Konteyner Taşımacılığında Süper Döngü Bitti mi?
Artan kapasite, zayıflayan navlun oranları ve değişen ticaret rotaları, taşıyıcıları daha düşük marjlı ve disiplin gerektiren bir döneme zorluyor.
Küresel konteyner taşımacılığı sektörü, pandemi sonrası dönemde elde edilen rekor kârların ardından hızlı bir normalleşme sürecine girerken, sektör içinden gelen değerlendirmeler bu sürecin klasik bir konjonktürel dalgalanmanın ötesine geçebileceğine işaret ediyor. Artan kapasite, zayıflayan navlun oranları ve değişen ticaret rotaları, taşıyıcıları daha düşük marjlı ve disiplin gerektiren bir döneme zorluyor.
Asya merkezli danışmanlık şirketi Linerlytica, son haftalık raporunda konteyner taşımacılığında oluşan yüksek nakit rezervlerinin hızla eridiğini vurgulayarak, sektörün pandemiyle şekillenen “süper döngüsünün” sonuna gelindiğini belirtti.
Sektör kaynakları, Çin Yeni Yılı öncesinde navlun oranlarındaki düşüşün mevsimsel olmanın ötesine geçtiğini ve arz-talep dengesindeki bozulmanın artık kalıcı hale gelmeye başladığını ifade ediyor.
Bu tabloyu teyit eden en somut gelişme ise Ocean Network Express (ONE)’ten geldi. Şirketin 2025’in dördüncü çeyreğinde açıkladığı 84 milyon dolarlık faaliyet zararı ve 88 milyon dolarlık net zarar, sektör açısından bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.
Sektör analistlerine göre ONE örneği, maliyet yapısı daha kırılgan olan taşıyıcıların mevcut piyasa koşullarında kârlılığı korumakta zorlanacağını gösteriyor.
Linerlytica ayrıca Maersk ve Hapag-Lloyd’un hat taşımacılığı faaliyetlerinde negatif faaliyet kârı açıklamasını beklediğini duyurdu. Sektör çevrelerinde bu beklenti, “artık yalnızca orta ölçekli oyuncuların değil, sektör devlerinin de baskı altında olduğunun” bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Kapasite Fazlası En Büyük Risk
Konteyner platformu Freightos, piyasaya giren rekor düzeydeki yeni gemi teslimatlarının sektördeki temel sorunu oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Sektör içi değerlendirmelere göre, pandemi döneminde verilen agresif yeni gemi siparişleri, talep artış hızının önüne geçmiş durumda. Bu durum, navlun oranlarının baskılanmasının yanı sıra, taşıyıcıların hat kapatma, sefer iptali ve gemi bağlama gibi savunma mekanizmalarına daha sık başvurmasına yol açıyor.
İngiltere merkezli danışmanlık şirketi Drewry ise yayımladığı 2026 Konteyner Taşımacılığı Finansal Sağlık Raporu’nda, sektörün bir “yapısal reset” sürecine girdiğini vurguluyor.
Drewry’ye göre pandemi döneminde yaratılan güçlü nakit pozisyonları kısa vadede bir tampon işlevi görse de, birçok taşıyıcı artık varlık satışları, devlet destekleri veya refinansman yoluyla bilançolarını ayakta tutmaya çalışıyor. Sektör uzmanları, bu durumun özellikle finansal disiplini zayıf şirketler için konsolidasyon riskini artırabileceğini belirtiyor.
Süveyş Kanalı Dönüşü Dengeleri Değiştirebilir
Sektör açısından kritik bir diğer başlık ise Süveyş Kanalı’na dönüş. ABD merkezli AlixPartners, taşıyıcıların artan maliyet baskısı karşısında slow steaming, gemi bağlama ve operasyonel verimlilik programlarını agresif şekilde uygulaması gerektiğini savunuyor. Sektör kaynaklarına göre, Süveyş üzerinden daha kısa rotalara dönüş, taşıyıcıların kapasite yönetimini daha da zorlaştıracak.
Navlun veri platformu Xeneta, Süveyş Kanalı’na geniş çaplı bir dönüşün, küresel konteyner filosunda %6-8 oranında fiili kapasite artışı anlamına geleceğini hesaplıyor. Bu durum, sektör içinde “Süveyş açılırsa navlunlar üzerindeki baskı daha da hızlanır” şeklinde yorumlanıyor.
Danimarkalı danışmanlık şirketi Sea-Intelligence’ın senaryo analizleri de bu görüşü destekliyor. Kızıldeniz’in 2026 başında açılması ve ardından 3-4 aylık bir geçiş süreci yaşanması halinde, küresel konteyner talebinin TEU-mil bazında 2026’nın üçüncü çeyreğinde %12 düşeceği öngörülüyor. Sektör uzmanları, bu düşüşün küresel ticaret hacmi artmaya devam etse bile, daha kısa mesafelerin toplam taşıma talebini aşağı çekeceğine dikkat çekiyor.
TÜRK DENİZ MEDYA




0 Yorum