Hürmüz Boğazı'nda tankerler hedef alınıyor...
Ticari tankerler peş peşe hedef alınırken, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonları genişliyor.
Ticari tankerler peş peşe hedef alınırken, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonları genişliyor.
Hürmüz Boğazı çevresinde füze ve İHA saldırılarına mayın tehdidi de eklenirken, tanker piyasası ve bölgedeki deniz taşımacılığı yeni bir risk dönemine giriyor.
Son olarak Güney Kore merkezli Sinokor Maritime tarafından kontrol edilen, 320 bin 780 dwt kapasiteli Senegal Prosperity isimli VLCC, 31 Ağustos akşamı Hürmüz Boğazı’ndan çıkışını gerçekleştirdiği sırada üç ayrı mühimmatın hedefi oldu.
Liberya bayraklı tanker, saldırıda iskele tarafından, makine dairesinden ve balast tankından hasar aldı. Saldırının ardından gemiyle iletişim kesilirken, Senegal Prosperity makine gücünü kaybederek hareketsiz kaldı ve iskele tarafına doğru yatmaya başladı.
Yerel makamların müdahalesiyle mürettebat gemiden tahliye edilirken, tanker Umman kıyılarına yakın bir bölgede demirli bırakıldı. Olayla ilgili şu ana kadar herhangi bir petrol sızıntısı veya deniz kirliliği bildirilmedi.
Ancak geminin Suudi Arabistan’da yük almış olması, olayın yalnızca ticari gemi güvenliği açısından değil, olası bir çevre felaketi bakımından da ciddi risk taşıdığını ortaya koyuyor.
Tankerlere yönelik saldırılar art arda geliyor
Senegal Prosperity’ye yönelik saldırı, bölgede tankerleri hedef alan son olay oldu.
31 Ağustos’ta gerçekleşen saldırıdan yalnızca birkaç dakika önce, Suudi Arabistan bağlantılı VLCC Sidr de saldırıya uğradı.
Bunun öncesinde ise 24 Ağustos’ta Aframax sınıfı Metro Venetian hedef alınmış ve saldırı sonucunda makine dairesinde yangın çıkmıştı. Gemi daha sonra seyrini sürdüremez hale gelmişti.
25 Ağustos’ta Al Salam II saldırıya uğrarken, 29 Ağustos’ta ise Khasab yakınlarında kimliği açıklanmayan başka bir tanker hedef oldu.
İran’ın, Umman kıyılarına yakın seyreden gemileri dahi vurabilecek kapasiteye sahip olduğunu defalarca ortaya koyması, Washington’ın daha güvenli bir güney geçiş güzergâhı oluşturma çabalarının karşı karşıya olduğu riski artırıyor.
ABD’nin İran’a yönelik operasyonları genişliyor
Tanker saldırılarındaki artışın ardından ABD’nin askeri karşılığı da sertleşti.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 1 Eylül’de İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (IRGC) ait hava savunma tesisleri, radar sistemleri, limanlar, mayın döşeme kapasitesi ve haberleşme altyapısının hedef alındığı bir dizi saldırı gerçekleştirildiğini açıkladı.
CENTCOM, operasyonların ticari gemilere ve ABD güçlerine yönelik saldırı girişimlerinin ardından gerçekleştirildiğini bildirdi.
ABD güçlerinin ayrıca İran Ulusal Tanker Şirketi’ne (NITC) ait iki tankeri hedef aldığı belirtildi. Amerikan yetkilileri söz konusu operasyonları, yeni bir “tankerine tanker” misilleme politikası kapsamında değerlendiriyor.
Bu gelişme, Hürmüz çevresindeki askeri gerilimin doğrudan tanker taşımacılığına yansıdığı yeni bir döneme işaret ediyor.
Bahri filosunda dikkat çeken değişiklik
Bölgedeki güvenlik riskleri tanker işletmecilerinin filo stratejilerini de değiştirmeye başladı.
Suudi Arabistan merkezli Bahri, kontrolündeki bazı eski VLCC’leri yeniden adlandırarak Liberya bayrağına geçirdi.
Kamuya açık AIS verileri ve gemi veri tabanlarına göre Bahri kontrolündeki 11 gemi, Suudi Arabistan sicilinden Liberya siciline geçirilirken, gemilerin isimlerinde “Shine” teması kullanılmaya başlandı.
Filo değişiklikleri kapsamında Sahba’nın Ruby Shine, Arsan’ın Silver Shine ve Awtad’ın Gold Shine olarak yeniden adlandırıldığı görülüyor.
Söz konusu tankerlerin büyük bölümü 2009-2011 yılları arasında inşa edilmiş durumda. Gemilerin bir kısmının ise Fujairah ve Khorfakkan çevresinde bulunduğu belirtiliyor.
Filo değişiklikleri, Körfez ülkelerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol taşımacılığında alternatif operasyonlara daha fazla ağırlık verdiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Bölgede giderek daha fazla kullanılan shuttle operasyonlarında, ham petrol Hürmüz Boğazı üzerinden taşındıktan sonra boğaz dışında başka gemilere aktarılıyor.
Mayın tehdidi devam ediyor
Hürmüz Boğazı’ndaki risk yalnızca füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla sınırlı değil.
Washington, boğazdaki uluslararası olarak tanınan Trafik Ayırma Düzeni’nin (TSS) temizlendiğini açıklarken, Joint Maritime Information Center (JMIC) boğazın diğer bölgelerinde sürüklenen veya haritalandırılmamış mayınlara ilişkin uyarılarını sürdürüyor.
Uluslararası tanker sektörü kuruluşu INTERTANKO ise temizleme çalışmalarını memnuniyetle karşıladı ancak gemi sahiplerini uyararak bu gelişmenin Hürmüz Boğazı’nda operasyonların yeniden normalleştiği şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Bölgede mayınlar artık risk tablosunun yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Füze ve İHA saldırıları, İran’ın gemilere müdahaleleri, ABD’nin askeri operasyonları ve gemilerin kullanabileceği güzergâhlara ilişkin belirsizlikler, tanker taşımacılığı açısından temel risk unsurları olmaya devam ediyor.
TÜRK DENİZ MEDYA


0 Yorum