmıştı. Rusya da şimdi aynısını AB için yapıyor.

Akça Kimya Genel Müdürü Alp Sarıcı, petrokimya alanında Rusya’nın ambargo nedeniyle AB’de kullanımın olmadığını söyleyerek, “Türkiye, özellikle Uzak Doğu ve Avrupa arasında lojistik anlamdaki avantajlarıyla önemini artırdı. Avrupa’da birçok firma, Türkiye’de fason üretim yaptırmaya başladı” dedi. TKSD Başkanı Haluk Erceber de navlun fiyatlarının düşüşü yorumlayarak, bunun kimya sektörüne hammadde açısından olumlu, yerli kimya üreticisi açısından ise olumsuz yansıyacağını kaydetti.

Avrupa Birliği geçtiğimiz aylarda AB topraklarını karayolu taşımacılığında Rusya’ya gidiş geliş yönünde kapatmıştı. Rusya da şimdi aynısını AB için yapıyor. Fakat sektör temsilcileri bu karşılıklı gerilim ve ambargoların Türk kimya sektörüne yeni yatırımlar getirdiğini ve Türkiye’ye lojistik üstünlük sağladığını belirtiyor.

“Kısa vadede baktığımızda, Rusya’nın etrafındaki ülkelerle gerilimi Türkiye’ye pozitif etki ediyor gibi görülebilir” diyen Akça Kimya Genel Müdürü Alp Sarıcı, “Rusya aslında özellikle petrokimyada büyük bir üretici. Fakat yaşanan ambargolardan dolayı Avrupa’daki birçok ülke Rus malını kullanamaz hale geldi. Buna bağlı olarak da dünya üzerindeki hammadde akışında değişiklik oldu. Bunun sonucunda Türkiye, özellikle Uzak Doğu ve Avrupa arasında bir hub olmasından dolayı lojistik anlamdaki avantajlarıyla önemini çok daha fazla artırdı” açıklamasını yaptı. Kısa ve orta vadede bunun Türkiye için bir avantaj olarak gözüktüğünü aktaran Sarıcı, “Fakat uzun vadede Türkiye’ye özellikle Batı tarafından uygulanabilecek ambargolar ve/veya Türkiye ile Rusya’nın arasının açılması durumunda tabii ki Rusya ile Türkiye arasındaki ticaret de zarar görebilir” diye konuştu. Sarıcı şöyle devam etti: “Ülkemizde özellikle cam sanayi, seramik ve ağır metal endüstrisinde fırsatlar yaşanmaya başladı. Avrupa’da enerji maliyetlerinin artmasıyla birlikte birçok firma, Türkiye’de fason üretim yaptırmaya başladı. Bu da ülkemiz için bir fırsat olarak değerlendirilebilir.”

“Navlunun aniden düşmesi hammadde için iyi, yerli üretim için kötü...”

Navlun fiyatlarının düşüşü de kimya sektörüne etki eden konulardan biri oldu. Bunun hammadde tarafına olumlu yansıması beklenirken Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD) Başkanı Haluk Erceber, bir başka sıkıntıya dikkat çekti. Türk kimya sektörünün, pandemi başından itibaren Uzak Doğu ile ihracat ve ithalatını oldukça azalttığını dile getiren Erceber, “Bunda deniz taşımacılığı navlun fiyatlarının aşırı yükselmesi önemli bir rol oynamıştı” dedi. 2022 başında 12-13 bin dolar civarında olan ‘40 foot container Shanghay- Derince’ fiyatının bugün 5 bin dolarlarda seyrettiğini belirten Erceber, “İthal hammadde alımları için avantaj olarak değerlendirilebilir ama olumsuz etkisi çok fazla… Ürünün Türkiye pazarına girerek yerli üretimleri olumsuz etkilemesi kaçınılmaz” diye konuştu. Türkiye limanlarındaki birçok antreponun Çin, Mısır’dan gelen kimyasallarla dolu olduğunu ve bunların ucuz navlunla getirildiğini ifade eden Erceber, satış fiyatlarında da yüksek damping yapıldığını belirtti. Ticaretin şekil değiştirdiğini söyleyen Erceber, “Ucuz enerji, ucuz hammadde, ucuz navlun ve Çin’de, Mısır’da depolarda uzun süredir bekleyen ürünler Türkiye pazarına sürülüyor”dedi. Erceber ayrıca sektör üreticilerinin zarar göreceği ve iç dış pazar kaybetmesi riskinin de olduğunu vurguladı.

Kaynak: Dünya Gazetesi