Son haftalarda Hürmüz ve Basra Körfezi’nde yaşanan gelişmeler, dünya kamuoyunun denizcilik sektörüne ilgisini rekor seviyelere taşıdı.
Basra Körfezi Savaşı’nın başlamasından bu yana geçen süreçte, küresel denizcilik sektörü giderek ağırlaşan bir belirsizlik ve risk ortamına sürüklenmiş durumda.
Basra Körfezi'nde yaşanan jeopolitik gelişmeler küresel taşımacılığı etkilerken, denizcilik sektörünün önemli bir kolu olan dökme yük (dry bulk) piyasası gelişmelerden daha sınırlı etkilendi.
Basra Körfezi’nde ticari deniz taşımacılığı kritik bir dönemeçte.
Basra Körfezi'nde saldırılar hız kesmeden devam ediyor.
(ICS), Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’nde artan askeri gerilim nedeniyle ticari gemiler için risk seviyesinin “kritik” olarak değerlendirildiğini açıkladı.
Hürmüz Boğazı'nda tankerler ve konteyner gemileri saldırıya uğrarken, üst Arap Körfezi ilk kez doğrudan çatışma hattına dahil oldu.
Basra Körfezi’nde ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilim, deniz taşımacılığında “risk kaynaklı felç etkisi” yarattı.
Ancak son veriler, Liberiya’nın sessiz ama stratejik bir yükselişe geçtiğini ve bu yükselişin özellikle capesize segmenti için 2026 itibarıyla yeni bir ticaret koridoru yarattığını gösteriyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve bu bölgelere mücavir alanlarda yürüttüğü görev süresi bir yıl daha uzatıldı.