Türk P&I Sigorta Genel Müdürü Ufuk Teker: "Kabotaj Kanunu, Türkiye'nin denizlerdeki egemenliğinin en güçlü teminatlarından biridir"
Ufuk Teker, 5.Türkiye Denizcilik Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin denizcilikte bugün ulaştığı konumun uzun vadeli stratejik politikaların sonucu olduğunu belirtti.
Türk P&I Sigorta Genel Müdürü Ufuk Teker, Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girişinin 100. yılı dolayısıyla yaptığı konuşmada, Türkiye'nin denizcilikte bugün ulaştığı konumun uzun vadeli stratejik politikaların sonucu olduğunu belirterek, 815 sayılı Kabotaj Kanunu'nun denizlerde milli egemenliğin ve ekonomik bağımsızlığın en önemli dayanaklarından biri olduğunu söyledi.
Türkiye'nin bugün dünya denizcilik ekosisteminde ilk 11 ülke arasında yer almasının tesadüf olmadığını ifade eden Teker, bu başarının Cumhuriyet'in ilk yıllarında atılan kararlı adımların bir sonucu olduğunu vurguladı.
Kurtuluş Savaşı'nın ardından imzalanan Lozan Barış Antlaşması ve Cumhuriyet'in ilanıyla Türkiye'nin bağımsızlığının hukuki ve siyasi temellerinin atıldığını hatırlatan Teker, denizlerdeki egemenliğin ise 1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe giren 815 sayılı Kabotaj Kanunu ile güvence altına alındığını belirtti.
"Kabotaj Kanunu, Türk limanları arasındaki yük ve yolcu taşımacılığı ile kıyılarımızda yürütülen denizcilik faaliyetlerini milli egemenlik kapsamına alarak Türkiye'nin denizlerde ekonomik ve stratejik bağımsızlığını güçlendiren tarihi bir adımdır." diyen Teker, bu sürecin 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tamamlandığını ifade etti.
Türkiye'nin denizlerde kazandığı egemenliğin yalnızca taşımacılıkla sınırlı olmadığını vurgulayan Teker, Kabotaj Kanunu'nun gemi kurtarma, römorkaj, enkaz kaldırma ve benzeri uzmanlık gerektiren denizcilik hizmetlerinin milli kapasiteyle yürütülmesinin önünü açtığını söyledi.
Bugün Türk denizcilik sektörünün deniz kazalarına müdahale, gemi ve yük kurtarma, enkaz kaldırma ile çevre güvenliği gibi kritik alanlarda uluslararası standartlarda hizmet sunabilecek bilgi birikimi ve teknik altyapıya sahip olduğunu belirten Teker, yerli şirketlerin bu alanlarda önemli bir yetkinlik seviyesine ulaştığını kaydetti.
"Dört temel strateji Türkiye'nin denizcilik dönüşümünü sağladı"
Cumhuriyet'in ilk yıllarında denizcilik alanında gerçekleştirilen dönüşümün dört temel stratejik unsur üzerine inşa edildiğini ifade eden Teker, bunların egemenlik, ekonomi, insan kaynağı ve altyapı yatırımları olduğunu söyledi.
Bu kapsamda yabancıların kabotaj haklarının kaldırıldığını, liman hizmetlerinin millileştirildiğini ve denizlerde tam egemenliğin tesis edildiğini belirten Teker, ekonomik alanda ise Türk armatörlerinin desteklenerek milli ticaret filosunun oluşturulduğunu dile getirdi.
İnsan kaynağına yapılan yatırımlar sayesinde Türk kaptanları, gemi mühendisleri, zabitler ve gemi adamlarının yetiştirildiğini kaydeden Teker, limanlar, tersaneler ve denizcilik teşkilatının geliştirilmesiyle güçlü bir denizcilik altyapısının oluşturulduğunu ifade etti.
"Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında hedef daha güçlü bir denizcilik ekosistemi"
Türkiye'nin bugün sahip olduğu güçlü ticaret filosu, gelişmiş tersaneleri, uluslararası standartlarda faaliyet gösteren denizcilik şirketleri ve sigortacılık altyapısının Cumhuriyet'in ilk yıllarında ortaya konulan vizyonun sonucu olduğunu belirten Teker, önümüzdeki dönemde dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve rekabetçiliğin denizcilik sektörünün temel öncelikleri olacağını söyledi.
Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Türkiye'nin denizcilik alanındaki kazanımlarını daha ileri taşımayı hedeflediklerini ifade eden Teker, sektörün çevresel sorumluluğu gözeten, teknolojiyi etkin kullanan ve küresel rekabet gücünü artıran bir yapıyla yoluna devam edeceğini belirtti.
Konuşmasının sonunda Kabotaj Kanunu'nun hazırlanması ve uygulanmasında emeği geçen başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm devlet büyüklerini ve denizcilik camiasına katkı sağlayan isimleri rahmet, minnet ve saygıyla andığını ifade eden Teker, Kabotaj Kanunu'nun ikinci yüzyılında da Türkiye'nin denizcilik vizyonuna yön vermeye devam edeceğini vurguladı.
TÜRK DENİZ MEDYA ÖZEL HABERİ



0 Yorum