SELİM DURSUN: 'AMACIMIZ DENİZCİLİĞİMİZİ KÜRESEL ÇAPTA DÜNYA ÜLKELERİ ARASINDA ÜST SIRALARA TAŞIMAKTIR'

SELİM DURSUN: 'AMACIMIZ DENİZCİLİĞİMİZİ KÜRESEL ÇAPTA DÜNYA ÜLKELERİ ARASINDA ÜST SIRALARA TAŞIMAKTIR'

KOSTER Dergisi'nin yeni sayısına özel bir röportaj veren Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Selim Dursun, Türk denizciliğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin denizcilik alanında gelişmesi adına Bakanlık olarak yaptıkları çalışmalara değinen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Selim Dursun şunları kaydetti:

"Ülkemiz son yıllarda ekonomide büyük mesafeler kat etmiş ve dünyanın en hızlı büyüyen ülkeleri arasında yer almıştır. Yılda ortalama yüzde 5 büyüyerek dünyanın en büyük 18. ekonomisi, Avrupa’nın ise en büyük 7. ekonomisi konumuna gelmiştir. Dış ticaret hacmimiz bu dönemde 4 katına çıkmıştır. Denizciliğimizin daha da gelişmesi, denizlerimizden sağlanan imkanların artırılması, kaynaklarımızın ekonomiye kazandırılarak en etkin şekilde kullanılması ve lojistik maliyetlerinin en aza indirilmesi için Bakanlık olarak yoğun şekilde çalışmaya devam ediyoruz."

"LİMANLARDA ELLEÇLENEN YÜK MİKTARI 497 MİLYON OLARAK GERÇEKLEŞTİ"

2020 yılında Türkiye limanlarında elleçlenen yük miktarının bir önceki yıla göre yüzde 2,6 artarak 497 milyon ton olarak gerçekleştiğini ifade eden Dursun sözlerini şöyle sürdürdü:

"2020 yılında toplam dış ticaretin parasal olarak yaklaşık yüzde 55,4’ü denizyolu ile gerçekleşmiştir. Uluslararası kuruluşların verilerine göre 2020 yılında dünya konteyner taşımacılığı azalmışken, Türk limanlarındaki konteyner elleçlemesi salgına rağmen küçük de olsa artış yaşamıştır. Bu veriler ışığında başarılı bir kriz yönetimi yapıldığı ortadadır.

"BÜYÜK ÖLÇEKLİ LİMAN YATIRIMLARI HIZLI BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRİLECEKTİR"

2015 yılında tamamlanan “Limanlar Geri Saha Karayolu ve Demiryolu Bağlantıları Master Plan Çalışması” ile belirlenen hedefler doğrultusunda yatırımların sürdüğünü dile getiren Bakan Yardımcısı Selim Dursun:

"Ülkemizde ulaştırma ve lojistik hizmetlerinin kalitesinin arttırılması amacıyla büyük ölçekli liman yatırımları hızlı bir şekilde gerçekleştirilecektir. Liman genişletmesinin artık mümkün olmadığı yerlerde ve halihazırda yoğun nüfuslu, yoğun sanayileşmiş ve ekolojik açıdan tehlikede olan bölgelerdeki uzun vadeli kapasite problemini çözmek için kuru liman (dry port) gereksinimleri karşılanacak, limanlarımızdan bölgemizdeki ülkelere transit taşımacılık geliştirilecektir." dedi.

"TÜRK SAHİPLİ DENİZ TİCARET FİLOSU, 15. SIRAYA YÜKSELDİ"

Türk sahipli deniz ticaret filosunun Ocak 2021 itibariyle 28,9 milyon (Deadweight Ton)  DWT ile 15. sıraya yükseldiğini dile getiren Dursun:

"2008’de yaşanan küresel krizden etkilenen deniz ticaret filosunun rekabet gücünü artırmak için Akdeniz ve Karadeniz’i deniz taşımacılığında yeniden Türk Gölü haline getirmek ve gemi inşa sanayimizi geliştirmek üzere 28 Nisan 2021 tarihinde ‘Hurdaya Ayrılan Türk Bayraklı Gemilerin Yerlerine Yeni Gemi İnşa Edilmesinin Teşvikine Dair Yönetmelik’ çıkartılmıştır. Koster Filosunun Yenilenmesi Projesi başlatılmış ve bu kapsamda Türk deniz ticaret filosuna yapılacak destek ile her yıl filomuzdaki ekonomik ömrünü tamamlamış 5 gemiye hurda destek bedeli ödenmesi planlanarak yeni gemilerin inşa edilmesiyle uluslararası rekabet gücümüz artırılacaktır. Bu sayede, yabancı bayrakta gemisi olan Türk armatörlerin Türk bayrağı çekmesi de özendirilmiş olacaktır.

Bu imkandan faydalanabilmek için, ülkemiz Millî Gemi Sicili veya Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olmak, asgari 5 yıl Türk Bayraklı işletilmek, yüzde 50 yerli katkı oranıyla Türkiye’de inşa edilmek ve 15.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6639 sayılı Kanunda belirtilen diğer kriterlerin sağlanması gerekmektedir.

Hurda teşviki kapsamında, sadece koster filomuz yenilenmeyecek, bunun yanı sıra yeni gemiler sayesinde firmaların işletme maliyetleri düşecek, bu gemiler yerli tersanelerimizde inşa edilerek yerli sanayimiz gelişecek ve ihraç mallarımızın da Akdeniz ve Karadeniz’de bu gemilerle taşınmasıyla navlun gelirleri ülkemizde kalacaktır. Ek olarak, limanlarımıza hareketlilik gelecek, gemi insanlarımız için iş potansiyeli oluşacak ve ülkemizin stratejik konumunu güçlendirmesi için güçlü bir deniz taşımacılığı altyapısına sahip olunacaktır.

Pandemi sonrası, genel yük gemilerinin navlunlarında görülen muazzam artışta, (Baltık kuru yük endeksindeki ciddi artış) koster işletmecilerimizin gelirlerinin artmasına, dolayısıyla yeni gemi inşası için bir talep oluşturmasını bekliyoruz." şeklinde konuştu.

"İKİ ÜLKE İLE DAHA STCW ANLAŞMASI İMZALAMA ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR"

Danimarka, Hong Kong, Norveç ve Birleşik Krallık ile imzalanan STCW sözleşmelerine de değinen Dursun şunları aktardı:

"İmzalamış olduğumuz toplam protokol sayısı 36 ya yükseldi. Bu konudaki çalışmalarımıza, dünya denizciliğinde büyük ağırlığa sahip ülkelerle yapacağımız protokollerle devam edeceğiz. Kısa vadede 2 ülke ile daha protokol imzalanması çalışmalarımız devam etmektedir. 

Yine bu konuda kısa dönem hedefimiz olarak, gemi insanlarımızın yabancı bayraklı gemilerde çalışmaları sürecinde hem gemi insanlarımız hem de denizcilik firmalarımız açısından sorun teşkil etmekte olan sosyal güvenlik primi sorununun çözümlenmesi ve Türk gemi insanlarımızın yabancı bayraklı gemilerde istihdamının kayıt altına alınmasına yönelik mevzuat geliştirme çalışmalarını yürütüyoruz. 

Orta vade (2028 yılı) hedefimiz olarak, gemi insanlarımızın gelişen teknolojilere uyum sağlamaları ve daha kalifiye olarak yetişmelerini sağlamak için denizcilik eğitim müfredatının ve alt yapısının söz konusu ihtiyaçlara göre yenilenmesi, Bakanlığımız bünyesinde ulusal bir eğitim merkezi kurulması çalışmalarımız devam etmektedir. Yine orta vadede, zabitan sınıfı gemi insanlarımızın ülkemizin en önemli ihracat kalemlerinden birisi olmasının sağlanmasını hedefliyoruz. Diğer taraftan uluslararası kuruluşlar nezdinde gemi insanı arz kapasitemizin ve eğitim kurumlarımızın tanıtılması faaliyetlerinde bulunacağız."

"PANDEMİNİN ETKİSİYLE STAJ SORUNUMUZ HALA DEVAM ETMEKTEDİR"

Uzun süredir denizcilik sektörünün gündeminde yer eden öğrencilerin staj yeri bulma sorununa da değinen Dursun: 

"Staj sorunu birçok ortamda gündeme getirildi ve çözüm önerileri sunuldu. Ama gelinen noktada, pandeminin de etkisiyle staj sorunumuz hala devam etmektedir. Bu sorunun çözümü ile ilgili birçok kuruma görev düşmektedir. 

YÖK’e eğitim müfredatında öğrenci stajlarının 6 aylık iki dönem olarak yapılmasına imkan verecek ve staj zamanlarının farklı dönemlere gelmesini sağlayacak, düzenlemeler konusunda görüş sorduk, söz konusu hususun eğitim kurumları uhdesinde olduğuna yönelik cevabi yazı aldık ve bunu yetkili eğitim kurumlarımızla paylaştık.  

Eğitim gemisi daha önce Bakanlığımız tarafından yatırım programına alınmış ancak efektif bir işletim modelinin belirlenememiş olması nedeniyle aşama kaydedilememiştir. Konu ile ilgili olarak başlamış olduğumuz fizibilite çalışmasının ardından, orta vadede (2028 yılına kadar) devletin işlettiği bir staj gemisi yapılmasını hedefliyoruz. 

Armatörlerimizi ve yabancı firmalara gemiadamı tedariki yapan firmaları mümkün olduğunca fazla stajyer ikame etmeleri için teşvik ediyoruz. Bu kapsamda, staj bulmada daha çok zorlukla karşılaşan bayan deniz insanlarımızı da kapsayacak şekilde öğrencilerimizin stajlarını yapabilmelerine olanak sağlayacak Fırsat Eşitliği İyi Niyet ve İş Birliği protokollerini 15 adet işletme firmamızla imzaladık. Protokol kapsamında 2020 yılı içerisinde 20 kız öğrencimizin kısa staj yerleştirmelerini yaptık. Kız öğrencilerimizin gerek kısa gerekse uzun dönem staj yerleştirmelerine aynı şekilde devam edeceğiz." dedi.

"MEVCUT SİSMİK ARAŞTIRMA VE SONDAJ GEMİ FİLOSUNA YENİLİKÇİ VE SON TEKNOLOJİ İLE DONATILMIŞ GEMİLER KATILACAK"

Bakanlıklar ve kurumlar koordinesinde faaliyetlerini sürdüren sondaj ve sismik araştırma gemilerinin Türk limanlarına girişlerde ve Türk sularındaki seyirlerinde her türlü desteği sağladıklarını vurgulayan Dursun konuya ilişkin şunları ifade etti:

"Bu konuda, keşifler ve tespitler arttıkça ve bu alandaki teknolojiler geliştikçe mevcut filoya yenilikçi ve son teknoloji ile donatılmış gemilerin katılacağını şimdiden öngörebiliyoruz.

Diğer taraftan, yapımında son aşamalara gelinen Filyos Limanı’nın önemli bir kısmı, bu sondaj ve sismik araştırma gemilerine hizmet vermek ve operasyon üssü olarak kullanılmak üzere TPAO’ya tahsis edilmiştir.

Bunlarla birlikte, önemle vurgulamam gerekir ki, ismini zikrettiğiniz gemiler Türk Bayrağını taşımaktadır. Bu husus hem gemi sicillerimiz bakımından hem de denizcilik sektörümüzde bu gemilere hizmet verenler ve dolayısıyla ülke itibarımız açısından büyük öneme sahiptir. Bu gemiler sayesinde ülkemizde deniz aşırı operasyonlar (off shore) konusunda önemli bir bilgi birikimi ve tecrübe oluşmuştur. Yine bu gemilerin sörvey ve belgelendirme işlemleri de Liman Başkanlıklarımız ve klas kuruluşları tarafından gerçekleştirilmekte olup, bu anlamda da kalifiye personel konusunda ülkemize önemli katma değerler sağlanmaktadır."

Kaynak: KOSTER Dergisi