Salih Zeki Çakır, Karadeniz'deki gemiler için önemli açıklamalarda bulundu...
Salih Zeki Çakır, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de mağdur olan Türk denizciler ve gemi sahiplerinin haklarının uluslararası hukuk zemininde aranması gerektiğini söyledi.
KOSDER Onursal Başkanı ve Trabzon Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kapt. Salih Zeki Çakır, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de mağdur olan Türk denizciler ve gemi sahiplerinin haklarının uluslararası hukuk zemininde aranması gerektiğini söyledi.
Çakır, Türkiye’nin bu süreçte Lahey Adalet Divanı seçeneğini değerlendirmesi çağrısında bulundu.
Rusya-Ukrayna savaşı, bölgede faaliyet gösteren Türk denizcilik filosunu ekonomik ve operasyonel açıdan zorlamaya devam ederken, Kapt. Salih Zeki Çakır’dan dikkat çeken bir öneri geldi.
Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER) Onursal Başkanı ve Trabzon Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kapt. Salih Zeki Çakır, Karadeniz’de savaş nedeniyle hayatını kaybeden denizcilerin yanı sıra bölgedeki limanlarda mahsur kalan Türk sahipli gemilerin uğradığı zararların uluslararası hukuk kapsamında gündeme taşınması gerektiğini belirtti.
Çakır, Dışişleri Bakanlığı’nın sürece aktif şekilde dahil olması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin denizcilik sektörünün yaşadığı mağduriyetlerin uluslararası platformlarda takip edilmesi çağrısında bulundu.
“Bakanlıklar ve denizcilik sektörü birlikte hareket etmeli”
Sorunun çözümü için kamu ile denizcilik sektörünün koordineli hareket etmesi gerektiğini ifade eden Çakır, İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO), KOSDER ve Türk Armatörler Birliği (TAB) başta olmak üzere sektör temsilcileriyle ilgili bakanlıkların ortak bir çalışma yürütmesinin önemine dikkat çekti.
Çakır, sürecin yalnızca ekonomik kayıplar açısından değil, Türk denizcilerin can güvenliği ve uluslararası hukuk kapsamındaki hakları açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.
“18 Türk sahipli gemi için tazminat talep edilmeli”
Mavi Marmara olayını örnek gösteren Çakır, Karadeniz’de savaş nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin uluslararası hukuk mekanizmaları üzerinden takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Çakır, “Karadeniz’de hayatını kaybeden denizcilerin ve gemi sahipleriyle beraber Ukrayna’nın Nikolayev Limanı’nda tutulan Türk sahipli, değişik tonajlarda 18 gemiye tazminat ödenmesi talebi için Lahey Adalet Divanı’na başvuru konusunda Dışişleri Bakanlığımız uzmanlarının yardımcı olmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Gemilere güvenli barınak önerisi
Çakır’ın gündeme getirdiği bir diğer başlık ise savaş nedeniyle Karadeniz’de operasyon yapamayan gemilerin güvenli şekilde bekleyebileceği alanlar oldu.
Bölgede iş imkanlarının daralması nedeniyle atıl durumda kalan gemilerin, piyasalar normale dönene kadar güvenli liman ve barınma imkanına kavuşturulması gerektiğini belirten Çakır, bu konuda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın devreye girmesini önerdi.
Çakır, Samsun Tekkeköy Tersane Alanı, Çandarlı Liman bölgesi ve mendirek inşası tamamlanan İyidere Lojistik Limanı’nın bu amaçla değerlendirilebilecek başlıca alanlar arasında bulunduğunu ifade etti.
“Türk koster filosu telafisi mümkün olmayan kayıplar yaşayabilir”
Savaşın daha uzun süre devam etmesi halinde Türk denizcilik sektörünün karşı karşıya kalabileceği ekonomik risklere de dikkat çeken Çakır, özellikle Karadeniz ve Akdeniz havzasında faaliyet gösteren Türk bayraklı ve Türk sahipli gemi işletmelerinin finansal olarak desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Çakır, uzun vadeli işletme kredilerinin sektör açısından kritik önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Karadeniz ve Akdeniz havzasında faaliyet gösteren Türk bayraklı ve sahipli gemi şirketlerinin uzun vadeli işletme kredisiyle desteklenmemesi durumunda bölgede en çok gemiye sahip Türk koster filosu, telafisi mümkün olmayacak kayıplara uğrayacak. Bunun da ülkemiz ve bölge ülkelerinin deniz yolu taşımalarında çok ciddi zaafiyetler ortaya çıkaracağı kaçınılmazdır.”
“Denizcilik filosunun ayakta tutulması stratejik önem taşıyor”
Çakır’ın çağrısı, savaşın yalnızca bölgede seyir yapan gemilerin güvenliğini değil, Türk deniz ticaret filosunun ekonomik sürdürülebilirliğini de tehdit ettiğine işaret ediyor.
Sektörün beklentisi ise savaşın neden olduğu doğrudan zararların yanı sıra, gemilerin atıl kalmasından kaynaklanan finansal yüklerin azaltılması, güvenli barınma alanlarının oluşturulması ve Türk denizcilerin uluslararası hukuk kapsamındaki haklarının korunması yönünde atılacak adımların hızlandırılması.
TÜRK DENİZ MEDYA
(Bu haber metni www.haberdenizde.com'dan alıntılanmıştır. Çelik Çelikyaman'a emekleri için teşekkür ederiz.)


0 Yorum