Hürmüz'den Sonra Gözler Babülmendep'te: Husiler Saldırmayı Bekliyor İddiaları...
ABD'nin İran'ın enerji altyapısına yönelik olası bir saldırısı, küresel enerji ve deniz taşımacılığı piyasalarında yeni bir krizin fitilini ateşleyebilir.
ABD'nin İran'ın enerji altyapısına yönelik olası bir saldırısı, küresel enerji ve deniz taşımacılığı piyasalarında yeni bir krizin fitilini ateşleyebilir. Reuters'ın üç farklı kaynağa dayandırdığı habere göre İran yönetimi, Yemen'deki Husilerden Babülmendep Boğazı'nı kapatmaya hazırlanmalarını istedi.
Yemen'deki Husilere yakın bir kaynak ise boğaz çevresine füze ve insansız hava araçlarının konuşlandırıldığını, grubun artık yalnızca operasyon emrini beklediğini öne sürdü. Söz konusu iddialar doğrulanmasa da, küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Babülmendep'te tansiyon yeniden yükselmiş durumda.
Kızıldeniz, Hürmüz'ün Yerini Alan Tek Çıkış Koridoru
Hürmüz Boğazı'nın fiilen kullanılamaz hale geldiği mevcut tabloda, Babülmendep Boğazı Körfez ülkelerinin petrol ihracatı açısından hayati önem taşıyor. Özellikle Suudi Arabistan son dönemde, Körfez kıyısındaki petrolünü Doğu-Batı Petrol Boru Hattı üzerinden Kızıldeniz'deki Yanbu Limanı'na taşıyarak Hürmüz'ü tabir-i caizse bypass ediyor. Buradan yüklenen ham petrol ise Babülmendep Boğazı üzerinden Asya pazarlarına ulaştırılıyor.
Babülmendep'in Kapanması Ne Anlama Geliyor?
Eğer Husiler yeniden ticari gemileri hedef almaya başlar veya Babülmendep Boğazı'nı kapatmaya yönelik girişimlerde bulunursa, Suudi Arabistan Hürmüz'den sonra ikinci ana ihracat güzergâhını da kaybetmiş olacak. Bu durumda petrol sevkiyatının tamamen durması beklenmiyor. Ancak alternatif güzergâhlar hem daha maliyetli hem de operasyonel açıdan oldukça karmaşık.
Süveyş ve SUMED Alternatifi Yeterli Olmayabilir
Petrol tankerleri teorik olarak Süveyş Kanalı ve Mısır'daki SUMED Boru Hattı üzerinden Akdeniz'e ulaştırılabilir. Ancak tam yüklü Çok Büyük Ham Petrol Tankerleri (VLCC) Süveyş Kanalı'ndan geçemediği için yüklerin önce Ayn Sühne Limanı'nda kısmen boşaltılması, ardından SUMED hattıyla Sidi Kerir'e taşınması ve burada yeniden tankerlere yüklenmesi gerekiyor. Bu süreç hem zaman kaybına neden oluyor hem de taşımacılık maliyetlerini önemli ölçüde artırıyor.
İlk Etki Navlun Fiyatlarında Sert Yükseliş Olabilir
Tahminlere göre; olası bir kriz ilk etapta tanker navlunlarını hızla yukarı taşıyacak. Daha uzun rotalar, artan operasyonel maliyetler, savaş riski sigorta primlerindeki yükseliş ve kullanılabilir tanker arzının daralması, taşımacılık maliyetlerini artıracak temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Yüksek petrol fiyatlarının küresel talebi baskılaması halinde taşınacak yük miktarı azalabilir. Aynı dönemde büyümeye devam eden tanker filosu nedeniyle piyasada arz fazlası oluşması, uzun vadede navlun fiyatlarının yeniden gerilemesine yol açabilir.
Etkiler Sadece Petrol Sektörüyle Sınırlı Kalmayacak
Babülmendep Boğazı yalnızca enerji ticareti açısından değil, küresel deniz ticaretinin tamamı için kritik öneme sahip. Asya ile Avrupa arasındaki konteyner taşımacılığı, kuru yük sevkiyatı ve enerji taşımacılığının önemli bir bölümü Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleştiriliyor. Husilerin 2023 sonunda başlattığı saldırılar sırasında dünyanın önde gelen denizcilik şirketleri gemilerini Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu rotasına yönlendirmişti. Bu değişiklik sefer sürelerini haftalarca uzatırken, yakıt tüketimi, sigorta maliyetleri ve navlun ücretlerinde de ciddi artışlara neden olmuştu. Benzer bir güvenlik krizinin yeniden yaşanması halinde, küresel deniz taşımacılığında Kızıldeniz rotasından kaçışın yeniden hızlanması bekleniyor.
Ateşkesin Çökmesi Gerilimi Tırmandırdı
Bölgedeki riskleri artıran gelişmelerden biri de Suudi Arabistan ile Husiler arasında yaklaşık dört yıldır devam eden fiili ateşkesin sona ermesi oldu. Husiler, Suudi Arabistan'ın kendi kontrollerindeki bir havalimanını hedef aldığını iddia ederek krallığa yönelik füze saldırıları düzenlemeye başladı. Uzmanlar, İran-ABD geriliminin daha da tırmanması halinde Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının aynı anda risk altına girmesinin, küresel enerji arzı ve deniz taşımacılığı açısından son yılların en ciddi jeopolitik krizlerinden birini tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
TÜRK DENİZ MEDYA ÖZEL HABERİ



0 Yorum