TARIMIN YENİ GÜBRESİ "VERİ" OLACAK

TARIMIN YENİ GÜBRESİ "VERİ" OLACAK

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Elçisi Emrah İnce, tarım eğitiminin kapsamı genişletilerek beşeri sermaye yaratılması gerektiğini söyledi.

Tarım eğitiminde sadece ziraat fakültelerinden yetinmeyip, farklı bölümlerin de desteğiyle beşeri sermaye yaratılması gerektiğini kaydeden Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Elçisi Emrah İnce, geleceğin tarımını anlamak için uberizasyona (hiçbir şeyin olmadan iş yapma) gidilmesi gerektiğini ifade etti. İnce, “Artık nesillerin geçmesiyle gelecekteki tarımı yönetme şansımız yok. Çünkü tarımın yeni gübresi şüphesiz veridir ve veri olmadan tarımla ilgili ileriye adım atamayız” dedi.

1. IAOM Avrasya Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde düzenlenen “Profesyonel Değirmenciler Bir Araya Geliyor, Avrasya Ülkelerinin Eğitim&Öğretim İhtiyaçları ve Beklentileri” panelinde konuşan İnce, iklim değişikliği ve değişen biyoçeşitliliğin bir veriden oluştuğunu söyledi. Verinin de işlendiği zaman değerli olduğuna vurgu yapan İnce, “Bu veriyi de analiz edecek yeni beşeri sermaye sadece tarımı veya ziraatı bilmekten gelmeyecek. Geleceğe baktığımızda farklı beşeri sermayenin tarımın içine çekilmesi gerekiyor. Tarım eğitiminin, ziraat fakültelerinin geliştirilmesinden ziyade diğer bölümlerin içine ziraatı yerleştirip orada bir evrim geçirmesini öneriyorum. Bunu yapamazsak birçok üründe ilk 10’da olduğumuz klasmanı sürdüremeyeceğiz” diye konuştu.

“Türkiye’de tarım için Ar-Ge’ye 240 milyon dolar ayrılıyor”
Türkiye’nin 8,5 milyar dolarlık Ar-Ge bütçesinin kaynağının sadece yüzde 3’ü olan 240 milyon doların tarımsal ArGe’ye ayrıldığını bildiren İnce, “Yeni gelişen dünyada buğdaya, buğdayı üretmek için çiftçiye, kaliteli buğday için ise tarımsal Ar-Ge ve inovasyona ihtiyaç duyuyorsak eğitim bu alanlara yoğunlaşmalı” şeklinde konuştu. Çukurova Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. M. Sertaç Özer de Anadolu’nun buğdayın gen merkezi olduğunu belirterek, doğru ürün planlamasının yanı sıra kârlılık ve verimlilik noktasında mutlaka etkin eğitim çalışmalarının yapılması gerektiğini vurguladı.

"Türkiye eğitim ve araştırmayla buğdayda kendine yetebilir"
Anadolu'da buğdayın tarihinin çok eskilere dayandığını, Hititliler ve Göbeklitepe medeniyetlerinde buğday ve ekmeğin çok önemli yeri olduğunu vurgulayan İstinye Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hamit Köksel, "1925 yılından itibaren yapılan basit ıslah çalışmalarıyla verimde 3 kat kadar artış sağlanmış. Türkiye, 10 yılda kendine yeter hale gelmiş. Nüfus artışıyla beraber kendine yeterlilik azaldı. Türkiye eğitim ve araştırmayla buğdayda tekrar kendi kendine yetebilir hale gelir" dedi.

Kaynak: Dünya Gazetesi