ALSU-Tuğberk İmamoğlu Çatışmasına İlişkin Ön Rapor Ortaya Çıktı! Detayları aktarıyoruz...

ALSU-Tuğberk İmamoğlu Çatışmasına İlişkin Ön Rapor Ortaya Çıktı! Detayları aktarıyoruz...

Silivri açıklarında meydana gelen ve Tuğberk İmamoğlu gemisinin batmasıyla sonuçlanan deniz kazasına ilişkin soruşturmada dikkat çeken bilirkişi tespitleri ortaya çıktı.

Silivri açıklarında meydana gelen ve Tuğberk İmamoğlu gemisinin batmasıyla sonuçlanan deniz kazasına ilişkin soruşturmada dikkat çeken bilirkişi tespitleri ortaya çıktı. ALSU isimli gemide yapılan incelemelerin ardından hazırlanan ön raporda, facianın temelinde “çift taraflı köprüüstü disiplinsizliği, vardiya standartlarının tamamen terk edilmesi ve durumsal farkındalık kaybı” bulunduğu belirtildi.

Raporda, ALSU gemisinde uygun şekilde bir gözcü görevlendirilmiş olsaydı batmanın önlenebileceği değerlendirmesi de yer aldı.

Silivri açıklarında meydana gelen gemi kazasıyla ilgili soruşturma sürerken, kazaya karışan ALSU isimli gemide gerçekleştirilen bilirkişi incelemesinin ardından hazırlanan ön rapor kamuoyuna yansıdı.

Raporda, iki gemi arasındaki çatışmanın saat 03.13'te gerçekleştiği belirtilirken, kazanın ardından Tuğberk İmamoğlu gemisinin iskele tarafından aldığı hasar nedeniyle hızla su alarak battığı kaydedildi.

ALSU isimli gemide ise çatışmanın ardından sancak bordasında hafif sıyrıklar meydana geldiği, bunun dışında geminin seyrini engelleyecek ya da su almasına yol açacak majör bir hasar oluşmadığı tespit edildi.

Çatışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu hızla battı

Bilirkişi ön raporunda yer alan tespitlere göre, çatışma Tuğberk İmamoğlu gemisinin iskele tarafında ciddi bir yırtılmaya neden oldu. Geminin bu hasar nedeniyle kısa süre içerisinde su almaya başladığı ve süratle battığı belirtildi.

Buna karşılık ALSU'nun sancak bordasında yalnızca hafif sıyrıklar bulunduğu, geminin yapısal bütünlüğünü veya seyrini ciddi biçimde etkileyecek bir hasarın meydana gelmediği ifade edildi.

“Kazaya neden olan doğa faktörü tespit edilemedi”

Raporda, kazanın meydana geldiği sıradaki meteorolojik ve deniz koşulları da ayrıntılı şekilde ele alındı.

Kaptan Ahmet Erarslan'ın ifadelerine göre kaza sırasında rüzgar kuzey yönünden yaklaşık 4 Beaufort kuvvetinde esiyordu. Deniz durumunun ise 3 Beaufort seviyesinde ve hafif çalkantılı olduğu belirtildi.

Görüş mesafesinin yaklaşık 6 deniz mili olduğu kaydedilen raporda, bölgede gemilerin manevrasını kısıtlayabilecek sis, pus, sağanak yağış veya yoğun akıntı bulunmadığı belirtildi.

Bu tespitler doğrultusunda, kazaya doğrudan neden olabilecek herhangi bir olumsuz doğa faktörü tespit edilemediği değerlendirmesine yer verildi.

Raporda kazanın “esas nedenleri” sıralandı

Bilirkişi ön raporunun en dikkat çekici bölümlerinden birini, kazanın nedenlerine ilişkin değerlendirmeler oluşturdu.

Raporda, facianın esas nedeninin;

“Çift Taraflı Köprüüstü Disiplinsizliği, Vardiya Standartlarının Tamamen Terk Edilmesi ve Durumsal Farkındalık Kaybı” olduğu belirtildi.

Raporda, Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS cihazını kapatarak seyretmesi ile telsiz görüşmesinde yapılan mutabakata aykırı şekilde son 0,5 mil içerisinde sancağa dönüş yapmasının, çatışmayı fiziki olarak başlatan aktif tetikleyici unsur olduğu değerlendirildi.

Ancak raporda, bu gelişmenin tek başına facianın açıklaması olmadığına dikkat çekilerek, çatışmanın ağır sonuçlara ulaşmasının arkasındaki temel nedenin ALSU gemisinin köprüüstündeki zafiyetler olduğu ifade edildi.

Raporda özetle, Tuğberk İmamoğlu'ndaki seyir uygulamalarının çatışmayı tetikleyen unsur olduğu, ancak kazanın bir geminin batmasıyla sonuçlanmasında ALSU'nun köprüüstü yönetimindeki eksikliklerin belirleyici rol oynadığı değerlendirildi.

“Gözcü bulunsaydı batma engellenebilirdi”

Ön raporda en çarpıcı tespitlerden biri ise ALSU'nun köprüüstündeki personel düzenine ilişkin oldu.

Rapora göre, çatışma sırasında köprüüstünde nöbetçi olarak yalnızca Murat Evciman bulunuyordu. Evciman'ın ALSU gemisine kazadan yalnızca bir gün önce katıldığı ve kazanın meydana geldiği vardiyanın bu gemideki ilk seyir vardiyası olduğu belirtildi.

Bilirkişi değerlendirmesinde, gemiye yeni katılmış bir zabitin; geminin manevra kabiliyetini, personel yapısını ve köprüüstündeki cihazları henüz tam anlamıyla tanımadan, yoğun trafik koşullarında tek başına görev yapmasının önemli bir operasyonel zafiyet oluşturduğu kaydedildi.

Köprüüstünde ayrıca bir gözcü, stajyer veya dümenci bulunmamasının, geminin çevresindeki trafiğin takip edilmesi ve tehlikelerin zamanında fark edilmesi açısından durumsal farkındalığı azalttığı belirtildi.

Raporda bu nedenle, ALSU gemisinde uygun bir gözcünün bulunmasının çatışmanın fark edilmesi ve gerekli manevranın zamanında yapılması açısından kritik olabileceği, gözcü bulundurulması halinde Tuğberk İmamoğlu'nun batmasının engellenebileceği değerlendirmesine yer verildi.

Kaptan çatışma sırasında kamarasındaydı

Raporda, ALSU Kaptanı Ahmet Erarslan'ın kaza sırasındaki konumuna ilişkin tespitler de yer aldı.

Buna göre Kaptan Erarslan, çatışma sırasında kamarasında uyuyordu. çatışmanın meydana getirdiği sarsıntıyla uyandığı, ancak köprüüstüne kazadan yaklaşık 7 ila 10 dakika sonra çıkabildiği belirtildi.

Bilirkişi raporunda bu durum, geminin köprüüstü vardiya organizasyonu ve operasyonel yönetimi açısından ayrıca değerlendirildi.

Raporda, yoğun trafik bulunan bir bölgede seyir sırasında köprüüstündeki personel düzeninin ve gözcü görevlendirmesinin önemine dikkat çekildi.

“Watch Condition B” talimatına rağmen...

Bilirkişi ön raporunda ALSU gemisinin resmi BMM kılavuzunda yer alan vardiya talimatlarına da dikkat çekildi.

Söz konusu kılavuzda geminin “Watch Condition B” seviyesinde seyretmesinin emredildiği belirtildi.

Buna rağmen kaza sırasında kaptanın köprüüstünde bulunmaması ve ayrıca bir gözcü personelin görevlendirilmemesi, raporda “operasyonel bir yönetim zafiyeti” olarak değerlendirildi.

Bu durumun, özellikle gece saatlerinde ve gemi trafiğinin bulunduğu bir bölgede seyir yapılırken köprüüstündeki gözetim ve karar verme mekanizmasını zayıflattığı ifade edildi.

Raporun odağında “durumsal farkındalık” var

Ön raporda yer alan değerlendirmeler bir bütün olarak ele alındığında, kazanın yalnızca iki geminin manevralarından kaynaklanan bir çatışma olmadığı; vardiya organizasyonu, köprüüstü yönetimi, gözcü görevlendirilmesi, telsiz mutabakatları ve çevredeki trafiğin izlenmesi gibi birden fazla unsurun bir araya gelmesiyle ağır sonuçlara ulaştığı değerlendirmesi öne çıktı.

Raporda, Tuğberk İmamoğlu'nun AIS cihazını kapalı şekilde seyretmesi ve son 0,5 milde yapılan dönüşün çatışmayı tetikleyen unsurlar arasında gösterilmesine karşın, ALSU'daki köprüüstü zafiyetlerinin kazanın bir batma faciasına dönüşmesinde asli kök neden olarak değerlendirildiği belirtildi.

Bilirkişi ön raporundaki bu tespitler, soruşturmanın bundan sonraki aşamasında kazadaki sorumlulukların belirlenmesi açısından önem taşıyor.

ALSU gemisindeki bilirkişi incelemesine ilişkin hazırlanan ön raporun nihai rapor olmadığı, soruşturmanın devam ettiği ve süreç içerisinde yeni bilgi ve değerlendirmelerin ortaya çıkabileceği de göz önünde bulunduruluyor.

TÜRK DENİZ MEDYA